Imh,doğa,dere başı,onnumarabesyildiz

12.3K 47 2
                                        

Bulutlar ne kadar da güzel. Yumuşak ve sessiz.Ah o da ne devasa bir sinek mi? Ne işi var lan bulutların üstünde?Siktir git. Ayda yılda bir gelmişiz zaten şuraya.Bi rahat ver abi.

-Aaaaaaa bi defol artık.Siktin kulağımı yeterince.Rahat bırak.

-Bu ne terbiyesizlik.Terbiyeni takın Leyla!

"Ahahahahahahaha"(sınıfın gülme sesleri)

Gözlerimi sinirle açtığımda karşımda duran Ahmet hocanın gerçek olmamasını diliyordum.Ama yüzde yüz gerçekti.Çatılmış kaşları öfke dolu bakışları ile tepemde dikiliyordu.Ne diyeceğimi bilemedim.Sonunda ağzımdan şu kelimeler döküldü.

-Ö özür dilerim hocam.Dalmışım.

Yuh, adam resmen burnundan soluyor.Ne dedim onu da hatırlamıyorum ki.İnsallah anasına küfretmemişimdir.Etmemişimdir dimi ya.

-Zil çalınca odama gel!

-Tamam hocam.

Ahmet hoca baya bir sinirlenmiş gibiydi.Birazcık tırstım.Zaten son zamanlarda ayrı bi sinirli.Çok azarlamasa bari.

Dersin bitmesine daha yirmi dakika vardı.Telefonumu kontrol ettiğimde bir mesaj gördüm.

*Annem
"Çıkışta sağda solda sürtme eve gel.Baban senle bişey konuşacakmış."

Ay gene ne var allah askina ya.Neyse siktiret.
Mesajlar bölümüne girip en yakın arkadaşım Nil'e mesaj attım.

"Akşam sahile inelim mi.Hava da guzel.Ne dersin."

Ding ding

Bildirim sesim neden açık.Ahmet hoca tahtadan boynunu çevirip bana pis bir bakış attı.Hiç iyi şeyler sezmiyorum ya hadi hayırlısı.

*Nil
"Olmaz kanka ya,babam salmaz bugün.Baska zaman."

Nil son zamanlarda benden uzaklaşıyordu.Bunun farkındaydım.
Sürekli bahaneler uydurup çağırdığım yerlere gelmiyordu.Bende çok üzerinde durmadım.Ne de olsa komşuyduk Nille . Ne kadar bağlarımız kopabilirdi ki?

Nihayet zil çalmıştı.Oturmaktan ayaklarım uyuşmuştu.Ayağa kalkıp eteğimi düzelttikten sonra fizik laboratuvarına doğru gittim. Odanın kapısının kapanışını görüp bi süre koridorun köşesinde bekledim. O sırada kimya hocamız Aynur fizik odasından sert bir çıkış yaptı.Sanırım araları bozuktu Ahmet hocayla.
Aynur hocayla ikisi nişanlıydılar.Ama oldukça toksik bir ilişkileri vardı.Bunu tüm okul olarak onaylayabiliriz.Bir keresinde Banu hoca (biyoloji hocası) Ahmet hocaya doğum gününde atkı aldı diye Aynur hoca Banu hocayı kızlar tuvaletinde sıkıştırmış.Komik ve anlaşılması zor geldi biliyorum.Ama bizim kızlar bizzat duymuş.Sonra da kulaktan kulağa işte.

Tekrar öğrenci zili çalana kadar ,hem diğer derse girmemek bahanesi olsun diye,odaya girmedim.
Sonunda çaldı işte o iğrenç boktan melodi.
Kapıyı tıklatıp yanıt bekledim.
-Gel.

-Buyrun hocam,beni çağırmıştınız.

-Geç otur şöyle.

Gösterdiği kırmızı sandalyeye oturdum.Siyah 43 numara cilalı takım elbise ayakkabısıyla bi bakıştık şimdi orda.Çünkü yere bakıyordum.Utanmış rolü kesmem gerekiyordu.Her ne kadar ne yaptığımı bilmesem de.

KÖLEStories to obsess over. Discover now