Defne

88 5 6
                                        

Bir insan kaç kere ölür? Kaç yanından vurgun yiyebilir? Belki size göre bir kere ama o her aynaya baktığında bin kez öldü,Defne için yaşamak en tatlı intihar yolu olmuştu zamanla yavaş yavaş sirayet eden ama içten içe çürüten ağır bir intihar yolu...

Salı sabahıydı,Defne yine her zamanki gibi evdeki herkesten önce uyandı, elini yüzünü uzun zamandır sabahları yikamiyordu çünkü aynadaki timsaliyle boğuşmak artık yormaya başlamıştı onu o yüzden hazırlanmaya başladı annesine zar zor kabul ettirdiği unisex tişörtünü giydi altına da okul pantolonunu ve sahile doğru yola çıktı çünkü sabahın bu saatinde gitmezse toplayacak bira şişesi kalmıyordu saat 7 civarına geldiğinde tüm sahili talan etmiş pazar arabasını yarılmış halde eve dönmek üzeri koyuldu yoluna,derken karşı kaldırımda yeşil elbiseli bir kız gördü,telefonla konuşuyordu ve banka oturdu.Defne ona öyle bir dalmıştı ki öyle özenmiştiki öyle hasrettiki aslında isyan edercesine bakmaya başladı haliyla kız korktu ve hızlıca ordan uzaklaştı sonra Defne'de hemen dolan gözleriyle ilerledi büfeye ve topladığı şişeleri sattı tam 15 lira tutmuştu,annesininse bundan haberi yoktu olsa umrunda olurmuydu oda ayrı mesele ama Süreyya öyle despot bir kadındı ki kolu komşu ne der diye asla müsade etmezdi.Zaten Defne'de kendi için biriktiriyordu o parayı,hemen heyecanla evine gitti yatağının altındaki kitabın arasına koydu parasını toplam 684 lirası olmuştu ama farkındaydı bu para onun adım atacağı yolda hiç bir fayda etmezdi.Hemen okul kıyafetlerini giydi ve mutfağa geçip kahvaltı hazırladı,sonra kardeşini kaldırdı yedirdi giydirdi,Defne kardeşiyle fark etmiyordu ama evlat hissini tatmin ediyordu adeta onun için Rüya dünya demekti dünya içinde ablası hayat demekti birbirine çok bağlıdır kız kardeş ve ablalar bilirsiniz ama onlarınki apayrı bir bağdı,annesi sürekli çalıştığı için Rüya'yı bebekliğinden bu yana o büyüttü.
Yola çıktılar,Defne için okul legal bir işkence merkezi haline gelmişti allahtan 12.sınıfın son haftalarındaydı ve üstelik ilk iki dersi beden eğitimiydi yani extra sürünme günüydü bugün.Rüya'yı okuluna bıraktı ve otobüse binip geç kaldığı okula doğru yol almaya başladı,olamaz aynı otobüste oda vardı "Ahmet" okulun en popüler en aptal çocuğu Defne hızlıca kafasını çevirdi ama yüzsüzlük bu olacakki Ahmet onca boş koltuk arasından geldi Defne'nin yanını seçti.Neyseki konuşmuyor derken içinden,
-kanka eşofmanini versene ben getirmemişim,dedi
Sürekli aynısını yapıyordu ve Defne igreniyordu çünkü bir erkek onun kıyafetini giyip içinde penisini gezdiriyor ve terini bırakıp geri veriyordu ne yani çokmu normal bu,hiç sanmam..
Dönüp ne kadar istemesede tamam dedi çünkü kendi menfaatide vardı Ahmet onun eşofmanini giyerse kendi soyunma odasına girmekten kurtulacakdı.Ve geldiler,ikiside inip spor salonuna doğru ilerlediler eşofmanıda alan Ahmet soyunma odasının kilidi bozuk diye Defne'ye
-Kapısını tutsana oğlum gören gelir canı çeker falan uğraşamam,dedi
Ne? Oğlummu ne yani ben erkekmiyim dedi defne içinden tebessüm ederek, bunu gören Ahmet tekrar dönüp,
-İstersen sende bakma canın çeker kanka ,dedi
Defne çantasını da alıp salona geçti geç kalmasına rağmen Harun hoca hâlâ gelmemisti sevindi yok yazılmayacağı için derken çok geçmeden geldi,hemen alel acele yoklamayı almaya başladı ve o ızdırap dolu an geliyordu an be an..
