Ben geleceğini zerresine kadar tahmin edemeyen ve bu korkularından dolayı bugününü mahveden bir bir kızdım. Evet yine mahvetmiştim günümü saat 10:12 geçe kalkıp ilk derslerimi kaçırarak,aslında çokta sakın değilimdir ama şu an olduğumdan tamamen farklı bir İnci vardı karşımdaki aynada, pijamalı ama full takım makyajlı İnci. Aslında küçükçaplı okulu ekme planları kurmuştum fakat kahretsin ki milli eğitim pekte samimi bakmıyordu bu planlarıma, bende bu günlük yatak toplama faslımı ekip dolabımın önüne geçmiş asla hergün derinlemesine bakmadığım dolabıma şöyle bir göz atıp giyineceğim şeyleri seçtikten sonra gözüm saate kaymıştı, 10:45'ti ama ben hala büyük motivasyonlar vermeye devam ediyordum kendime
"Aman be İnci ilk dersleri kaçırdın son dersleri değil ya"
Galiba şimdi son dersleride kaçırmıştım.
Ve galiba aynada kendime biraz fazla özen göstermem bunun nedeni olmuştu,saat tam 13:03 geçerken ben tramvay hattına doğru delicesine koşuyordum,her adımımda yüzümü okşayan ılık rüzgar sarı saçlarımda dolaşıyordu,saçlarımın dalgalarından akıp giden hava olduğu yerde kalıyordu ama ben kalamıyordum çünkü kalamazdım kalırsam.. gözüm hafifçe saate ilişti.. dersi yarımsaat sonra başlayacak olan Fatih hoca beni kuşbaşı doğrardı,bende bu yüzden istasyona girip tramvaya bindiğimde yarımsaat'ten az bir zamanda orda olmak için dua ediyordum. Heyecanla titreyen gözlerim sık nefeslerim eşliğinde tramvay koltuklarında geziniyordu çünkü onca yolu ayakta gitmek şu an isteyebileceğim son şey olabilirdi. Gözlerim o güzel haşmetli şeyi yani boş ve en arkadaki koltuğu bulunca artık 3 adımda yerimde,güzelim koltuğimdaydım şimdi ise yapacağım tek şey kulaklarımdaki kulaklığa güzel bir müzik göndermekti bu işi de hallettiğimde derin bir "oh" çekip soluma döndüğümde yeni durağa gelmişti bile, yoğunluk halinde iki guruptan biri inip bir diğeri bindiğinde tekrar ilerlemeye başlamıştı tramvay ve artık okula.. biricik fatih hocamın dersine.. yetişmeme 10 dakika vardı ama o ön dakika bana öyle illet bir şekilde geçmişti ki en son tramvaydan inerken kulaklığımda çalan şarkı Tarkan/ Şımarık'tı. Birde buda yetmezmiş gibi milattan önce yapılmış kulaklığım birbirine dolaşmış haldeydi,çözülmüyordu da.
Kulaklığımı kulağımdan çıkarıp iki elimin arasına almış çözmeye çalışıyordum, saat 13:27 sularında iken gözlerim fal taşı gibi olmuştu çünkü fatih hocanın dersine sadece 5 dakika vardı. Öyle bir koşuyordum ki cadde de yanıma yaklaşmış martıyı fark etmemiştim tabi o martı yanımda durup süren kişi bana seslenen'e kadar
"Şşşt koşan kız bekle
Arkamdan gelen kişinin seslendiği tarafa dönmüş boş gözlerle bakıyordum KAHRETSİN BU ÇOCUK YÜZÜNDEN FATİK HOCANIN DERSİNE GEÇ KALICAM
"Efendim?"
"Darbe yok sakin ol ne bu koşturma"
"Ders var kardeşim yoksa bizde mera-"
Daha cümlem bitmeden karşıya Cüneyt Arkın bakışı atıp bana bakarak hızla konuşmuştu
"Atla"
"He"
"Atlasana kızım"
"Ne diyorsun ya"
"Martıya,martıya"
"Haa sağol"
"Şşt sonra teşekkür edersin rapunzel,atla"
"Ne rapunzeli dayı"
"Hani sarışınsın ya ondan şey etmi- Atla lan yoksa çekip gideceğim ha"
"Tamam ya ne bu şiddet"
Martıya bindiğim gibi vitesi çevirmişti,artık dümdüz gidiyorduk
"Nereye"
"Sanane be"
STAI LEGGENDO
Dikkat Cankurtaran Aşk Dinlemez ♤
Teen Fiction- "Neyse atla bakalım" + " Tamam,tamam geçiyorum motor'a, motora geçmemi istiyorsun değilmi?" - " Yoo kucağıma"
