~1~

150 19 27
                                        

"Kendimden nefret ediyorum."

"Hey!Öyle söyleme tatlım sen çok güzelsin."

"Bunları beni avutmak için söylüyorsun."

"Bu konularda çok ciddiyimdir bilirsin."

"Ne demezsin..."

Minik kız sarayın içindeki minik gotik pencereden dışarıyı seyretmeye başladı.Konstantinopolis her zamanki gibi yine bütün güzelliğini ortaya çıkarmış,sergiliyordu.

"Keşke Konstantinopolis kadar güzel olsam."

"Ne?Bu nereden çıktı şimdi?"

"Şu güzelliğe bir baksana.İnsanın ağzı açık kalıyor."

"Ama senin kalmamalı."

Orta yaşlı kadın kızına yaklaştı ve bir elini çenesine koydu.Kızının çenesinin altına koyduğu elini yukarı kaldırmaya başladı.Sonunda kendi yüzü ile aynı hizaya gelince durdu.

"Bu şehri benim güzelliğim kutsallaştırdı."

"Ama coğrafi konumu ve-"

Orta yaşlı kadın işaret parmağını kızının dolgun dudaklarına bastırdı ve onu susturdu.Ardından konuşmaya başladı.

"Bu şehri ben güzelleştirdim,önemi ile çok bir alakam yok.Tanrının bir lütfu işte."

"Ne yani sen kutsal mısın?"

"Hayır.Bedenim kutsal."

"Ne yani bedeninin kutsallığı ile Konstantinopolis'in ne alakası var?"

"Aptal.Bedenim ile Konstantinopolis'in bir alakası yok tabii ki de.Sadece Konstantinopolis de benim kadar güzel.Şehir,ülkesine benzer derlermiş öyle değil mi?"

"Kimse öyle bir şey söylemedi."

"Vay.Bak sen şu çok bilmişe.Hippocrates mi olacaksın başımıza?"

Küçük kız annesinin bu tavrına karşı güldü ve ayağa kalktı.Aynanın karşısına geçti ve kendine bakmaya başladı.

"Ne görüyorsun?"

"Bitik ve çirkin bir kız çocuğu."

"Ama ben burada bir prenses görüyorum."

"Evet.Çünkü öyleyim."

"Bilerek mi böyle davranıyorsun,yoksa gerizekalı mısın?"

"Gerizekalıyı tercih ederim."

"Hayır.Prensesi tercih edersin."

Orta yaşlı kadın ellerini kızının çökük omuzlarına koydu ve tuttu.Ardından ellerini yukarı doğru kaldırmaya başladı.Sonunda minik kızın omuzları yukarıdaydı.Anne kız konuşurlarken birden kapı çalındı.

"Girin."

Annesi hemen kendini düzeltti ve kapıya doğru bakmaya başladı.Tam o sırada kapıdan içeri bir hizmetli girdi ve konuşmaya başladı.

"Bayan Osmanlı sizinle görüşmek istiyor Bayan Bizans."

Bizans'ın yüzü Osmanlı lafını duyunca değişti.Ellerini kızının omuzlarından çekti ve kapıya doğru yürümeye başladı.

"Beni burada bekle Afrodite.Hemen geri dönerim."

"Tamam anne."

Bizans,hizmetli ile kapıdan dışarı çıktı ve Osmanlı'nın yanına gitmeye başladı.

Minik kız,yine yalnız kalmıştı.Canı çok sıkılıyordu.Üç yıldır bir o,bir de bu dört duvar vardı.Üç yıl önce yaptığı bir hata yüzünden gözünü kaybetmişti.Bandaj takmak zorunda kalmıştı.Bu yüzünden de kendini hiç güzel bulmuyordu.

To już koniec opublikowanych części.

⏰ Ostatnio Aktualizowane: Sep 20, 2023 ⏰

Dodaj to dzieło do Biblioteki, aby dostawać powiadomienia o nowych częściach!

BeatifulOpowieści tętniące życiem. Odkryj je teraz