Harun hoca,
-Ozan?Ozan Akdemir?
(ses yok)
Defne yine kendi hayaline dalmıştı, artık o kadar benimseyip kabul etmişti ki kimlikte yazan ismine dönüp bakmıyordu bile o sırada hoca tekrar seslendi,
-Sana diyorum oğlum baksana buraya
Sınıf,Ozan burdayim desene????
-Burda,dedi ama o tek kelimeyle kendini yine en başa dönmüş hissetti, henüz tamamen açılmamıştı gerçi sonuçta insanlar müneccim değil nerden bilecekdiki Defne olduğunu gerçi bilseler de diyeceklermiydi sanki?..
Ve hoca kıyafet kontrolüne geçti Ahmet hemen dönüp,
-Hocam Ozan yine formayla bakın,dedi
Ah bu çocuğu uçurumdan yuvarlasa yeriydi adeta,Defne dönüp,
-Evet giymiyorum çünkü sen aldın benim eşofmanimi dedi
İkili arasında nabız yükselirken hoca yine ve yine yine yine olduğu gibi Defne'yi suçlu bulup sınıfa yolladı neyseki buda işine geldi burda testesteron ve ter kokusu içerisinde mağaradan fırlamış killariyla ortada abazayim diye bağıran tayfayla kalmaktansa en azından sınıfta uyurum dedi.
Yaslandı köşesine daldı,hayallere birini özlüyor gibiydi hiç olmamış birini kendini,sanki ondan başka biri daha vardı uzaklarda onun diyarına gelmekten çekinen,ürken taşacak gibi doldu yine hassas yüreği.aslinda annesine açıldıktan sonra geçer sandı o kadar da safdı Defne anlamak istemiyordu şu koskoca dünyaya bir biz ağır bir biz fazlaydik bir biz sığamadık..
Bakmayın annesine açıldı dediğime demiştim ya Süreyya öyle despottuki sanki hiç açılmamış gibi hareket ediyordu üzerinden 6 ay geçmesine rağmen üstelik.Çıkıştada pskiyatristle görüşmeye gidecekdi, çünkü artık hormonlar yetmiyordu dozunu arttırmak istiyordu hem 18 yaşındaydı ne mani olacakdiki?Annesimi? Haberi bile yoktu Babası peki dediğinizi duyar gibiyim, babası onu daha 8 yaşındayken terk edip gitti ve emin olun şuan olsa bile üzerinde söz hakkı yoktu.
Çıkış saati nihayet geldi heyecanla koşa koşa otobüse bindi oturdu, şoför garip garip bakıyordu,nedenini anlamaya çalıştı Defne çünkü aşırı feminen bir tarzı yoktu sadece kocaman saçları vardı kıvır kıvır hiç haz etmediği ve birde yüzünde çıkmaya başlayan sakalları ah pardon birde küçücük göğüsleri onları sıkı sıkı sarıyordu okula giderken anlaşılması imkansız dı, hormonlar etkisini yeni yeni gösteriyordu üstelik aşırı alıngandı,sonra şoför,
-Abicim kartını basmadın,dedi
Defne,
-A pardon aklımdan çıkmış, dedi
Öyle de heyecanlıydı sanki yeni doğmuş bir bebek gibi her görüşmeye giderken doktoruna o heycanlada yolu bitiverdi anlamadan hemen inip hastaneye geçti yağmurda başlamıştı ve saçların ıslanırsa dahada kabarır diye koşa koşa girdi hastaneye,biz kızlar da böyleyiz işte naparsınız her koşulda şartta güzel kalmak istiyoruz
Neyse,hastaneye ayda bir geliyordu Defne bu yüzden nerdeyse herkes ona alışmış tanışmıştı,bir çocuk gördü sevmek için egilecekken annesi çocuğu, sevmesin diye kolundan çekip kaçırdı, öyle ya sevgi en büyük suçtu bu toplumda günahı en ağır suç..
