İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

Bu Sadece Bir Masal

52 7 27
                                        

"Daha ne kadar burada kalacağım, Lixia?"

"Ağrıların geçene kadar, baba," dedi serumu çıkartırken. Kumral saçlarını gelişigüzel toplamıştı. Kardeşimin bahsettiği kız eğer oysa, şu an tam on sekiz yaşında olmalıydı. Aradığımız o 'tanımlanan kişi' olduğuna emindim. Kutsal bebek... Ve şimdi bir hemşire yardımcısı. Ben gözlerimi dikmiş ona dikkatle bakarken, o da bana yandan bir bakış fırlattı. Ardından yeni serumu yavaşça damar yoluma taktı. "Bana masal anlatacağını söylemiştin?"

"Bu akşam anlatacağım," dedim. "Kendini hazırla."

"Tamam. Yorma kendini." Elimi tutup hafifçe sıktı. Aylardır konuşmayı reddediyordum ama artık bu masalı anlatmam gerekiyordu.

Söyleyeceklerimi zihnimde toparlamak istiyordum; hiçbiri dile dökmesi kolay şeyler değildi. Korkmaması için ona her şeyi bir masal kılıfında anlatacaktım. Kızıma, bilmesi gerekenleri söyleyecektim. Duyacakları yüzünden benden uzaklaşma ihtimali vardı... Yine de o kardeşimin kızıydı. Onun kanından ve canından bir parçaydı... Bilmesi gerekiyordu. Anlatacaktım. Ama yapamadım...

Akşam bahçede dolaşırken, sırf masalı dinlemek için yanıma yaklaştığında ondan köşe bucak kaçtım. Gece yatağıma beni o değil de başka bir arkadaşı yatırsın diye hastanede yaygara bile kopardım. Antidepresanları yine damarlarımdan zerk etmişler, bana sadece rahat bir uyku çekmemi söylemişlerdi. Buna rağmen sabaha karşı dörde doğru yatağımdan kalktım. Kapı kilitliydi ama odadaki sert reklam kartlarından birini kullanarak dili düşürmeyi başardım. Henüz kimse uyanmamıştı. Güvenlik görevlisi, camla kaplı nöbetçi odasında başını masaya yaslamış uyukluyordu.

Sessizce yukarı çıktım. En üst kata ulaştığımda ağır demir kapıyı ittirip içeri süzüldüm. Onun odasına geldiğimde kapıyı yavaşça araladım. Sanırım biraz gürültü yapmıştım. Korkuyla geri çekildim. O an vazgeçmek, tüm o kelimeleri tekrar boğazıma dizip yatağıma dönmek istedim. Fakat ben gidemeden kapı açıldı. Üzerinde beyaz, yakası dantelli bir gecelikle Lixia tam karşımdaydı.

"B-Baba? Bir sorun mu var?" Sesi titriyordu. Ona zarar vereceğimi mi düşünmüştü yoksa? Asla! Ivy'nin zehirli düşüncelerinin aksine, ona bir saç teline bile zarar vermezdim. Bana hala baba diyordu. Buraya yatırıldığımdan beri kim olduğunu anladığım için onu kızım olarak seviyordum. Bana sürekli "baba" demesini ben istemiştim. O ise aklımın yerinde olmadığını düşünüp kabul etmişti. Buradaki her şizofren gibi benim de akli sorunlarım için alttan alması gerektiğine inanıyordu.

Ellerimi önümde birleştirip başımı hafifçe eğdim. "Masal anlatmaya geldim."

Yüzüme uzun uzun baktı. Ardından sessizce geri çekilip bana yol açtı. İçerideki loş ışığın altında o küçük, sade odayı süzdüm. Masanın üzeri açık raporlar ve kalemlerle doluydu. Yatak hiç bozulmamıştı; belli ki bütün gece uyumamıştı. "Niye uyumadın?" diye sordum.

Arkamdan temkinli adımlarla gelirken, "Çalışmam gerekiyordu," diye fısıldadı.

"Uykusuz çalışırsan tüm o öğrendiklerin boşa gider."

"Haklısın," diyerek hafifçe gülümsedi ve yatağın kenarına ilişti.

Hemen karşısındaki sandalyeyi çekip oturdum ve elimle yatağı işaret ettim. "Uzan güzelim."

Şaşkınlıkla duraksadı. "Efendim?"

"Uzan Lixia. Sana masal anlatacağım."

İçindeki o hafif tedirginliğe rağmen bacaklarını yatağa uzattı, başını yüksekteki yastığa yerleştirdi. "Sözümü hiç kesmeden dinle. Olur mu?" diye sorduğumda uysalca başını salladı.

Gözlerimi kapatıp ciğerlerime derin bir nefes çektim. "Şimdi sana bir masal anlatacağım. Fakat bu masalın içinde seri katiller, zihni paramparça olmuş insanlar var. Diğer masallardan biraz farklı yani. Yine de bunun bir masal sayılabilmesi için iyilere ve kötülere ihtiyacımız var... Ve elbette aşka. Ama unutma, bu sadece bir masal. Tıpkı diğerleri gibi içinde karanlık şeyler barındırıyor. Bir de gerçekleri... Eğer korkarsan anlatmayı hemen bırakırım. Yorulana kadar anlatır, devamını sonraki geceye saklarım. Yani ancak ben hazır ve rahat hissettiğimde... Ve masal tamamen bittiğinde, bana sadece tek bir soru sorma hakkın olacak."

Bir cevap vermesini beklemedim. Zihnimde o güne doğru bir yolculuğa çıktım. Her şeyin başladığı o geceye... Alexia'nın cezalara boyun eğmekten bıkıp isyan bayrağını çektiği o ilk ana... Özlemini dindirmek, sadece normal bir insan gibi hissedebilmek için o küçük bebeğin yanına gittiği geceye... "Bundan tam on iki sene önce..." diye fısıldadım. "Los Angeles'ın buz gibi soğuk gecelerinden birinde..."

A Criminal TaleBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin