-Giriş-

31 4 0
                                        




Ormanın derinliklerinde bulunan bir kasabanın küçük ama içinin bir sürü yazıyla dolu olduğu kütüphane ile başlamıştı her şey...

Yağan yağmurdan kaçarken, yine sığındığı tek yer olan kütüphaneye gelmişti.
Beğenmediği kahverengi gözlerini yere sabitleyerek yürümüş ve ezbere bildiği kitabının başına geçmişti. Şöminenin yanında olan tekli koltuğa oturmuş okuduğu kitabı bıkmadan, tekrar tekrar okuyordu. Okuduğu yazı onu çok etkilemişti, hep düşünürdü yazar nasıl düşünerek yazmış bunları hayran kalmıştı çünkü hayatta hiç tatmadığı bir duyguyu nerdeyse uzun bir süre boyunca kitaptan okuyordu ve gerçekten ...o kadar çok beğenmişti.

Belki başkalarına sıradan gelen sözler ona o kadar farklı anlamlar katardı ki bu onu daha da eğlendirirdi. Kitabın konusu bir adamın karşılıksız sevgisi ile kadının ise o sevgiden nedensizce kaçması ve adamı yüz üstü bırakması ile ilgiliydi.
Ama kitapta adam her ne kadar kadının onu sevmemesine üzülse de, sevmenin anlamını daha iyi anlıyordu...yani aslında illa bir karşılık beklemeksizin süren sevginin her ne kadar bir mutlu sonu olmasa da sevmenin tatlı acısı ile yaşamayı öğrenmişti bu yalnız hayatında.

İşte siyah dalgalı saçlı çocuk o zaman anlamamıştı sevginin anlamını çünkü ne küçükken sevgi görmüş ne de değer görmüş, o sadece baskı altında  anne ve babasının küçümsemeleri ile yaşama tutunan bir gülken bir zaman sonra yaprakları döküldüğünde anlamıştı büyüdüğünü.

Çocukluğunu yaşayamamış hep başkalarının sözleri ile hayatını sürdürmüştü.
Ve bu, küçük bir çocuk için her ne kadar zor olsa da büyüyünce daha az acı çekmesine neden oluyordu. Bir bakıma iyi bir şey diyebiliriz...
Evden yine kaçmıştı. Sırf anne ve babasının söylediği şeylere maruz kalmamak için yine sığınağına gelmişti. Cidden sevmenin nasıl bir duygu olduğunu hep merak ederdi esmer çocuk. Okuduğu kitaplar her ne kadar gözünü korkutsa da yaşamadan bilemeyeceği gerçeği daha ağır basıyordu.

Hep yazar olmak ister, düşüncelerini korkusuzca söylemek ve istediklerini bir kağıda dökmek ister, onun herkes tarafından okunup nasıl bir his olduğunu merak ederdi. Sonra resim ile ilgilenmek isterdi özellikle sevdiği şeyleri resmetmek ister ve onları her parmak hareketi ile uğraşıp emekle resmetmek isterdi. Birde insanları anlamak, duygularının haritası, yaşamlarına yol vermek, yani psikolog olmak isterdi.... olmak istediği bir sürü şey vardı ama bunlar onun için çok önemliydi.

Çünkü o isterdiki yaşadığı şeylere tanık olsunlar, onun yanında gelen darbeleri görüp anlamalarını isterdi...
.
.
.
.
Tutunucak dalım okuduğum yazılardı, onlarla mutlu oluyor yazıların gizemleri ile hayat buluyordum.
Yaşadığım şeyler beni bir çıkmaz yola sokuyor, çığlıklarımı kimse duymuyordu.
Ben öyle sanıyormuşum.
Her ne kadar yakın gördüğümüz insanlar çıksa da karşımıza, onların yakın olup olmadığını üzüldüğümüzde fark etmemiz çok acı.
İşte okuduğum her kitapta en ince ayrıntısına kadar düşünürdüm.

Veya ben kendimi kandırıyordum?
İşte bu beni her zaman yıpratırdı ama insanlara her zaman daha iyi yaklaşmama sebep olurdu, aileme göre.
Bugün en ufak ayrıntısına kadar okuduğum kitabımı, tekli koltuğumun yanındaki sehpaya koydum. Şöminenin yanında bulunan cama bakıyordum ve cama tutunan yağmur damlacıklarını. Bütün mevsimleri severdim ama yağmurlu hava bir ayrı güzel geliyordu gözüme. Sanki akan her bir yağmur damlasını, ağlayamayan kendime benzetirdim tek fark, benim istesemde rahatça göz yaşlarımı dökemememdi...çünkü ben böyle büyümüştüm. Ağladığım her zaman beni küçümseyerek zayıf biri olduğumu söyleyip dururlardı. Bende hep maruz kaldığım bu sözler yüzünden ağlayamaz haldeydim. Düşünüyorum da hiç yağmurun tutunabileceği şekilde ne bir camım nede toprağım vardı. Ben bu acımasız dünyada zayıf büyüyen, zayıf ölen birisi olarak kalacaktım...

Öncelikle hatalarım varsa mazur görün lütfen...
Kısa bir bölümdü biliyorum ancak ilk yazım olduğu için tedirginim zamanla daha fazla yazı yayımlıyacağım...

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Apr 03, 2023 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Seafret | TaekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin