Merhaba normalde komedi severim ama bu fic yıllandı resmen ve atmak istedim umarım beğenirsiniz... Yeni bir yazarım😞bana sans verın
Eğer okuyorsanız begenirseniz sevinirim okunduğunu anlarım 🍥
2017
Jisung, gözlerinden akan yaşlar ile sevgilisinin kollarında kendinden sıkılmış bir şekilde duvara bakıyordu. Jisung ona hayatını yeniden kazandıran adama çok şey borçluydu.
Onu seviyordu, onun gitmesini istemiyordu. Giderse tekrar eski alışkanlıklarına döneceğini ve hayatını bitiren saçma haplara ve içkiye yeniden sarılacağını çok iyi biliyordu.
***
" Görüşürüz sevgilim," dediğinde Jisung gitmemesi için kapının önüne geçerek; "Gidemezsin, beni bırakamazsın! Ben senin yanında hayatımı tekrar kazandım. Eğer sen gidersen herşey tekrarlanır." Jisung sessiz hıçkırıklarından zar zor cümle kurmayı başardı. Yavaş yavaş "Lütfen, bırakma beni!" diye sayıklıyordu. Her söyleyişinde sesi daha da kısılıyordu.
Minho, Jisung'u kendine çekip bir daha asla sarılamayacakmışcasına sıkıca sarıldı. Minho gitmek zorundaydı. Bir taraftan ailesinin baskısı, bir taraftan Jisung'un hıçkırarak Minho'ya gitmemesi için yalvarması...
Minho'nun yavaşca gözleri doluyordu, sevgilisine bakarak titreyen sesi ile "Seni seviyorum sevgilim birgün yine geleceğim. Söz veriyorum ve biliyorsun ben sözlerimi tutarım Jis." Jisung'un hıçkırıkları azalmıştı. Geriye sadece sessiz iç çekişleri kalmıştı.
Minho son kez öptü sevgilisini ve Jisung ile anıları
olan o evden çıktı.
Jisung, Minho gittiği an biliyordu ki hayatı asla aynı olmayacaktı. Tek yapabildiği şey Minho'nun geri döneceği sözüne tutunmak olacaktı.
***
2018
" Jisung yeter artık kendini toparla. Bu böyle olmaz." Seungmin isyan eder bir şekilde mırıldandı.
" söylemesi kolay tabii Seung, onsuz 1 yıl anlıyor musun? 1 yıldır hayatım yok benim. Ölü gibi geziyorum nefes alıyorum ama ruhen yokum ben seungmin" derin bir iç çekti ve masadaki kahvesine uzanıp, kahvesinden bir yudum aldı ve geri masaya bıraktı.
" Jisung, evet anladım sen hala onun sözüne inanıp bekliyorsun tamam, ama bu söze tutunmak seni yıpratıyor . Bırak hayatını yaşa , bir söze bağlı hayatını sürdüremezsin" dedi .
" ben onun küçük bir sözüne tutunmazsam yaşayamam. En azından bir umut bekliyorum tekrar yanıma gelmesini ve beni kurtarmasını." dedi Jisung.
seungmin farkediyordu, minhodan bahsettiği an yüzünde ki iki mercek parıldıyordu. Minho sayesinde canından çok sevdiği arkadaşı bağımlı olduğu şeyleri bırakıp hayatını yaşamaya başlamıştı ama şimdi ise herşey eskiye dönüyordu. Ve seungmin bunu istemiyordu. Minho, eğer geri dönerse seungmin'in ilk işi arkadaşını bitmiş bir harabe olarak bıraktığı için kızmak olacaktı.
***
*JİSUNG VE MİNHO WP*
jisung: her gün daha çok yıpranıyorum.
