We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.

Giriş

12 2 0
                                        

Şimdiki zaman 2013 Mystic Falls

Tyler gitmişti. O ise bankta üzgün ve bitik bir halde oturuyordu. Neden tam Tyler'la kavuşmuşken, mutlu olacakken bir şeyler oluyordu? Klaus gelip her şeyi berbat ediyordu. Bir anda o aralarını bozup Tyler'ı ondan uzaklaştırıyordu. Sonrasında ise ona güzel sözler söyleyip hediyeler veriyordu. O arkadaşlarına zarar vermişti. Onunla birlikte olursa tüm arkadaşlarını kaybederdi. Nasıl onunla birlikte olabileceğini düşünüyordu? Ondan etkileniyordu evet ama bu yanlıştı. Klaus'un onun için yaptıkları, ona olan romantik sözleri, hediyeleri, karanlığı hiçbirinden etkilenmemeliydi. Etkilendiği anda yaptığı tüm kötülükleri kendine hatırlatıyordu. Ama yine de Klaus'a dün itiraf ettiği gibi bazen kendini Klaus'un yaptığı tüm kötülükleri unutmak isterken buluyordu. Onun karanlığına çekilmek istiyordu. Onun boynuna atlayıp doya doya öpmek, en karanlık arzularını onda tatmak istiyordu. Sonra Tyler'ı, Elena'yı görünce düşüncelerinden utanıyordu. Onlar olduğu sürece Klaus'la neden birlikte olamayacağının sebepleri yüzüne sertçe vuruyordu. Onun karanlığına çekilmemesi gerekiyordu. Tyler yokken, etrafında Klaus varken bu mümkün değildi. Tyler onun güvenli limanıydı. Bu yüzden gitmemesi gerekiyordu.

Düşüncelerinden Elena'nın evinden çıkan Klaus sayesinde kurtuldu. O nasıl çıkmıştı Bonnie'ye bir şey mi olmuştu? "Nasıl çıkabildin?"

Kendisine doğru yaklaşırken "Korkarım ki arkadaşın Bonnie'nin başına kötü bir şey geldi" Ona doğru hızlı bir şekilde yaklaşınca irkilip bir anda ayağa kalktı. Ondan zorla Tyler'ın yerini mi öğrenecekti?

"Endişelenme aşkım, sana asla zarar vermem biliyorsun" Tyler'ı uzaklaştırıp kendisinin ona daha kolay çekilmesini sağlayarak en büyük zararı veriyordu aslında.

"Yeterince şey yaptın."

Klaus ona daha fazla yaklaştı "Gereğinden fazlasını yaptım." Artık göz teması sabitti, tam gözlerinin içine baktı. Gözlerindeki umut parıltısını Caroline şimdi daha net görüyordu. "Nezaket gösterdim, merhamet, acıma duygusu gösterdim. Senin için, Caroline. Hepsi senin içindi." Caroline ne diyeceğini bilmiyordu. Klaus yine sözleriyle, yaptıklarıyla kendini ona çekiyordu. Tyler'ı öldürebilirdi ama onu Caroline'dan uzaklaştırmayı seçti. Ve bunu ona bir iyilikmiş gibi gösteriyordu. Acaba Klaus'ta Caroline'ın onunla olmak istediğini biliyor muydu? Caroline her şeyi daha net anlasın diye mi Tyler'ı uzaklaştırıyordu? Eğer öyleyse istediğini başarıyordu. Ama Caroline bunun kendisi için iyi bir şey mi olduğunu bilmiyordu.

Klaus onun gözlerine umutla, beklentiyle bakarken o sessiz kalmayı tercih etti. Ve yavaşça Klaus'un gözlerindeki umudun yerini hayal kırıklığının alışını izledi. O kısa bakışta Klaus'un 'Senin için yaptıklarımı hala görmüyor musun?' diye isyan edişini okuyabiliyordu. Klaus yıkılmış bir şekilde uzaklaştı.

Yine Caroline'ı bu belirsizlikle baş başa bıraktı. Kafasını düşüncelerden uzaklaştırması lazımdı. Bu yüzden bir an önce uyumak için evine doğru yürümeye başladı. Yürürken hala olanları düşünüyordu. Bir anda bir ses duydu ve hemen arkasını döndü. Karşısında anne Mikaelson'ı görünce şaşırdı. O ölmemiş miydi? "Esther"

Nostaljik bir bakışla "Merhaba, tatlım" ve bir anda görünmez bir güçle boynu kırıldı.


Bu benim ilk hikaye yazma deneyimim. Çok fazla yanlışım olabilir beni bu konuda uyarın ve tavsiye verin lütfen. Diziyi izlerken açıkçası hep Klaus'un Caroline'ı daha önceden tanıdığını düşünmüştüm. İlk görüşte aşk çok güzel bir şey ama ben pek inanmıyorum. Bu yüzden Klaus ya Alaric'in bedenindeyken Caroline'ı fark edip ondan hoşlanmıştı -sonuçta hikayenin bize gösterilmeyen silinen sahneleri de var- ya da daha önceden bir şekilde tanıyordu. Aklımda hep bu hikayedeki gibi düşündüm onları. Geçen bir yabancı fanfic okudum ve genel konusu tam hayal ettiğim gibiydi ama hikayenin gidişatı istediğim gibi değildi. Ben de istediğim gibi yazmak istedim. 2023ˋte yazmaya başladım. Bu bölümü ne zaman atarım bilmiyorum. İlk söylediğim bir arkadaşımdı onun kalemi benim kalemimden çok daha iyi bana tavsiye verdi ama onun yazımı çok başka olduğu için ben böyle yazamam ki dedim. Yine de onun yazdığı bir kısımı paylaşmak istiyorum çok hoşuma gitmişti.

"Şeytani ruhunun içinde Caroline uğruna kurduğu prensese layık peri masalları birer birer silindi, ikisine ait bir hikayeleri olsun istedi ölümsüzlüğü boyunca hiç böyle bir arzu hissetmemişti lakin yaşlı adam her ne kadar çırpınsa da Caroline zalimce mürekkebini kurutuyordu. Yağı bitmiş lambalar gibi bir arayışta kavruluyordu, gözlerindeki ışık asırlık karanlık tarafından yeniden bir kara deliğe çekildi. Daha bir kaç yıl öncesine dek pervasızca ölümlü bu cüretkar genç vampir, onu dünya üzerinde tek başına yankılanan boş bir ev gibi ortada bırakabilecek bir kudrete ne zaman sahip olmuştu bir türlü çözmeyi beceremedi"

Bu yazıyı gördükten sonra benimle idare etmeniz biraz zor olacak. Ama elimden geleni yapacağım. Bu hikayenin ilk finalini yazdım. Belki sizin yorumlarınızla finali değiştiririm ama tam yerinde bir final olduğunu düşünüyorum. Düşüncelerinizi benimle paylaşın  lütfen.

Enemies of the StateStories to obsess over. Discover now