1. BÖLÜM : GÖRÜNMEYENİN ARKASI

135 21 8
                                        

"Gerçek yansıma ayna üzerinde görülmeyendir. "

Geçmiş kimilerine mutlu bir hatıra kimilerine de cehennemden farksız ıstıraptan ibarettir. bu ıstırabı yaşayan sadece o kişi değildir, gelecekte onunla beraber yol alacağı duyguları da aynı ıstırabı içlerinde hissederler. Aynada kendilerine baktıkları zaman ise kendilerini bambaşka biri gibi hissetmeye başlarlar . Hislerini ve düşüncelerini hiç değişmediği kadar değiştiren olayların meydana gelmesinin sorumlusu kimdir kişi mi , yoksa ona bunu yaşatan kimseler mi ?


Beş benim için sadece rakamdan imaret değildi . Bedenim ve ruhumun asla bir araya gelemeyeceği uçurumun kırılmaya başlama zamanlarıydı. O zamanlarda herkes düşünür bir çocuğa ne olmuş olabilir ki elinde oyuncağıyla oynar , eğlenir ve bunun gibi şeyler . Bu hangi çocuk " Alice Harikalar Diyarı 'nda " olandan mı ? Aslında bakılırsa bir çok çocuk öyle ama ben bunların arasına hiç bir zaman giremedim . Belki de adım bu yüzden Elena ' dır. Karanlık beni dar bir odaya da kapatsa her zaman üzerinde parlamaya devam edeceğim.

Anılar

Güneşli havaydı . Hatırladığım kadarıyla Ağustos olmalıydı daha o zamanlar İstanbul ' a Yeni taşınmıştık . Benim için köyden şehre taşınmak büyük bir değişim olsa gerek . Değişim bir çok kişi için yenilik , başarı , mutluluktur . Ben de o dört yaşımda tam olarak böyle düşündüm . Yeni yer yeni arkadaşlardır . Bu her zaman böyledir . Yeni arkadaş edinmek için dışarı çıktım. Eski tahtadan yapılma soluk renklere boyanmış kimileri kırık tahtadan oluşan bir park . Pek iyi sayılmasa da benim için yeterliydi . Özelikle salıncak olması . Hemen karşımdaydılar . Kırık olup olmadığına bakmadan bindim tabii o zamanlar boyum kısa olduğu için salıncağa bindiğimde ayaklarım yere değmiyordu ben ayakta sallanıyordum . Buraya kadar normal peki bundan sonrası her gün parka bir sürü çocuk geliyordu . Ben gittiğimde ise hepsi saniyeler içinde kayboluyordu , kaçıyordu . Bu kaçışın gerçek nedeni neydi bir çocuk mu yoksa gelecekteki yansıması mı ...

(Telefon çalıyor.)

Telefon çalıp duruyor . Sabahın köründe arayan kimdi ? Evdekiler uyanmasın diye telefona bakmaya karar verdim . Arayan kişi Geceydi . Gece en yakın arkadaşlarımdan biriydi. Aynı okula gidiyorduk . Yeşil gözlü, sarışın ve köpeklerden aşırı derece korkan sevimli kızdı. Uyumaktan ve kitap okumaktan , vazgeçmiyordu. Belki de ismi bu yüzden Gece ' ydi. Kendisi ifla olmaz dizi bağımlısıydı.

" Elena Erza tutuklanmış , o A değilmiş . Ne olacak şimdi "

" Bir dakika sen sabahın köründe bunun için mi aradın , sabahı bekleyemedin mi ? "

" Aslında bekleyebilirdim ama önceden haber vermezsem kızarsın diye düşündüm "

"Haber neymiş . Eğer işime yarayacak bir şey değilse yarını bekleyebilir."

"Yani , sayılır . Sınıfa yeni birileri geliyormuş."

" Sınıfa bize düşman birileri geliyor desene ."

Sınıfın yarısından çoğu bize düşman gözüyle bakıyordu . Bu durum biraz benle birazda Leyna ve Layna ile alakalı . Birinci sınıfınken gerçekten derslere kendimi kaptırmıştım. Sınıfın çoğu böyle değildi . Ödev verildiği zaman yapmıyorlardı . Ben yaptığım için öğretmene hatırlatıyordum. İlk zamanlar bir şey yoktu ama rahatsız oldukları çok açıktı. Ben de bir süre sonra bıraktım çünkü kafama çanta fırlatacaklarını hissetmeye başladım. O günden midir ne bana filtresiz nefret ediyorlar . Yani ona bakılırsa duygularımız karşılıklı . Sınav zamanında ve ödevlerde bize karşı sevgi tomurcukları besliyorlardı. Rol yaptıkları netti. Yine de yardımcı oluyorduk . Sonuçta bilgiden kimseye zarar gelmez . Sınıfa yeni birisi gelmesine gelirsek her yeni gelen mutlaka karşı müttefik grubuna katılıyordu . Nedensiz şekilde bize karşı nefret besliyordu. Durum ne olursa olsun ister yeni birisi gelsin ister başka bir şey biz beşimiz onların üstesinden geliriz ; ben ( Elena) , Gece , Leyna , Ahenk, Layda . Önemli olan sayı değil kimin ne olup olmadığıdır .

AYNAWhere stories live. Discover now