Her gün daha hayatsızlaşıyorum.
senin sözüne güvendim Minho. beni
hayal kırıklığına uğratma.
jisung: 1 yıl oldu Minho. Sensiz 1 yıl sevgilim
neden yazmıyorsun 1 yıldır Minho ?
numaranımı değiştirdin?
mesajlarım bile gitmiyor artık
jisung:umudumu her gün daha fazla yitiriyorum minho.
jisung: bana bunu daha ne kadar yaşatacaksın?
*mesajınız iletilemedi*
***
" hayır felix" dedim, sıkılmış bir şekilde.
"Hadi ama jisung lütfen!!!" Dedi ısrar etmekten bezmemiş arkadaşı.
"cidden istemiyorum lix neden zorluyorsun?" Dedim isyan ederek.
" çünkü, bu partiye gelirsen en azından kafan dağılır ve eski canlılığına dönmen için yeni bir başlangıç olur hyung." Dedi felix dudaklarını yalvarır gibi büzerek.
Jisungun tamam demekten başka çaresi yoktu, çünkü kafası şişmişti ve okul arkadaşı yada doğrusu tek arkadaşı olan Felix'in gelirse eğer mutlu olacağını biliyordu. Sırf onun için bu saçma okul partisine gidecekti.
Jisung gözlerini devirip kabul etmek anlamında başını salladı. Felix sevinip Jisunga sarıldı.
" tamam küçük adam nefesim kesiliyor" dedi Jisung zar zor konuşarak.
Felix yavaşça çekilerek; " Ozaman parti'de görüşürüz! sincap" diyip oldukları masadan ayrıldı.
Jisung, Felixin "sincap" lafı ile yeniden aklına sevdiği adam geldiğinde derin bir iç çekti.
" sincaba benziyorsun Jis" derdi Minho, hep sevgilisine. sonra da hemen eklerdi ; " benim sincabım" diye...
Jisung ,küçüklüğün de her zaman büyük dişleri yüzünden alay konusu olurdu. İlk defa biri onu kusurlarına bakmadan sevmişti... gerçi
Minho, sinacaba benzer dişleri ile onu her zaman kusursuz bulurdu...
***
"Susar mısın Felix?" Dedi sinirle Lix'e.
" Ama sosyalleşmen gerek hyungg" dedi Felix.
Kalkıp dans etmesini isteyen arkadaşı ile uğraşırken , en sevdiği müziğin çaldığını farkettiğin de gözleri doldu. Ah tabii ki bir müzik yüzünden gözü dolmadı sadece eskiden Minho ile bu müzik'te dans ettiği zamanlar aklına geldi...
*flashback*
*Jisung'un ağzından*
"Benimle dans edermisin jis?" Diye sordu sevdiğim.
Gülümseyerek kafamı salladığımda nazik bir şekilde elimi tuttu ve beni oturduğum koltuktan kaldırdı. Küçük evimizde ama birlikte olduğumuz sürece yuva gibi hissettiren evde birbirimizin gözlerinin en derinine bakarak dans etmeye başladık. Minho şarkıya eşlik ediyordu aynı anda ise belimden tutup iki yana doğru sallandırıyordu ikimizi .
Yavaşça bende şarkıya eşlik etmeye başladığımda seslerimiz karışmıştı.
"Sizi iyi hissettiren bir şarkıyı düşünebilirsiniz öznel ^^"
Şarkıyı söylemeyi bitirdiğimizde bana derin bir gülümseme ile bakıyordu. Bana sarıldığında gerçekten uzun aradan sonra yaşadığımı hissetmiştim...
"Seni seviyorum" dedi.
"Seni seviyorum" dedim.
*flashbackend*
Ne yapacağımı bilmiyordum. onu nasıl bulacağımı hiç bilmiyordum.
***
Eğer yazdıklarım bi gün tutarsa en büyük soku falan geciricem😶🌫️
YOU ARE READING
save me
Fanfiction"Seni seviyorum sevgilim bir gün yine geleceğim. Söz veriyorum ve biliyorsun ben sözlerimi tutarım Jis."
