1⭑Ahmak Adam

66 9 234
                                        

Bu oldukça karışık anlam vermesi zor ve bir o kadar da inanılması güç hikayeye başlamadan önce, size kendimi tanıtmama izin verin.

Ben West London, 22 yaşındayım ve üniversitede Fizik okuyorum. Çok sevdiğim bir sevgilim ve benden 1 yaş küçük bir erkek kardeşim var. Etrafımdaki insanlar beni severler.

Sevgilim ile tanışmadan önce sinir sorunlarım oldukça fazlaydı. Yani bir nevi o benim ilacım, şifam.

Şu an ise evden çıktık ve bara doğru kardeşim Kyle ile beraber eve yürüyoruz. Yeni aldığım kırmızı converse ayakkabım beni oldukça rahatsız ediyor ama sanırım alışırım.

"Yakıyorsun abi kız olsam- kendime aşık olurdum ama sen yine de yakıyosun."

Arada Kyle'ın ego çarpışmasına alışık olduğumdan güldüm.
"Tabiki de yakıyorum, ben hep yakıyorum!"

Barın önüne geldiğimizde kapıyı hızlıca iterek içeriye daldım.

"Tahmin edin kimin finalleri bitti?!"

Bu bara uzun zamandır geldiğimiz için içeridekiler bize (genel olarak en çok ses yapan bana) alışıktı. Yuvarlak masada dizilmiş olan bizim kadro ellerindeki kadehleri yukarı kaldırdılar.
"Bizim!"

Her sene sınavların bitiminde akşamları içmeye gelirdik. Bütün dönem başımı ağrıtınca biz de direkt kafayı dağıtırdık.

Bar tezgahına dayanıp içki alırken yanıma benden 2-3 yaş büyük gibi duran birisi oturdu. Bedenini hafifçe bana çevirirken gülümsüyordu, ama mutlu olması beni bir anda rahatsız etmişti.

"Selam, tanışalım mı?"

Gelen içkiye uzandım.
"Hayır desem defolur musun?"

Hiç bozulmamıştı.
"Hayır."

"Tamam."
Kaçamayacağımı anladığımda oturdum ve içkiyi kafama diktim.

Boğazını temizledi.
"Aslında, bir şey sormak istiyorum... Ama-"

"Uzatma, sıkıldım."

Görünüşü bozulmasa da kaşları hafifçe kalkıp inmişti. Sanırım bir nedenden benimle gerçekten konuşmaya ihtiyacı vardı. Yoksa bu muameleye çoktan elindeki şişeyi kafamda kırmıştı.

"Selam verdiğin arkadaş grubundaki bir kız, gerçekten çok beğendim. Bizi tanıştırır mısın?"

"Hangisi?"
Tanıştırmayacaktım ama kızlara söyleyip 3 hafta dedikodusunu yapmam sonunda ise sen daha iyilerine layıksın diyip insanlar benden bıkana kadar konuyu asla kapatmamam lazımdı.

Eliyle direkt Lena'yı gösterince cidden duraksadım. Planlar iptal ordular ileri.

"Asla olmaz."

Üzülmüş gibi dudaklarını büzdü.
"Neden?"

Derin bir nefes aldım. Sakin West bilmiyor.
"O kız benim sevgilim. Bilmiyordun, şimdi biliyosun. Yani yok ol."

Karşımdaki çocuk durdu. Siyah düz saçlarını karıştırdı ve taradı. Dudaklarında neden olduğuna anlam vermediğim bir gülümseme vardı.
"Kalede kaleci var diye gol de mi atmayalım?"

Karşımdan kalkıp bizim masaya giderken açılan boşlukta birinin bize baktığını gördüm. Kırmızı converse ayakkabıları vardı, sarı saçlarına iyi bakıyor gibiydi. Giyinimi rock ve metal tarzıydı, tanımıyordum ama sorsam kesin bir grupta çalıyor gibiydi. Bir anda göz göze gelsek de korkup bakmayı kesmedi. 2-3 saniye bakıştık, ardından önündeki bardağın içindeki küre buzu biraz çalkalayarak hareket ettirdi ve kafasına dikti.

Puppet ShowWo Geschichten leben. Entdecke jetzt