“Zihnim bir karanlıktan ibaret...”
§
"Göz refleksi iyi durumda, nabız stabil, kan basıncı normal düzey de..." Mavi bir bulanıklık, etraf biraz su, biraz hava ve biraz... biraz bulanık... göremiyorum, gözlerimle tutamıyorum.
Görüntü değişiyor, "Bağışıklık durumunu analiz edin ve enjekte uygulayın." Sesler boğuk, görüş alanım bulanık ve...kalbimin ağır hızının beni boğması daha da uzaklaştırıyor.
Görüntü değişiyor, "Her şey değişecek, İsyan iyidir, bunu her zaman bileceksin..."
Odak noktası, bir el başımı okşuyor, odak, odağımı alıyor. "İşlem başlatılsın."
Görüntü değişiyor, çok hızlı değişiyor ve durmuyor, durmuyor! Zihnim, zihnim tamamen boş ve bu, bu canımı yakıyor, midemi bulandırıyor.
Görüntü değişiyor, hiçbir anı tutamıyorum; bulanık, sadece bulanık! Korkuyorum, çok korkuyorum.
Görüntü değişiyor, hızlanıyor, yer sallanıyor ve ben titriyorum. Görüntü değişiyor, değişiyor ama durmuyor, durmuyor!
-
Hissettiğim yoğun hız, sarsıntı ile korkarak yerimde sıçradım ve içinde bulunduğum durumu anlayamadan korkuyla kendimi en köşeye çektim. Tutunmaya çalışıyor, korkuyor ve her hızlanışta çığlık atıyordum. Ellerimle güçsüzce metal tellere tutunuyor, vuruyor, yardım için bağırıyordum ama bunu yapan sadece ben değildim.
Benimle beraber başka birisi daha vardı. Bir erkek, saçları siyah, gözleri kahverengi, üstü kirli ve benim gibi yüzünde korkmuş bir ifade. Deli gibi tellere vuruyor ve yardım dileniyordu. Sola döndü, beni görmedi ama içinde bulunduğumuz zeminin hızlanmasıyla tellerden dolayı ileriye doğru sarsıldım ve korkuyla çığlık atarak oğlanın üzerine doğru düştüm. Benim gibi korkuyordu, kollarını bana sardı ve onu sımsıkı tuttum. İkimizde korkarken dengemizi koruyamayıp yere kapaklandık. İkimizde birbirimizi sımsıkı tutup, korkudan titrerken bulunduğumuz zeminin bir anda durması ile bizim gözlerimizi sımsıkı kapatıp daha da içiçe girmemiz bir oldu. Karanlık alana, şiddetli bir sesten sonra bir kapı aralanır gibi oldu ve göz kapaklarıma bir ışık çarptı.
Kapı aralandığında daha nerede olduğumu algılayamazken çoktan uğultu sesleri duymaya başladım. Oğlan da benim gibi meraklı gözlerle bakarken olduğumuz yerden hafifçe dikleştik, dirsekten destek aldık.
"Hey, Gally! Yeni gelen çaylağı görüyor musun?"
Sonunda ayırt edebildiğim bir ses tonu ve kelimeler ile oturur pozisyona geldim. Kapı tamamen açıldığında onlarca yüzle karşılaşmam ile beraber oğlana daha cok sığınmam bir oldu.
"Alby niye öyle şaşkın şaşkın duruyorsun, yeni çaylak gebermiş mi yoksa?"
"Doğru konuş, Dauglas." Yüzüme vuran ışıktan dolayı bana bakan yüzleri ayırt edip seçemezken yanımda hissettiğim hareketlilik ile tepeden birinin yanımıza indiğini gördüm. Korkuyla geriye kaçarken beni kolumdan tuttuğu gibi hızla çekti ve omuzuna aldı. Diğer yandan oğlan ayağa kalkıp beni kurtarmak için bir hamle yapacağı sırada o da birden tutuldu ve ikimizde hızla bulunduğumuz ortamdan çıkarıldık.
BẠN ĐANG ĐỌC
The Maze Runner: Vizyon
Khoa học viễn tưởng"İsyan iyidir." Aynı görüntüler, "İsyan iyidir." § "Sadece üç kuralımız vardır. Bir, üstüne düşeni yap; iki, asla bir Kayranlıya zarar verme ve en önemli kural, üç; asla duvarların arkasına geçme." § "İsyan iyi değil." Farklı görüntüler, "İsyan iyi...
