Hoş geldiniz.
• • •
Sımsıcak yaz güneşi açık camdan içeri vururken derin bi nefes aldı. Saçları uçuşuyor bir kaç teli dudağına yapışıyordu ama onları çekmek için uğraşmadı.
Arabasını park edecek bir yer bulamıyordu genç kadın. Onun için özel ayrılmış park yerine mecbur kalınca, boşuna yer aramış olmanın hırsıyla ufacık burnu kırıştı. Kocasının arabası görüş alanına girince istemsiz neye kızdığını bile unuttu. Doğru ya, özlemişti. Ah çok özlemişti. Yolu uzun olduğu için gelişi güzel topladığı saçlarına baktı dikiz aynasından. Her bir teli ayrı yerden fırlamıştı. Kocası onu görse epeyce uğraşırdı kendiyle muhtemelen. Tokasını çıkarıp hafifçe elleriyle düzeltti altın sarısı saçlarını. Şimdi daha iyi gözüktüğü aşikardı. Çantasını almak için yan koltuğa döndü. Onu bir sürü dosya ve kitap altında bi yerde olduğunu görünce uğraşamayacak kadar heyecanlı olduğu için öylesine bi bakıp hemen önüne döndü. Arabadan çıkıp, üzerindeki eteği düzeltti. Neredeyse mükemmel! Neredeyse..
Otoparktan çıkıp asansöre bindi. Kocasının olduğu yönetim katına basarak, beklemeye başladı. Onunla binen bir kaç kişinin selamını hafif tebessümüyle aldı. Herkese hal hatır sormaktan da kendini alamadı. Bunu görev edinmişti sanki. Bilemiyordu, belki de ailesinden kalma bir alışkanlık. Ufak sohbetleri onların ineceği kata gelince bitmişti. Çok geçmeden kendi katına gelince indi. Köşede duran sekretere baktı, yerinde ve perişan görünüyordu. Gülümsemesine engel olamadı.. tanrım, yerinde olmak istemezdi. Kocasının çok da anlayışlı ve sevimli bir patron olmadığını çok iyi biliyordu.
YOU ARE READING
İPTİLA
General Fiction"Arman.." Narin hıçkırdığında bacaklarını onu taşıyamaması üzerine yere yığıldı. Yere yığıldı. Her anlamda. Arman ona uzandığında elleriyle onu durdurdu. "Bana yaklaşma!" Çığlığı içindeki aynaları kırmıştı Arman'ın. Cam parçaları her uzvundaydı şim...
