BÖLÜM 1

46 4 8
                                        

"Dede!" Bağırarak koştum dedeme doğru. "Bugün cuma, hadi lunaparka gidelim!" Başımı okşadı.
"Bugün babaannenle git, olur mu?"
"Ama dede...Sen? Sen de gel."
"Bizim babanla bir nişana katılmamız lazım. Başka bir gün gideriz." Hemen gülümsedim.
"Yaşasın! O zaman babaannemle konuşacağım!" Babaannemin yanına gittim. Benim için ördüğü kazağı bırakıp bana baktı.
"Ne oldu Gece'm, söyle bakayım?"
"Babaanne, lunaparka gidelim mi? Dedemin işi varmış."
"Hemen hazırlanayım, gideriz canım torunum. Havalar soğumaya başladı. Çıkarken üstüne yağmurluk giyeceksin, tamam mı?"
"Tamam babaanne. Teşekkür ederim." Babaannemi beklerken yağmurluğumu giyindim. Çok mutluydum...
Babaannem başörtüsünü de bağlayıp geldi ve apartmandan çıktık. Yürürken adımlarımı izliyordum. Arada bir önüme bakıyordum.
En sonunda lunaparka geldik ve babaannem üç tane jeton aldı. Sadece çarpışan arabalara, dönme dolaba ve atlı karıncalara binmiştim.
Lunaparktan eve döndük. Dedemler daha gelmemişti.
Anneme nasıl eğlendiğimi anlattım. Sonra salona geçtim ve koltuğa uzandım. Ev çok sessizdi. Yorulmuştum ve uyku saatim yaklaşmıştı. Annem çocuk olduğum için erkenden uyumam gerektiğini öğretmişti. İstemeden de olsa uyumuştum...

Dedemin ve babaannemin konuşma sesiyle gözlerimi araladım.
"Şimdi söyleyemeyiz. Yani bu yaşında olmaz. Daha çocuk." Bu dedemin sesiydi. Acaba kime neyi şimdi söyleyemezlerdi? Hâlâ uykulu olan gözlerim yeniden kapandı...
                      *          *         *
Evde tektim. Annem, babam, babaannem ve dedem dışarı çıkmışlardı. 11 yaşında olduğum ve 5. sınıfa geçtiğim için -okula bir sene geç başladım- sorumluluklarım artmıştı. Bu yüzden oturup ödevlerimi bitirmek zorundaydım. Çok ödev yoktu aslında. Sadece kafamda büyütüyordum. Yoksa dersler kötü ve zor sayılmazdı.

Ödevlerim bittiğinde dolaptaki yemekleri ısıtıp yedim. Salondaki bilgisayarın başına oturdum. Öylece oturup müzik dinledim. Aradaki gitar seslerini çok seviyordum. Evet, gitar öğreniyorum.
Bu arada ben Gece. Bilmenize rağmen yine de söylemek istedim. En sevdiğim renk kırmızı ve gülün hastasıyım. Kedi insanıyım, köpeklerden korkarım. Şu ana kadar sadece bir kere köpek sevmiştim. O da bir nevi zorla olmuştu.

"Tarçın sana bir şey yapmaz. Gel bi' sev, niye korkuyorsun ki?" Böyle diye diye kafasını okşamıştım. Bu kadar. Onun dışında beni zamanla tanıyacaksınızdır...

İkindi vakitlerinde annemler eve geldi. Dedemler bizim bir alt katımızda, karşı dairedeydiler. Yazın genelde onlarda kalmayı ya da gizlice aşağı inip onları uyandırmayı seviyordum.
İlkbahardaydık, okulların kapanmasına iki ay vardı. Çok arkadaşım olmadığı için dışarı çıkıp bir yerlerde buluşmuyordum. Belki de biraz daha büyüdüğümde neden olmasın?

Anneme akşam yemeği için yardım ettim. Babamla birlikte sofraya oturduk ve yemeye başladık. Açıkçası Bugün dışarı nereye gittiklerini bilmiyordum, sormamıştım da. Ben tam soracakken babam söze girdi,"Gece, istersen yemekten sonra dedenlere in."
"Niye?" diye sordum.
"Özlemişsindir diye söyledim. Okul varken çok inemiyorsun aşağı."
"Evet, inerim ben. Adam akıllı gidip göremiyorum." Son lokmayı da ağzıma attıktan hemen sonra elimi yıkayıp aşağı indim.

Babaannem hemen kapıyı açtı. Gözleri kıpkırmızıydı. İçeri girdim.
"Ağladın mı sen babaanne? İyi misin?" İkimiz de koltuğa oturduk. Dedem uyumuştu. Saat daha 19 civarı olmasına rağmen.
"Zamanı yaklaştı desene." diye mırıldandı kendi kendine. Anlamadım.
"Bir şey mi oldu babaanne?"
"Yarın dedeni hastaneye yatıracaklarmış. Korkma ama, hiçbir şey olmayacak."
"Ne?! Onun nesi var ki?" Endişelenmiştim.
"Biraz hasta oldu o yüzden emi kızım. Ben bulaşıkları yıkayacağım. Sıkılırsan gidersin tamam mı çocuğum?"
"Tamam, babaanne. Dedeme geçmiş olsun dileklerimi ilet. Ben simdi gideyim, yarın okulum var. İyi geceler." Kalkıp kapıya yöneldim.
"İyi geceler balçiçeğim." Gülümseyip yukarı çıktım ve odama geçtim. Kitap okumaya başladım. Ne okuduğumu bilmiyordum. Çünkü içimde değişik bir his vardı. Dedem ve benimle ilgiliydi. Belli etmediklerini zannediyorlardı ama benden bir şey sakladıkları kesindi.

ARAYIŞWhere stories live. Discover now