Şimdi istediğim yerde, onunlaydım. Peki neden mutlu olamıyordum? Kaderim mi buydu, yoksa kader denilen şey benimle oyun mu oynuyordu? Bir türlü mutlu olamamamın nedeni şuan yaşadığım şeyden içimdeki sesin memnun olmaması mıydı yoksa içimdeki sesi susturmak için kullandığım ilaçları almamam mıydı? Sanırım aynı yola çıkıyor.
____________________________
Kulağımda çınlayan çığlık sesleriyle gözlerimi açıp, ter içinde nefes nefese uyandım ve elimin tersiyle anlımı silip yataktan kalktım. Odadan çıktığım gibi havlularımı alıp kendime gelebilmek amacıyla soğuk bir duşa girdim, üzerimi giyinip ilaçlarımı içtim ve evden çıktım. Birazcık yürüyüş yapmak iyi gelebilirdi. Tabii bu soğukta ne yürüyüşü diyebilirsiniz lakin başka seçeneğim yok.
Biraz yürüdükten sonra köşedeki banklardan birine oturdum, çantama attığım çizim defterimi ve kalemimi çıkarıp dikkatimi çeken şeyleri çizmeye başladım. Üşüyordum ama pekte umrumda sayılmazdı, soğuğu severdim çünkü. Çok geçmeden çaprazımda kalan bankların birine yaşıtım bir kız oturdu. Kulağında kulaklık vardı ve ağzını oynatarak şarkıyı mırıldanıyordu, burdan duyulmuyordu lakin keşke duyulsaydı. Vakit kaybetmeden defterimde temiz bir sayfa açıp adını bilmediğim fakat birdaha asla unutamayacağım kızı çizmeye başladım. Çizerken her bir zerresinde birkaç dakika takılı kalıyor, her bir zerresini özenle çizmeye çalışıyordum. Ben onu çizerken onun kucağına bir kedi çıktı. Tekir bir kediydi. Çizimime kedi detayını tabii ki eklemeyecektim fakat kediyle beraber çok tatlı duruyorlardı. Kedi onun kucağına çıktığında o da hiç yadırgamadan kediyi kabul etti ve sevmeye başladı. Kendisi üşüyordu ama buna rağmen o yine de kediyi ısıtmaya çalışıyordu. Sanırım bir kez daha hayran kaldım.
Çizimimin son dokunuşlarını yaparken telefonu çaldı. Kaşlarını çatıp cebinden çıkardı telefonu. Aşırı tatlıydı. Telefonu açıp kulağına götürdü ve bir süre karşıyı dinledi, gözlerini kocaman açıp "Hemen geliyorum."dedi. Bu sefer kaşlarını çatan taraf ben oldum. O koşar adımlarla giderken ben arkasından bakakalmak dışında hiçbir şey yapamadım. Bir ona bakıyordum, bir elimdeki resme.
YOU ARE READING
Aybeniz
Teen FictionKarlı bir havada gördüm seni. Yüzün kızarmış, gözlerinin güzelliği ortaya çıkmıştı. İpek gibi olan saçların yüzüne geliyor, sense bunu aldırış etmeden kucağındaki kediyi ısıtmaya çalışıyordun. Tam o an tanıdım seni. Bir insanı ilk görüşte tanımak na...
