1

61 2 34
                                        

"Tanrım ne kadar da garip bir çocuk!"

Elimi yanağıma koyup göz ucuyla en uçtaki masaya baktım.

"Ne var şu çocukta? Okulun ilk gününden beri onu konuşuyorsunuz."

Laxus yanımıza geldiğinde sonunda ortamın zeka seviyesinin yükselmesiyle rahat bir nefes verdim. Gray ellerini çenesine koyup o tarafa bakmaya başladı.

"Kardeşi bizim sınıfta. Onun aksine gayet sosyal biri aslında."

"Bir soru sorduk lan!"

Laxus sert bir şekilde Gray'in kafasına vurunca kaşlarımla en köşedeki çocuğu işaret ettim.

"Şurada oturan çocuk. Geldiği günden beri yüzünü gören bile olmamış. Asosyal işte zorlamayalım. Belki hikikomori falandır?"

Cobra masama oturup ceketinin arasına sakladığı evcil yılanının başını öptü.

"Öyleyse daha garip değil mi? Hikikomoriyse otursun evinde herkese sıkıntı çıkartır. "

Gray başını sallayarak onu onayladı. Ancak Midnight kenardan ilk defa ses çıkartıp dikkati üzerine çekti.

"Öyle demeyin bilerek yapmıyor sonuçta."

Parmağımı şıklatıp Midnight'a döndüm.

" Aa doğru sen de ilkokulda bu sorunla uğraşmıştın değil mi? Nasıl düzeldin?"

Midnight oflayarak göz devirdi.

"Küçükken Cana adında bir kızla tanışmıştım. Bir çocuk ortaokulda nasıl bu kadar fazla içebilir?"

Garip bir şekilde ona baktım. Bok gibi çevrede büyümeme rağmen ilk içkimi 7. Sınıfta içmiştim. Midnight'ın söylediği zamanlar 5. Sınıf falandı.

"Ee sonra noldu ona?"

"Bilmem bir daha görmedim. Belki ölmüştür içkiden."

Yüzümü buruşturup Midnight'ın kafasına vurdum.

"Ağzını düzgün aç amına koyayım."

Laxus yumruklarını sıkınca onun baktığı yere döndüm.

"Bu sikikler ne yapıyor lan?"

Daha az önce konuştuğumuz değişik çocuğun üzerine meyve suyu dökmüşlerdi. Tanrı aşkına ilkokulda değildik. Üniversiteydi lan burası ne bu çocukluk?

"Şunların analarını sikip gelicem."

Oflayarak ayağa kalktım ve masanın üstünden zıpladım. Cobra kaşlarını çatarak bana baktı.

"Sen nereye?"

"Diğerlerinin anasını sikenin götünü kurtarmaya."

-------

"Acıyor!"

"Lan revir değilim ben piç!"

Cobra buzu kafama fırlatıp sinirle arkasına yaslandı.

"Çocuğa noldu?"

"Korkuyla kaçtı. O değilde ayağa kalkınca fark ettim epey kısaymış."

Kafamı iyice arkaya yaslayınca tersten duvar kenarındaki eşyaları gördüm.

"Lan şu ceket... O çocuğun değil mi? Baksanıza hala ıslak."

Laxus kafasını olumlu anlamda sallayınca eşyalarının yanına çöktüm.

"Yine zorbalığa mı uğradı acaba biz yokken?"

Laxus'un dediğini umursamadan ayağa kalkıp omuz silktim.

Cats are sweeter than panthers  Stories to obsess over. Discover now