Yüzü düştü sırası geldimi diye sormak için odaya girdi çünkü uzun zamandır duruyordu, kapıyı açtı ve yabancı bir adam hiç tanımadığı ela gözlü uzun boylu buğday tenli kumral 20-25 yaşlarında bir çocuk hemenn sesini incelterek,
-Ben Arzu hanıma gelmiştim fakat yanlış geldim sanırım?dedi
Ardından çocuk dönüp,
-Yo hayır doğru geldiniz Burak ben,Arzu hocanın yeni asistanı,dedi
Tabi dururmu bizim kız,
-Defne bende Arzu hocanın eski danışanı,dedi
Ekrana bakarak,
-Ozan Akdemir gözüküyor sistemde ama,dedi
Defne yine bir kez daha başa sarmıştı
-Evet kimlikte yazan isim o,ne yazıkki dedi
Birden yüzü buruştu sanki asistanın anladı farklılığını ve bellide etti bakışlarıyla
-Geçebilirsiniz sıra sizde o zaman,dedi ardından
"Gerizekalı sanki ne olacağını sanıp espri yapıyorsan" diyerek içinden ilerledi ve kocaman sarıldı Arzu hocaya,
-Evet, nasılsın Defne'cim geçen aydan beri dedi
Tabi bu sırada asistanda içerideydi,
Dönüp,
-Aynıyım hâlâ hocam, her günüm bir diğerinin tekrarı her anım bir diğerinin yansıması ama ben sizden hormonların miligramlarini yükseltmenizi rica eticekdim,dedi
Ardından
-Ama Defne bunu daha önce konuşmuştuk bu isteğe göre arttırılıp azaltılabilecek bir şey değil ki canım, biliyorum yetmiyor ama yavaş yavaş ilerlemek zorundayız senin sağlığın için, dedi
Oda dönüp,
-Ben 18 sene bu bedene sıkıştım hocam 18 sene,dile ne kadar kolay değil mi bide içime bakın her yanım darmadagin ve artık bir günüm daha yok buna harcayacak bitti,dedi
Doktor bir şekilde ikna etti geçici de olsa caydırdı en azından ama yetmiyordu ne göğüsleri ne bedeni ona yetmiyordu evet biraz değişmeye başlamıştı teni incelmeye,göğsü büyümeye ama o daha hızlı olsun istiyordu aslına bakarsak en doğal hakkıydi,hemcinslerinin doğuştan sahip olduğu herşeyi o sıfırdan elleriyle almaya çalışıyordu fakat yorgundu dünden kalma acı bir yorgunluk...
Çıkarken ilk başta dikkatini çeken çocuğa bile bakmamıştı,
-Sanki banami bakacak en fazla sevişip kenara atar, gerçek kadınlar varken benle ne işi olacak sanki öyle bir erkeğin diyordu kendi kendine,hep yapıyordu bunu sürekli kendini asağılıyordu yerli ve yersiz üstelik.
Evine döndü,yemek bile yemeden odasına çekilip oturdu yatağının köşesine, gözü Rüya'yı bile görmemişti yine bir gece ve yine melankoli sarmıştı her yanını köşe bucak,annesi geldi sonra gece on iki civarı,
-Ozaaan,diye bağırdı anlaşılan kafası güzeldi yine
Aldırış etmedi Defne ama annesi ısrarla kimlikte yazan ismi telafuz edince sinirle bir hışım çıkıp bu evde Ozan diye biri yok olmadı hic dedi,annesi dahada sinirlendi saçından tutup banyoya soktu Defne'yi aynaya tutarak kafasını
-bak bakalım Ozan kimmiş öyle saçını 2 tutam uzatıp mor giymekle kadinmi olduğunu sanıyorsun sen dedi ve eliyle Defne'nin genital bölgesini tutup
-Bak hissediyormusun sen busun erkeksin dedi,Defne dilini yutmuş gibiydi konuşamadi ağlayamadı sustu sadece baktı annesine öyle sanki yetim kalmış gibi derin derin, Süreyya buna dahada sinirlendi bir eliyle ellerini tuttu diğer eline makas alıp lütfen anne diye yalvaran yavrusuna kulaklarını tıkayıp vurdu makası saçına
-Al şimdi de kadın ol bakalım bumu seni kadın yapacak bok olursun başıma travesti olacak bu yaştan sonra bide senlemi uğrasicsm dedi
