PARYANIN FISILTISI
bir fısıltıyı duyurmak isteyen herkese...
Dünya, Redd
1. FISILTILARIN İLKİ
"Kelebeklerin aklı olsa aşka kanat çırpmazlardı."
Yarım kalan bütün hikâyeler başka bir evrende devam eder.
Belki de dünya, başka hayatların paralel evrenidir. Hayatta bambaşka dünyaların olduğunu da kim inkâr edebilir? Kimse. Kimse edemez.
Herkesin imrenerek baktığı ya da yaşamaktan ölesiye korktuğu başka hayatlar vardır. Başka hayatlar arasında asla geçilmemesi gereken bir eşik, yırtılmaması gereken ince bir zar vardır. Başka hayatların birbirine karışmasını engelleyen o zar, o kadar incedir ki; yırtıldığında bir tırtılın kozasını yırtıp kelebeğe dönüşme anı gibi büyüleyici ve tanrısal bir güzelliği beraberinde getirir. Birbirine karışan iki hayatın çarpışma anı ise bir kelebek kanat çırptığında binlerce kilometre uzakta bir kasırganın doğması kadar şiddetlidir.
Bir kelebek kanat çırpar ve bir kasırga doğar.
Akıl almaz güzellikler zamanla korkunç felaketlere evrilir.
Gerçekten... Bambaşka dünyalar varmış. Biz ayrı dünyaların insanlarıyız diyenler haklıymış. Mesela hayat dört duvar arasında pineklediğin odandan ibaret değilmiş. Ev ile okul arasında mekik dokuduğun yollar seni hiç bilmediğin yerlere götürebilirmiş. Diziler, filmler, kitaplar... Ortağı olabileceğin tek dünya değilmiş.
Hayat ile hayal arasındaki bir çizginin neleri değiştirdiğini öğrendiğin gün, yeni bir dünyaya adım attığım gündür. Ya yaşamayı öğrenirsin ya da hayal kurmaktan vazgeçersin.
İşte, her şey bu kadar.
Evrenin matematiği, çarpmadan ibaret. Ya da çarpılmalardan...
Çoğu zaman parçalanıp dağıldığımız anlardan ibaret hayat. Bize sınav gibi gelen her şey, uykularımızı kaçıran bütün bu olup bitenler, ilk aşkımızın kalbimizde bıraktığı tahribat, arkadaşlarımızdan yediğimiz darbeler, yalnız kaldıkça etrafa duyduğumuz nefret, yenilgilerimiz, düşüşlerimiz... Kendi parçalarımızı toplarken bütünümüzden ne kadar uzaklaştığımızı anlamamız için bir fırsat.
Bir şeyi kaçırıyoruz, daima. Kırıldıktan sonra bir bütün olmanın ne denli imkânsız olduğunu... İmkânsız çünkü kalbin kırıldı. Uykularım dağıldı. Dizlerin parçalandı. Düştün çünkü. Yalnız bırakıldın. Reddedildin. Başına gelen bütün felaketlerin sorumlusu sensin. Sen misin sahiden? Yeni bir hayat, yeni bir başlangıç, yeni bir şans... Başlayamaz mıyız yeniden?
"Parla!"
Işılda, ışık saç.
Bana Parla derler.
Adımın koridorda gürültüyle yankılanmasıyla evrenin kucağına düşmüşüm gibi hissettim. Koşar adımlarla spor soluna ilerlediğim sırada en yakın arkadaşım peşimden beni takip ediyordu. Aslında bana engel olmaya çalışıyordu.
"Parla!" diye bağırdı tekrardan.
Onu duymadım. Kimseyi duymadım. Kulaklarım aşınmıştı geceleri devirdiğim gürültülü barlar yüzünden ya da kalabalık caddelerin dayanılmaz gürültüsünden. Belki de dedikoduları duymamayı istediğimden. Ne diyorduk? Evrenin matematiği... Matematik. Boktan bir ders. Ve bazılarımız için ders alma zamanı.
YOU ARE READING
PARYANIN FISILTISI
Teen Fiction"Başına çok kötü bir şey gelecek." diye fısıldadı Parla Alyasa. "Bana âşık olacaksın." Parla mı? Hayır, Parla değil. Parya.
