büyük gün

67 15 29
                                        

"oğlum tekrar kontrol et bir eksiğin varmı, sonra ord-"

"Baba 4.kez söylüyorsun merak etme hiçbir eksiğim yok.Sınava giren benim ama sen benden daha çok sters yapıyorsun, bırakta biraz ben stres yapayım."

"Tamam tamam dediğin gibi olsun, kemerini bağla."

Babamın son kontrollerinden sonra okula doğru yol almaya başladık. Bu sınav için çok çalışmıştım ve geç kalmaya niyetim yoktu nihayet sınav vakti gelmişti. Ben her nekadar pek tam anlamıyla hazır olduğumu sanmasamda başa gelen çekilir.bu arada kendimi tanıtmayı unuttum ben mert günay tek çocuğum ve Diyarbakır da annem ile babamla yaşıyoruz.

"Oğlum sana sesleniyorum inmeyecekmisin 18 dk kaldı sınav başlayacak."

Babamın bana seslenmesiyle kendime geldim ilk etrafıma bakınmaya başladım heryerde öğrenciler ve ebeveynleri koşturuyordu. Babama

"Dalmışım tamam inelim."

Dedim ve arabadan indik. etrafta tam bir curcuna vardı. saatin farkına varıp babamla birlikte okula doğru ilerlemeye başladık. İndiğimizde babam beni bırakıp hemen yan taraftaki kantine doğru ilerledi bende bu arada okuldan çıkıp merdivenlerin önüne doğru ilerleyen müdüre odaklanmıştım. şık giyinmişti, aslına bakarsanız müdürümüz herzaman şık giyinir ama bugün ayrı bir özenle taramıştı saçlarını üzerindeki lacivert takım elbise mavi gözlerinin üzerine tam olmuştu.

Elimde hissettiğim şey ile bakışlarımı oraya yönlendirdim. Babam elindeki suyu elime tutuşturup beni hafiften sıraya girmeye başlayan öğrencilerin yanına doğru yönlendirdi o arkamda elini sallarken bende ona hafiften tebessüm edip sıradaki yerimi aldım. Zilin çalmasıyla müdür yanında duran m. Yardımcısının yanından ayrılıp bir adım öne çıktı.

"Günaydın."

"Saol."

"Evet arkadaşlar bugün sizinle bu okuldaki son zamanlarımız iyisiyle kötüsüyle kavgasıyla cezasıyla güzel bir yıl geçirdik. umarım sınava çalışmızsınızdır ki çalıştığınıza inanıyorum.Sizin için hoş bir sınav olmasını dilerim "

"Şimdi sınava girerken su şişelerinizin
Ambalajını çıkarın ve yanınızda telefon, akıllı saat olanlar gireceği sınıfta olan kutunun içine bıraksın ki öğretmenleriniz kontrol yapıcaktır. İçeri girmeden önce son bir şey daha, sınıfların üzerinde isimlerinizi bulup sınıfınınıza geçebilirsiniz."

Hocanın son sözlerinin üzerine içeri doğru girmeye başladık. Kendi ismimi sonunda bulmuştum burası 7/c sınıfı idi içeri girince tabikide şaşırmadım tüm masalar hayvan gibi kullanılmış ve üzerine türlü şeyler yazılmıştı onlara takmayarak kendi ismimi aramaya koyuldum. Yerim öğretmen masanının karşısında 3.sıradaydı.

Yerime geçerken fark ettim ki sınıf garip bir şekilde sessizdi bunun sebebini ise tahmin edebiliyordum. bizim okulumuz imam hatip okuluydu ve sınıfımızda kızlar bulunmazdı şimdi ise lgs dolayısıyla karma bir şekilde oturmuştuk. Tabii tek neden bu değildi herkesin ne kadarda gergin olduğundan behsetmeme gerek olduğunu sanmıyorum.

Kapını kapatılmasıyla düşüncelerimden arındım ve karşımdaki öğretmenleri incelemeye başladım 2 erkek ve 1 kız oğretmen ayakta durup sınıfı incelemeye başladılar sonra içlerinden kahverengi saçlı erkek öğretemen konuşmaya basladı.

"Yanında telefon veya herhangi bir elektronik eşya bulunduran kutuya koysun".

Diyip sıraları gezmeye başlayınca telefonumu bırakmadığımı hatırlatıp elime aldım ve saate bakmak için güç tuşuna bastığımda gelen bir mesaj vardı ve mesaja tıkladım.

Babam: sıtres yapma sen bu sınıva çok çalıştın çıktığında seni bekliyor olacağım.

