kendimi geri çekeceğimi düşünme

31 5 2
                                        

eğer biri bana kulüp toplantısı başlayalı henüz kırk dakika olmuşken sertleşmiş bir şekilde kendimi banyoya kapatıp panik atak geçireceğimi söyleseydi buna hayatta inanmazdım.

saçma bir olasılıktı, değil mi?

dışarıdan gelen müzik sesi her geçen dakika yükselmiyor olsa burada varlığımın bir hayal olduğunu ve hissettiğim yüksek baslı titreşimin alarmımın titreşen sesi olduğunu bile düşünecektim.

ama her şey gerçekti.

klozetin üzerinde oturuyordum ve nabzımı algılamaya çalışıyordum. yüzün üzerinde olduğuna emindim ve kahretsin ki sakinleşemiyordum. gözlerim kumaş pantolonumdan gözüken yüksekliğe kaydı.

hiçbir anlamda, sakinleşemiyordum.

görmüş müydü? fark etmiş olamazdı. olmamalıydı.

ellerimle yüzümü kapatırken müzikten duyulmayacağına emin olduğum bir çığlık attım. hyunjin'i dinlemeli ve bu sikik kulübe katılmamalıydım.

hangi kulüp toplantısında alkol ve oyunlar olurdu ki?

kapı ritmik bir şekilde tıklanana kadar kumaş pantolon giydiğime sinirlenmekle meşguldüm. ardından sesini duydum.

"changbin? iyi misin?"

paniğin bacak aramdan yüzüme yükselişini hissedebiliyordum ama önce sizin için biraz geri sarmalıyım, değil mi?

geçtiğimiz pazartesi bir üst sınıfa geçebilmek için vermem gereken derslerden biri olan sosyal çalışmalardan hayatımda aldığım en düşük notu aldım. övünmek ve kafam götümden çıkıyormuş gibi bir kendini bilmişliğe başvurmak istemem ama bir onur öğrencisiydim. gördüğüm notu almam imkansızdı. sinir ve saf öfkeyle geçirdiğim beş dakika bittiğinde hemen ders hocasının yanında bittim. uzun soluklu, bol göz devirmeli bir sohbetin ardından eğitim hayatımda ilk kez bana karşı 'yetersiz' kelimesinin kullanıldığı bir eleştiri aldım. inanabiliyor musunuz?

"iyi bir öğrenci olduğuna ne şüphe bay seo, ama sosyal açıdan hiçbir etkinliğe katılmamışsınız. sizin alanınız için akademik başarınız korkarım ki yeterli olmayacak. sosyal becerileriniz yetersiz kaldığı halde notunuzu maalesef değiştiremeyeceğim..."

konuşmanın uzun bir vakit devam ettiğini söyleyerek size iyilik yapmış olurum çünkü kendim bile yetersiz kelimesinden sonra dinlemeyi bıraktım. algıda seçicilikte ustalaşmış olduğumdan yaklaşık dört dakika sonunda "eğer bir kulübe katılarak sosyal aktivitelerde yer alırsanız notunuzu yükseltebilirim." cümlesini su kadar berrak bir halde duydum.

"bir kulübe katılmak mı? tek yapmam gereken bu mu?"

ses tonumdaki küçümsemeden rahatsız olmuyordum. ama şimdi olacakları bilir bir halde geriye dönebilsem kendimi tokatlar ve bay park'a başka bir yol olup olmadığını sorarak yalvarırdım.

bana yazıcıdan yeni çıkmış gibi gözüken bir kağıtta dönem ortası üye kabul edebilecek kulüplerin listesini uzattı.

liste elimde okuldan dışarı çıkarken çoktan kafamda bazı kulüpler elenmişti. bay park ne söylerse söylesin akademik başarı her zaman benim için önde gelecekti, bu yüzden saçma sosyal aktivitelere ayıracak zamanım da yoktu.

"sosyal farkındalık kulübüne gireceğim, kararımı verdim."

hyunjin'le paylaştığım eve geldiğimde kararım kesindi. ev arkadaşım benim aksime sosyal bir kelebekti ve kararımı açıkladığım an yüzünü buruşturdu. elindeki oyun konsolunu sehpaya bırakırken söyleniyordu. "lee'nin kulübünden bahsetmiyorsun değil mi? amacından sapmış bir kulüp yönetiyor o prenses."

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: May 22, 2024 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

bed mates, changlixStories to obsess over. Discover now