Birinin 'her şeyi' olmak, Sevildiğini hissetmek, karşılık bulmak, ölümüne sevilip, sarılıp sarmalanmak... Kendi yalnızlığında boğulan insanlar birilerinin gelip onun elinden tutmasını ve çıkarmasını beklerler. Ama başkasının sevgisini ve yardımını beklemek boşluğa açılan elin dolmasını beklemek gidibir. Sonucunda elinize geçen tek şey yine boşluk ve hiçliktir... Sahte arkadaşlıklar, sahte sevgiler, sahte aşklar, sahte bağlar... hepsi sadece yalan üzerine kurulu. İnsanlar gelip geçerken sen sadece kaldırımın kenarında oturup fark edilmeyi beklersin. Birilerinin 'her şeyi' olmak uğruna...
Kırmızı kapağı kapatıp kalemi elimden bıraktım. Geriye doğru iyice yaslandım. Tavana diktiğim gözlerle kısa bir an kendimi boşluğa bırakıp odamdan çıktım. Mutfağa gidip çerez tabağı hazırlarken annemin mutfak kapısından gelen sesiyle oraya döndüm.
"Ben çıkıyorum."
"İzin günün değil mi bugün? Nereye gidiyorsun?"
"Öyle de işten bir arkadaşım evine çağırdı, oraya gidiyorum." Kafamı aşağı yukarı sallayıp cevap verdim.
"Anladım." Tam gidecekken dönüp bir kaç saniye bekledi. Aklına birşey yeni gelmiş gibi durup konuşmaya başladı.
"Sende gelsene. Hem senin yaşlarında bir oğlu varmış onunda. İyi anlaşırsınız belki." Ahh hayıırr, bugün depresyon günümdeyim tüm gün boş boş durup uzanmam lazım. Bir sorunum olduğundan değil tamamen fantazi.
"Yok ya, böyle iyiyim ben."
"Tamam, sen bilirsin zorlamıyorum. İlla tanışırsınız zaten bir gün." Cevap vermemi beklemeden mutfaktan çıkınca bende hazırladığım tabağa son şeyleri koyuyordum. Çekmeden çıkardığım çikolatayıda alırken dış kapının kapanma sesini duydum.
Telefonu yüzüne kapatıp koltuğa iyice yayıldım. Çizgi dizi izleyerek geçen bir kaç saatin sonunda kapıdaki anahtar sesiyle dikkatimi oraya verdim. Annem içeri girip kapıyı kapatırken bende televizyonu kapayıp ayağa kalktım. Elimdeki boş tabağı mutfağa götürürken seslendim.
"Hoş geldin."
"Hoş buldum. Ne yaptın evde?"
"Normal işte, sağa yattım, sola yattım, bi ara baktım yerdeyim falan." Gülüp koltuklara otururken bende mutfak kapısından çıkıp yanına gittim.
"Sen ne yaptın?"
"Ay gittim oturduk biraz, sohbet ettik baya, gıybet dedikodu falan. İş yerindekilerden tut ünlülere kadar hepsini konuştuk. Ay bi de oģluyla tanıştım bugün. Bir görsen o kadar yakışıklı o kadar iyi ki valla bu yaşımda benim bile çocuğa dibim düştü."
"Görende 40 50 yaşında sanacak."
"Oraya mı takıldın cidden. O kadar şey söyledim ve senin sadece dikkatini çeken yer orası mı oldu çocuğum?"
"Evet." diyip omzumu silktikten sonra telefonumu alıp odama gittim.
Yorganı kaldırıp içine girdikten sonra kitap okumaya çalıştım biraz ama aklıma iki de bir annemin bahsettiği çocuk gelince sinirlenip onu da bıraktım. Niye bu kadar merak ediyorum ki? Fazla merak göte öhm neyse.
Telefonu alıp biraz da onunla oyalandıktan sonra uykum geldiği için uyudum.
AĞAĞAĞAĞAĞAĞAĞAĞ
BEN GELMİŞİMMMM
Of o kadar özledim ki yazmayı, yazmadığım zamanlarda boşluk varmış gibi hissediyordum.
Ve ayrıca önceki kitabın final bölümünde yazım tarzım güzel değil falan demişim. Çokta güzel yazmışım ama. Mükemmelim💅 Boşa drama queenlik yapmışım didwndlwjdlwjdlwidl
Neyse siz napıyosunuz?
Ben yine hayatımdan birilerini çıkatıp yazmaya başladım dkfkwidlwi
Kitabın şu an nereye gideceğini bilmiyorum akışına bırakıcam, aklımda küçük minnak şeyler var ama yinede tam oturmadı.
Bir de şey, ilk paragraftaki yazıyı ben yazdım da nasıl olmuş??👈👉 JDKFKWODMWHDMWJDKWDFEKFMWJDLWIHDQ7YE2IDJLSNXSKKKR
Eeee aklıma başka söyleyecek bir şey gelmiyo
A şey şey Bir gün Sanji'nin yemeklerini yeme dileğiyle...
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.