İnandığı ve bildiği her şeyi bir kenara bıraktı. 200 yıllık ömrünün 55 yılını kraliçeye inanarak onu destekleyerek geçirmişti. Oysa şimdi bir grup destekçiyle yüzlerce yıl hüküm sürmüş bir kraliçeye savaş açıyordu.
Deniz kızlarına anlatılan ve öğ...
Hikayenin diğer yazarı kimsebiri'ne selam verelim!
Not, ilk üç bölüm info tadındadır ana hikaye Hiaere 01 ile başlamaktadır.
🔱🔱🔱
'İşler yolundan sapınca bir kurtarıcı gelecek deniz kızlarına.'
Bir kehanet vardı denizin altında yaşayanlar için, neyin habercisiydi bu kehanet? Aydınlığın mı, karanlığın mı?
🔱
Her şey yolunda gidiyordu. Düzen yüzyıllardır aynıydı. Deniz kızları gemilere saldırıyor erkekleri büyülüyor ve onları denize, karanlık kısma çekiyor, önce çiftleşip sonra öldürüyordu.
Her deniz kızının adı, daha var olmadan önce kraliçe tarafından bizzat belirleniyordu. İsmi seçilen deniz kızı yapay bir rahmin içinde bedeni gelişimini tamamlayana kadar okyanusta ışık saçarak süzülüyordu. 18 yaşında genç bir kara insanı görünümüne geldiğinde yumurtadan çıkıyordu.
🔱
Her şey mükemmeldi, muazzam düzen kurulmuştu. Bir milenyumdan uzun bir süre boyunca Klina hükümdarlık yapmıştı. Bir gün güçten gözü dönen kadın tahttan feragat ederek köşeye çekilmesinin vakti geldiğine inanmıştı. Bunu kendisinden başka kimse bilmiyordu zira halkı onun tahtan ineceğini hayal dahi etse isyan sayardı. Ama bizzat kendisi sonunu hazırlamaya başlamıştı. Hatta bu düşünce aylarca beyninin içinde yankılanmıştı, en sonunda da bir karar almıştı. Yerine geçmesi için bir prensese sahip olacaktı.
Yeni bir Klina yaratıp onu yetiştirecekti ve kızının tahta geçme vaktinin geldiğine ikna olduğundaysa, köşesine çekilecekti. Ama bu öyle ha deyince olacak bir iş değildi, günlerce aradı. Aradığını bulamadı lakin asla pes de etmedi. Aylar süren incelemesinin ardından, aradığını gecenin birinde, sahil koylarının en sakininde buldu, bu sefer tamam dediği adam, bir kayanın üzerinde oturmuş etrafını izliyordu.
Sadece bir an gördükleriyle büyülendi. Bu, bütün ömründe gördüğü en güzel âdemoğluydu. Kararını saliseler arasında verdi, bu heybetli âdemoğlu geleceğin hükümranının babası olacaktı.
Uzun, gece karası saçlarını denizin içinde savurdu, elleriyle bir tutamını alıp omuzunun üzerinden geçirdi, göğüs boşluğundan aşağı saldı. Cildi, bir inci kadar beyaz ve pürüzsüzdü. Dudakları yakut kırmızı, gözleri kömür karasıydı.
Suyun altından, sinsice avına yaklaştı, bir âdemoğlu almayalı asırlar olmuştu. Ellerini geniş kayanın üzerine dayayıp yavaşça suyun altından yükseldi. Âdemoğlu şaşırdı, gecenin bir vaktinde, ıssız bir sahilde güzel bir kadın suyun içinden çıkmıştı.
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.