Gördüğüm mesajla tebessüm edip derin bir nefes aldım babam gerçekten beni rahatlamasını biliyordu.

Gözlerimi telefondan ayırdığımda bana bakan bir çift göz beklemiyordum çakma sarışın bayan hoca telefonu gözleri ile işaret edip bırakmamı istiyordu, telefonu  kutuya bırakıp önüme döndüm. Nezaman toplamayı bıraktığını ablamadığım bayan hoca konuşmaya başlayınca kafamı o tarafa çevirdim.

"Kuralları nekadar herkesin bildiğini tahmin etsemde üzerinden geçsersem birşey olmaz."

Diyip kurallara başladı. Kopya falan filan bilmem ne başımızda 3 çift göz varken kimsenin kopya çekeceğini düşünmesemde fikirlerimi kendime sakladım.

Ondan sonra hocalar kitapçıkları dağıtmaya başladı hadi Bakalım.

...

Sonunda sınav bitmişti ve çaktırmadan etrafımdakileri dinleyip çıkışa doğru ilerlemeye başladım etraftaki konuşma genel olarak aynıydı.

"Oneydi lan. "

"Vallahi öyle böyle girmedi ben hayatımda böyle birşey görmedim".

Bir elim omzumu tutmasıyla kafamı omzumdaki ele çevirdim bu okulun namı değer serserisi benimle aynı ada sahip mert idi.

"inek sınav nasıl geçti".

"İyi"

diyerek geçiştirip ilerlemeye çalışsamda onun beni bırakmaya niyeti yoktu anlaşılan.

"Hop nereye konuşuyorduk y-".

"Ama ben seninle konuşmuyordum."

Bu ani cesaret nerden gelmişti bende pek anlamamıştım ama bugün onlardan kurtulacak olmam düşüncesi buna sebep olmus olabilir.

"Öyle demek " anlaşılan oda benim ani çıkışıma karşılık şaşırmıştı ancak kendini toparlayıp eski halline geri dönmüştü.

Ben cevap vermeyip gözünün içine bakarken bana doğru bir adım atmıştı
bana yumruk atmasını beklerken yanındaki arkadaşı mert in omzuna elini attı ben ne olduğuna bakmak için arkadaşını yüzüne baktığımda adının sarp olduğunu hatırladığım kişi mert e bakışları ile kapıyı işaret edince ikimiz birlikte kapıya bakınca babamı gördüm. Tekrar mert e döndüğümde bana hafif bir gülümseme sunarak arkadaşının tarafından arkasına dönüp uzaklaşmaya başladı.

Bu çocuğun benimle ne derdi olduğunu merak ediyorsanız onun için adaş olmamız yeterince gerekli bi sepeb.

Bunu takmayıp babama doğru ilerlemeye başladım bana garip bakışlar atıyordu oda bunu fark edince yüz ifadesini düzelti.

"Kimdi o çocuklar."

"Arkadaşlarım."

Babama tabikide gerçeği söylemeyecektim hem ne diyebilirdimki baba zorbalanıyorum hem de sırf o çocukla adaşım diye mi aman ne komik.

"Daha önce hiç yanında görmemiştim onları."

Keşke bukadar şüpheci olmasan baba.

"Fazla yakın değilizde ondandır hem ben sınavdan daha 5 dk önce çıktım senin benim sınavımı sorman gerekmiyormuydu?"

"Merak etme hepsini tek tek anlatacaksın dökül bakalım nasıl geçti."

Soruların hepsini cevaplamıştım ama aralarında beni zorlayanlar olmuştu ancak bunu babama bahsetmeyecektim haliyle.

"Valla çok iyi geçti beklentimin üzerindeydi."

"Eee ozaman bi yemeği hakettin."

Babamla restoranda yemek yiyorduk herzmanki geldiğimiz yerdi ama bana bu sefer ayrı bi tat veriyordu resmen önümdeki pide bana gülümsüyordu. ben yemek yerken babam ise anladıramadığım bir ifadeyle dışarı bakıyordu.

"Baba bir sıkıntımı var?"

"Yok birşey yemek nasıl beğendinmi?"

"Beğendim kesene bereket."

"Afiyet olsun."

Yemeğimi bitirdikten sonra beraber eve gittik ve sevincimi annem ile de paylaştım bu durumu çok sevindi ve yarın en sevdiğim yemek olan haşlama tavuk ve patatesli börek yapacağını söyledi ardından odama girip direk yatağa atladım. Kendime kendime hayaller kurmadanda duramıyordum sonra yavaş yavaş kendimi uykunun tatlı kollarına bıraktım.

Yolculukta Keşfedilen NotlarBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin