Elindeki fırçayı yavaşça palet üzerinde dolaştırdı ve lacivert boyanın ince uçlar arasına karışmasını, kahverengi uçlarını laciverte boyamasını izledi sarışın genç. Tablo üzerinde kolayca kayabilmesi için uçlarını hafifçe ıslattı ve önceden hazırladığı beyaz boyanın etrafına diklemesine lacivert çizgiler çizdi. Elindeki fırçayı diğerlerinin yanına bıraktı ve tarak şeklinde olanı aldı, bu diğerine kıyasla kuruydu. Bu nedenle her yerini karıştırmadan boyayı sadece fırçanın uçlarına bastırdı. Ardından birkaç defa tabloya hızlı uzun fırça darbeleri indirdi.
Karşısındaki kadının ince uzun lacivert saçları, adeta gerçekmiş gibi tablonun üzerine işlenmişti.
Derin bir nefes alarak fırçalarını su kabının içinde hafifçe çalkaladı, ardından hepsini içinde bırakarak ayağa kalktı ve bitmiş boyaların kapaklarını kapattı. Kısa bir süre içinde mutfakta kendine ağır bir kahve hazırlamış, yorgunluktan kapanmak üzere olan göz kapaklarının yeni tablosu karşısında biraz daha dayanmasını ummuştu. Her zaman yaptığı gibi cam kenarında duran tahta sandalyesine oturdu ve hemen önündeki tabloyu daha ayrıntılı inceledi.
Marinette, mavi gözleri, koyu lacivert saçları ve üzerindeki kırmızı elbisesiyle kendisine gülümseyerek bakıyordu. Yaptığı tablolar her bittiğinde aynı şekilde oturup onları incelerdi genç adam, kimi zaman beş sene önce ölmüş sevgilisinin tablosunun hareket ettiğini de görürdü. Fakat bu olay yaşandıktan sadece birkaç saat sonra gözünü hastanede açar, koluna sayamayacağı kadar çok serum yerdi. Kimi zaman da her bakışında sinir krizi geçirirdi. Emekle çizmeye uğraştığı genç kadının tablosunu yakıp yırtar evinin camından sokaktaki çöp kutusuna fırlatırdı. Alt komşularının kendisine ettikleri küfürler ve tesellilere tekrar tekrar maruz kaldığında gidip sevgilisinin tablosunu eve geri taşır boş kilere atardı.
"Bu kadar emek harcayıp evinden çıkarmak istiyorsan en azından satmalısın. Kim bilmiyorum ama gerçekten çok güzel bir kadın, eminim bir sürü alıcısı çıkacaktır."
"Şimdiki zamanda zengin insanların evlerini saçma sapan insan resimleriyle doldurduğunu duydum, yeğenim John onlardan birinin evinde çalışıyor ve aynı senin çizdiklerine benzer bir sürü tabloları olduğunu söyledi. Kedilerimin kafasına tablolarını fırlatmak yerine onları zenginlere sat ve kiranı öde."
Bu sözler komşuları tarafından zihnine kilitlenmiş bir sürü şeyden sadece bir kaçıydı. Fakat hiç biri Adrien için bir şey ifade etmeksizin orada duruyor, Marinette'in anıları yanında boşu boşuna yer kaplıyordu.
İki gün önceye kadar sergi açmayı ve zenginlere sevgilisinin tablolarını satmayı planlamadan önce bu sözlerin anlamsız olduğunu düşünerek kendini kandırmıştı. Fakat görünen o ki pek de boş sözler değillerdi.
Ya da sadece artık Marinette'in yüzünü görmekten bıkmıştı. Mavi elbiseler içinde çiçek toplarken, kırmızı benekli elbisesiyle asilce kitap okurken ve beyaz gömleğinin üzerine vişne suyu döküldüğünde yüzündeki şaşkınlığı çizmekten artık bıkmıştı. Fakat bir yanı da onun hala yaşamadığına sinirliydi, ne olurdu sanki gerçekten karşısında vişne suyunu dökse ve gülerek Adrien'ın önünde soyunsa.
Her zaman yaptıkları gibi yatak odalarına yürür harika bir gece geçirirlerdi. Ve sarışın adam şimdiki gibi tek ve yanı boş şekilde uyanmak yerine yanında sevgilisinin karışmış saçları yüzünü okşarken uyanırdı.
Hafifçe iç çekti ve bitirdiği kahvesini cam kenarındaki masanın üzerine bırakarak ayağa kalktı. Tablonun önündeki ince uçlu fırçayı siyah boyaya bandırdı ve hızla köşeye Agreste yazılı imzasını attı. Fırça elinden kayıp yere düşerken odanın ışığını kapatarak kendine yeni bir kahve daha yapmak için mutfağa yöneldi. Yarınki sergisi için uyanık kalmak zorundaydı, eğer uyursa tekrar kâbus görecek, doktoru ondan haber alamadığı için evini basacak ve onu hastaneye yatırıp on gün boyunca uyutacaktı.
Adrien bunun tekrar yaşanmasını istemiyordu, fakat içtiği koyu kahve artık vücuduna etki etmemeye başlamış, halisulasyon görmesine neden olmuştu. Bu daha önce hiç yaşanmamıştı, her zaman tabloların bir anlık hareketlerini görürdü. Onları çok izlediği için beyninin kendisine oyun oynadığını düşünürdü.
Fakat şu an yaşanan çok daha farklıydı, bütün ihtişamıyla ölmüş sevgilisinin şu anda kanlı canlı karşısında duruyor oluşunun düzgün bir açıklaması yoktu.
Yeşil gözleri Marinette'in beş senedir hasret kaldığı mavi gözleriyle buluştuğunda, Adrien çoktan yorgunluk ve şaşkınlıktan mutfak zeminine yığılmıştı bile.
...
TerraLeyl,2022
YOU ARE READING
LIE - |adrienette|
Short StoryÜnlü ressam Adrien Agreste, sevgilisini bir hastalık sebebiyle kaybettikten sonra hayatını, onun aklında kalan karelerini çizmeye adamıştı. Fakat şimdi, ölümünden 5 yıl sonraki ilk sergisinde, ölen eski sevgilisi kanlı canlı karşısında duruyordu. ...
