Selam, ben Han Jisung. 18 yaşındayım. Bir cafede çalışıyorum ama okulada gitmem gerekiyor. Bu yüzden biraz zorlanıyorum tabii. Şimdi gelinde size hikayemi anlatayım.
Bir anda alarmım çaldı. Her zamanki gibi yerimde zıpladım. Sonra kalkıp dolabı açtım. Salam ve peynir çıkardım. Birazda ekmek alıp kendime bir sandviç yaptım. Ardından ise giyindim ve çantamı alıp okuldan çıktım. Yolda Jeno'yu görüp el salladım. O ise beni gördüğü gibi yanıma koştu ve kafama vurdu.
-Neredeydin sen? Dün okula sen gelmedin öğretmenden azar işiten ben oldum.
-Hey, hasta olmak suç olamaz Jeno.
-Hocaya göre suçmuş ama, bu günde gelmezsen disipline gidiyordun.
-Hoca bu kadar acımasız mı?
-Burda Mina hocadan bahsediyoruz. Ne bekliyordun?
-Ufffff
Biz konuşurken okula gelmiştik bile. Bahçe kalabalıktı. Sonuçta derse 6 dk kalmıştı. Jeno'yla 2. kata çıkıp sınıfa girdik. Ah, lanet olsun! Sunoo nasıl benim sınıfımda olabilir?
Sunoo; Sunoo benim eski sevgilim. Tatlı biriydi ama beni bırakıp Jake'e gitti.
Bide yanında Jake oturmuştu. Jake sırıtarak bana bakıyordu. Şunu öldürmek istiyordum resmen. Tam yanlarına gidecektimki Jin hoca geldi. Jin hoca genelde bizi iyiye yönlendiren, şakacı bir hocaydı. Bu yüzden Jake'e dalmamak için kendimi zor tutuyordum.
-Herkes yerine geçsin!
-Peki hocam.
Benim sıra arkadaşımda Eun-woo'ydu. O genelde soğuk kanlı bir insandır. Ve derslerinde çok başarılıydı, hatta müdürün gözdesi oydu.
-Mina hoca seni çiğ, çiğ yiyecek Han.
-Yapma bee.
-Ben birşye yapmadım, sen okula gelmeyerek bir hata yaptın.
-Kızgınlık yüzdesi kaç peki?
-100%
-İşte şimdi sıçtım.
-Çocuklar konuşmayın!
-Özür dileriz hocam.
Ders bittiği gibi ön bahçeye koştum. Çünkü okulda sadece ön bahçede telefon kullanmak serbest. Hemen Chaeyoung'u aradım.
-Efendim Han?
-168
(168 bizim bir şifremizdir. Şifre; Mina Hoca bana tekme tokat dalacak)
-Yapma ya, eeee şimdi nasıl kurtulacaksın bu işten?
-Bilmiyorum, bana yardım et Chaeyoung lütfen yalvarırım ben daha çok gencim ölmeyi hak etmiyorum.
-Seni ben kurtaramam. Ama kurtarabilecek birini tanıyorum.
-Kim? lütfen söyle lütfen.
-Sözümün kesmezsen söyleyeceğim. Ryujin hoca.
-Ne? PUHAHAHAHAHA. Ryujin hoca daha kendine yardım etmiyor bana mı yardım edecek? Ben buna bir kahkaha patlatırım. HAHAHHAHAHAHAHAHHAHAHAHAHHAHAHAHHAHAHAHAHAHHAHAHAHAHHAHAHAHAHA.
O an herkes bana bakıyordu. "Ne?" gibi kafamı sallayıp Chaeyoung ile konuşmama devam ettim.
-Han, Han.
-N'oldu?
-2 saattir Han diyorum duymuyor musun?
-Ah, özür dilerim.
*Zil çalar*
-Öff zil çaldı.
-Herneyse diğer teneffüs söyelrsin bana şu "Ryujin" hocanın beni nasıl kurtaracağını.
-Malsın, herneyse görüşürüz.
-Görüşürüz kokoş.
-Sen ne-
O lafını bitirmeden telefonu kapatıp güldüm. Sonra sınıfıma gittim. Bu ders Kazuha hocanın dersiydi. Kazuha hocada Jin hoca gibi çok iyimserdi. Çok tatlıydı. Okulun yarısı ona, yarısıda Lisa hocaya aşıktı.
-Hadi çocuklar yerlerinize geçin.
-Tamam hocam.
O ders anlatırken kapı çaldı. Genelde bizim sınıfın kapısı derste çalmazdı. Eğer çok önemli birşey olursa çalarlardı.
-Girin.
Birden sınıfa 7 tane çocuk girdi. Hepsi birbirinden yakışıklıydı. Sınıftaki bütün kızlar onlara bakıyordu. Eun-woo ise her zamanki gibi kitabına odaklanmıştı. Çocuklar hafifçe öne eğilerek konuşmaya başladılar.
-Merhaba hocam, biz bu okula yeni geldik.
-Öyle mi? İyi, hadi kendinizi tanıtın o zaman.
-Peki. Merhaba, ben Hwang Hyunjin. Kısaca Hyunjin diyebilirsiniz.
-Merhaba, ben Lee Felix
-Merhaba, ben Kim Seungmin.
-Merhaba, ben Chris Bang. Chan'da diyebilirsiniz.
-Merhaba, ben Seo Changbin.
-Merhaba, ben Lee Minho.
-Merhaba, ben Yang Jeongin.
Sırayla kendilerini tanıttıktan sonra öğretmenin yönlendirdiği sıralara geçtiler.
Hepsi etrafımdaki sıralara geçmişti.
-Pişşt, Eun-woo.
-Efendim?
-Şu yeni gelenler niye bana sonrada birbirlerine bakıp kıkırdıyolar.
-Ben nereden bileyim lan?
-Ya rahatsız oluyorum.
-Hakkaten bakıyorlar lan.
-Ne diyorum ben burada 2 saattir?
-Yav tamam, teneffüste konuşuruz.
-Peki.
*Teneffüs zili çalar*
-Oh sonunda.
-Öyle hemen sevinme Han, önceki teneffüste gördüm Chaeyoung'la konuşuyordun. Tekrarda konuşacakmışsın. Peki o zaman biz şu yeni gelenlerle nasıl konuşacaz?
-Hehehehe, onu düşünmemişim galiba, hehehehehe.
-Tanrım neden beni bu çocukla sınıyorsun neden?
-Ya tamam hallederiz bir şekilde.
-Öf Han, öf.
-Tamam çocuklarla başka zaman konuşuruz. Ben Chaeyoung'la konuşacağım.
-Tamam git konuş.
-Ben kaçar.
Yoruldum o yüzden burda bitiriyorum. Ama 2. bölüm öyle çabuk gelmez haberiniz olsun bb <3
YOU ARE READING
herkesin olamam... - Jisung
Teen Fictionbir işte çalışıp hayatını geçindirmeye çalışan ve okul okuyan Jisung ona aşık olan Felix, Hyunjin, Jeongin, Minho, Bangchan, Changbin ve Seungmin
