Dikkat: Bu seri; tetikleyici unsurlar, argo, küfür, mental hastalıklar, taciz, madde kullanımı şiddet ve benzeri kötü ögeler içermektedir. Keyifli okumalar dileriz- r.b
◇
Başımdan akan sıcak suyla birlikte gözlerimi kapattım. Yine o sahne canlandı zihnimde her gözlerimi yumduğumda olduğu gibi. Ani fren yüzünden tekerlerin asfaltta çıkarttığı o rahatsız edici ses, annemin çığlıkları, kör edici bir parlaklığa sahip kamyon farları, babamın direksiyon hakimiyetini sağlamaya çalışması ve o kaçınılmaz son.. Şakaklarımdan akan kanı hala hissedebiliyorum.
Genzime dolan benzin kokusunu, ön koltuktaki babamın annemin artık cansız olan bedenine sarılışını, yanımda oturan kardeşimin korku dolu bakışlarını, gözlerimden sicim gibi akan yaşları.. Hala her şeyi hatırlıyorum. Her saniyesini, hatırlıyorum. Hiçbirini unutmadım.
Kapattığım gözlerimi açıp ellerimi saçlarımdan geçirdim, iç çekip kendime her zaman yaptığım gibi 'iyisin' yalanını mırıldanıp suyu kapattım. Lavabonun üstünde duran beyaz havluyu alıp vücuduma sarıp aynanın önünde durup yansımama baktım. Elimi şakağıma yaramın olduğu yere götürdüm. Hala geçmemişti bunca sene sonra hala benimleydi.
Daha fazla düşünmemek adına banyodan hızla çıkıp kıyafetlerimi giyindim. Saçımı kuruttuktan sonra mutfağa girip dolaptan iki dilim ekmek çıkarttım, birisine reçel diğerine fıstık ezmesi sürüp birleştirdim. Olmazsa olmaz sabah kahvemle birlikte salona geçip kanepeye oturdum, işe gitmeden önce birazcık televizyon izleyebilirdim.
Açık olan haber kanalını değiştirip saçma bir program açtım. Bu saatlerde pek de mantıklı şeyler olmuyordu televizyonda. Reçel ve fıstık ezmeli sandviçimi yedikten sonra odadan çıkıp banyoya gittim, dişlerimi fırçalayıp saçımı düzelttikten sonra son gerekli eşya kontrollerimi de yapıp evden ayrıldım. Evimin önünde duran arabama atlayıp hastaneye doğru sürmeye başladım.
Hastanenin önüne vardığımda arabadan indim. Sakin adımlarla girişe doğru yürüdüm. O sırada yanımdan geçen meslektaşlarıma selam verip gülümsedim. Odama geçmeden bir kupa daha kahve aldım ve kapalı olan odamın kilidini açıp içeriye girdim. Çantamı ve ceketimi askılığa asıp sandalyeme oturdum ve masanın üzerindeki hasta rapor kağıtlarını kurcalamaya başladım. Kimi hastam iyileşmeye yönelik belirtiler gösterirken kimisi daha da dibe çöküyordu. Bu durum ise biz doktorlar için bir hayli üzücü bir durumdu. Göz göre göre önümde bir insanın silinip gitmesi kalbimi acıtan bir şeydi..
Kapı tıklatıldığında gözlerimi önümdeki kağıttan kaldırıp sesin geldiği yöne döndürdüm.
"Gir!" Kapı yavaşça açılıp açılan aradan pembe bir kafa göründüğünde güldüm.
"Gel ." Gülerek içeri giren kardeşime ve sevgilisine baktım.
"Hayırdır, bir şey mi oldu yoksa?"
"Ne yani sevgili abimi özleyip gelmiş olamam mı?" Güldüm.
"Bilmem, "normalde" böyle şeylerle gelmediğiniz için alışık değilim bu duruma." Gözlerini devirip güldü. Elimle odamdaki koltuğu işaret ettim.
"Geçin oturun, bende size kahve isteyeyim." Onaylayıp koltuğa oturdukları zaman bende onlara kahve söylemiştim. Bir kaç dakika geçmeden kahvelerimiz geldiğinde oturup sohbet etmeye başlamıştık.
"Yoongi de artık spor salonunu açıyor." Şaşkınlıkla havalanan kaşlarımla Yoongi' ye baktım.
"Cidden mi?"
"Evet, bir kaç güne açılışını yaparız artık." Gözlerimi kısıp muzip bir gülümsemeyle yüzüne baktım.
"Bana bedava eğitim vermezsen senden kardeşimi kaçırırım ona göre." Eliyle ağzını kapatıp oyuncu bir şekilde Jimin'e sarıldı.
YOU ARE READING
Patient ○TAEKOOK○
Fanfiction-Tamamlandı- ×Angst Değildir× Jeon Jeongguk akıl hastanesinde çalışan bir psikoterapist ve ona saplantılı aşık olan dissosiyatif kimlik bozukluğu hastası Kim Taehyung. Bir gün hastaneden kaçar ve aşık olduğu doktorunun peşine düşer.. ...
