İNTİHAR

18 2 2
                                        

Psikopat olmakla Psikopat olarak yargılanmanın  arasında çok fark vardır. Heleki psikopat olarak yargılanıyorsanız, hayat sizin için geceleri ölmeyi dilediğiniz bir cehennem olurdu.

Gökyüzü karanlıktı, sanki beni içine çekip öldürecek kadar karanlıktı. Ama beni içine çekip öldürecek şey sadece karanlık değildi. Ablamın intihar etmesi beni içine çekip öldürecek gibiydi.

1 gün önce

"Abla ben kızlarla dışarı çıkıyorum. Bir iki saate gelirim, merak etme" dedim ve yanağına kocaman bir öpücük kondurdum. Dışarıdan korna sesi gelince arkadaşlarımın geldiğini anladım ve hemen aşağı indim."Selam çocuklar, mevzu tam olarak ne?"

"Ne mevzusu kızım ya, şaka yaptık yoksa evden çıkacağın yoktu."dedi Arda. Ardından gözüm ön koltukta oturan berke takıldı; kumral dalgalı saçları alnına dökülüyordu herzamaki gibi. Masmavi gözlerinin arkasında ne saklanıyordu bilmiyorum ama dalgın gözüküyordu. Ona baktığımı anlamış olmalıki."Tuana sen iyimisin? Dalgın gözüküyorsun."dedi. Bu okulanyeni kayıt yaptırmıştır ve herzamanki gibi kendime kafa erkek arkadaşlar bulmuştum. Şunu herzaman bilin erkekler daha samimidir yani en azından benim için.

Bir yere gelmiştik ama neresi olduğunu bilmiyordum. Tek bildiğim şey buranın olması gerektiğinden daha karanlık olmasıydı. Araba durdu ve aşağı indik elimdeki saate baktım saat tam olarak 00.00 dı. Bir el arkadan gözümü kapattı.Kulağıma çakmak sesi geldi ve gözlerim açıldı.Bir kekin üstüne dikilmiş mula karşımda duruyordu Arda.Çok geçmeden ne olduğunu anladım bugün doğum günümdü.Annem ve babam bizi terk ettiğinden beri kutlamıyorum.

"İyiki doğdun prenses"dedi berk.Prenses ne amına koyayım ya neyse bozmiyim bari."Teşekkürler ya sizi çok seviyorum."dememle ikisine ahtapot gibi sarılmam bir oldu.Onları gerçekten çok seviyordum ama berk benim için farklıydı her zaman bana Ardadan daha yakın davranmıştı
Bana bir baba ve abi şefkati göstermişti.

Çok fazla dayanamadım çünkü çikolatalı kek benim için bir  imtihandır.Bunu özellikle seçmiş olmalılar çünkü onlara bunu sevdiğimden bahsetmiştim.Bütün gece eğlendik ve biraz içtik.Arda evde sorun çıktığını söyleyip gitmişti.Berk önce davranıp."artık gitmemiz gerekiyor hem senin ablan merak eder" haklıydı ablam beni çok merak etmiştir.

"Tamam gidelim araba yok nasıl gideceğim?" Benim arabam yoktu ama berklerim durumu bizden tonlarca iyiydi yani zenginlerdi."Hemen şoförü çağırıyorum zaten birazdan yağmur yağmaya başlar."kafa sallayıp onu onayladım. Toplanıp bir çırpıda ayağa kalktım ve aniden burun buruna geldik.

"Sana birşey söyleceğim Tuana bugün eve biraz daha geç gitsen olmazmı?hem annemgil yurt dışında beraber film filan izleriz." Dedi. Aslında hiçte fena deģildi evde depresyona gitmektense arkadaşımla film keyfini tercih ederdim."Olur benimde eve gidesim hiç yok zaten"dedim, o sırada şoför geldi ve bizi aldı.Eve girdik ve ben yorgunluktan direk koltuğa yayıldım oda gelip yanıma yayıldı.

"Ne izlemek istersin? Bence korku izleyelim yeni bir film vizyona gimiş." Başımla onayladım. Mutfağa gittik ve alkol şişeleri,cips, çerez ve kolayla odaya geri döndük.Evleri biraz küçük gibiydi yani ben villada oturuyordur diye bekliyordum."Buradamı yaşıyorsunuz?"dedim dayanamayıp."Hayır,burası sadece benim evim." Ne? bana ailesinin seyahatte olduğunu söylemişti ama buna takılmadan koltuğa tekrardan yayıldık bu sefer gereksiz ce yakındık ama bu beni rahatsız etmiyordu.Alkol ve biranın etkisiyle uyuşuyordum ve göz kapaklarım yavaşça kapanıyordu.

Gözümü rahatsız eden ışıkla uyandım ve doğruldum. Yataktaydım. "Günaydın!gece uyuyakalınca bende rahat uyu diye seni buraya taşıdım."dedi. Dolabında bir siyah sweath ve gri eşofman çıkarıp bana verdi. Üstüme giydim ama tabikide fazla bol olmuştu eşofmanın iplerini çekip sıkaca bir kurdele yaptım. Olamaz ayrıca saçlarım dağılmış   depresyonda gibi gozüküyordum.

Kapıyı açıp mutfağa doğru yürüdüm. İnanmıyorum kahvaltı hazırdı yeni tanışmış olsakta onun yemeğe ilgisi olduğunu bilmiyordum. Pankek yapmış, hemen masaya oturup pankek daldım."yavaş ye boğulacaksın,prenses" dedi. Yeter artık ben dayanamicam vallahi."Oğlum bana bir daha prenses dersen seni parçalarım."haklıydım prenses çok saçma bir kelimeydi çünkü senin bir baban olmazsa otomatikman sende prenses olamazdın.

Kahvaltıyı yapmıştık ve arabaya binip benim evin yolunu tuttuk. Eve geldiğimizde ona veda edip yukarı çıktım ve kapıyı açtım."Ablacığım, ben geldim."Neden ses vermiyordu? Ablam psiko terapi gördüğü için paniğe kapıldım öncede n intihar etmeye kalkışmışti ama olamazdı benim ablam yaşıyordu. Yaşaması gerekiyordu. Odasının kapısını sertçe açtım ve ani bir çığlık attım. Göz yaşlarım hür bir şekilde yanağımdan süzülürken ben ablamın yanına gittim ama nabzı atmıyordu.Ağladım durmadan anladım belki yaşar diye kendisi için olmasa Bile beni yalnız bırakmamak için yaşar diye yalvararak ağladım.

"Alo! Ablam öldü yani intihar etmiş."

"Hanımefendi sakın olun, adresiniz verirmisiniz hemen görevlileri yönlendiri yorum."

Adresi verip telefonu kapattım ve birkaç dakika sonra polisin sren sesleri duyulmaya başlamıştı.Geldiler ablamı siyah bir şeye koydular. Benimse artık ağlamaktan gözlerimden yaş gelmiyordu gelse ne yazardı ki ablam bilekleri kesili bir şekilde bu lanet hayattan göçüp gitmişti.
Ve en acısı arkasında annesiz, babasız ve en önemlisi ablasız bir Tuana bırakmıştı.

Psikopat Where stories live. Discover now