Defne o an sanki felç inmiş gibi kaldı yığıldı,anneside bir saatden sonra yoruldu hakaret etmekten vurmaktan odasına gitti,Defne öylece kaldı saatlerce ellerinde saçı gözünde göz yaşı içinde ruhunun sızım sızım kıvranışıyla,yavaş yavaş dili açıldı fısıltılarla
-sen zaten benimle hiç uğraşmadınki,diyordu
O engamede aynada yere düşmüştü şans ya kırılmadi belkide kalbi doldurdu o gece kırılacaklar listesini ve şortunu indirdi korsesini çıkardı şimdi aynada bakmaktan bile iğrendiği ona ait olmayan bir organ duruyordu annem doğru söylüyor belkide diyordu,
-bu olduğu sürece nasıl kadın olabilirim ki dedi
Gözü dönmüştu sanki aklı selim düşünemiyordu,kalktı buzdolabına koştu bir kalıp bozuk poşete koyup eline aldı kapıyı kitledi makası da yerden aldı,karar vermişti o gece intihar etmek değildi niyeti kendi olabilmekdi sadece niyeti bunun ne kadar yanlış olduğunu anlayacak bir halide kalmamıştı,buzu vücudunun genitel kısmına koydu uyuşması için en azından bir nebze ve ambulansı aradı ölmeyeceğinden de emin olmak için,buzu indirdi ve eline makası aldı
-benim bir vajinam olacak,benim penisim yok benim penisim yok sen bana ait değilsin diye haykırarak..
Bir anda etraf kana bulandı komşulara kadar gitmişti çığlıkları boydan boya evin duvarlarında ambulansın ışıkları vardı,Rüya korkudan Çığlık çığlığa ağlamaya başlamıştı komşusu Aysel hanım onu aldı ve sakinleştirmek için evine götürdü Süreyya'daydı suskunluk sırası şimdi aslında biliyordu buna kendi sebep olduğunu Allah cezami versin diye kenara yığılıp üstünü başını parçaladı saçlarını yoldu, kapı hâlâ açılmamıştı üstelik risk daha da artıyor du,evet sanırım bu ses, açılmıştı kapı, eşiğinden kan akıyordu salona bunuda görünce Süreyya olduğu yere bayıldı...
Apar topar hastaneye taşındı Defne,neyseki tam zamanında yetişmişti ambulans ve hemen ameliyata alındı 6 saatin sonunda çıktı ameliyathaneden hayati riski yoktu,odaya alında annesi kapıdan içeri bile girmedi hak etmiyorum diyordu,halâ kendini suçlayarak tırnaklarını geçiriyordu etlerine,sabah oldu Defne yavaş yavaş ayilmaya başladı o gece annesi bunun ne kadar ciddi bir şey olduğunu kavradı, keşke böyle olmasaydı ama oldu
Ürkek ve utangaç bir tonda
-Defne,dedi Süreyya ilk kez hayatı boyunca
Defne halâ tam anlamıyla kendinde değildi.O onu affetmedende süreyyanin içeri girmeye niyeti yoktu gururuna yediremiyordu,evlat katiliyim diye bütün gece inlemişti.Tamamen açıldı gözleri bu sefer hemşire,sevinçli halde nasılsınız diye sordu,
-Penisim duruyormu? Oldu ilk cümlesi
Hemşire bişi diyemedi ve çıktı odadan Defne acıyla inlemeye başladı anne diye,her anne deyisinde Süreyya'nın içi sızlıyordu.Daha fazla dayanamayıp girdi içeri ve
-hersey güzel olacak kızım,dedi
Defne ne olduğunu anlamadı acısını bastırdı bu heyecan yüzü gülümsedi,
Süreyya,
-Özür dilerim yavrum, özür dilerim ben bilmiyordum hiç duymadım ki bu kadar ciddi bir şey olduğunu hiç bilmiyordum dedi
Defne o kocaman kalbiyle sildi dün geceyi ve
- olsun anne herşey olacak ya ona bakalım biz dedi
Aslında bu olay onlar için dönüm noktasıydı birbirlerine dahada baglandilar bu sayede fakat Defne kendine öyle bir zarar vermiştiki ömür boyu bunu çekecekdi.



SİRAYET Where stories live. Discover now