"Bilmek acıtıyor bazen,
öğrenmesem daha iyiydi diyorsun."
♣
Hayat ne kadar da garip boşuna dememişler;
" Hayat sen planlar yaparken başına gelenlerdir"diye.Üç hafta önceki hayatıma bakıyorum da o benle şimdi ki ben arasında o kadar çok fark var ki.O ben annesini trafik kazasında kaybetmemişti mesela,hayattan tek isteği annesiyle ve sevdikleriyle mutlu bir şekilde yaşamaktı.
17 yıl boyunca olmayan babası piyangodan çıkar gibi çıkmamıştı ya da. O kadar garip ki aslında bir babamın olması,annemin ona beni söylemeyip kaçması.
Bizim evde hiç baba adı bile geçmezdi,tabiki de küçükken her çocuk gibi merak eder yokluğunu en derinden hissederdim ama anneme hissettirmezdim bile.
İlkokula giderken hatırlıyorum da ilk ve tek o zaman anneme sormuştum babamın nerede olduğunu aldığım tek cevap "Senin annen de baban da benim ,bizim kimseye ihtiyacımız yok"der hemen lafı değiştirirdi.Ben de annemi üzdüğümü fark eder hiç bir şey sormazdım.
Daldığım düşüncelerden birinin kolumu sertçe dürtmesiyle çıktım, yanımda ki koltukta oturan yaşı 50 belki de daha fazla olduğu her halinden belli olan, beyazlamış saçları,yüzünde yaşanmışlıkların izi olan buruşuk teniyle kahverengi gözlerini bana dikerek bakan yaşlı teyzeye dönmeden önce kulaklıklarımı kulağımdan çıkarmayı unutmadım,vücudumu hafif teyzeye doğru çevirerek
"buyur teyzem" dedim.
"Kızım daha yeni anons yapıldı, hazırlan istersen geldik İstanbul'a"dedi.
"Tamam teyzecim hiç fark etmedim bile teşekkür ederim."
"Ne demek yavrum."diyerek yerdeki küçük el çantasına doğru eğildi ,ben de o sırada çantamın içine kulaklığımı sıkıştırdım hemen,sonra telefonumu açarak boradan bir mesaj gelmiş mi diye baktım.
"Ben geldim karla'm hemen otobüsün ineceği yerde bekliyorum seni." demiş beş dakika önce.
Mesajı okur okumaz yüzümde bir gülümseme ortaya çıktı bu hayattaki benim tek dostum,her şeyim bora,çok özledim onu neredeyse bir sene oldu yüz yüze görüşmeyeli ,telefonda konuşuyorduk sürekli elbette ama yüz yüze gelmek apayrı bir şey.
Hızlıca ben de bir mesaj yazdım.
"Tamam bora'm gelmek üzereyim bende çok az kaldı".yazıp gönderdim
O sırada şoförün yanın da oturan genç muavin "Biraz sonra istasyona giriş yapmak üzereyiz"dedi.Muavin bunu der demez herkes den ayrı bir ses çıkmaya başladı.Ben de unuttuğum bir şey var mı diye hemen kontrol etmeye başladım.
Otobüs durduğunda herkes hızlıca inmeye başladı. Bende o sırada çanta mı elime alıp son kez oturduğum yeri kontrol edip,elbisemin katlanmamasına dikkat ederek inmeye başladım.
Hafif yağmur atıştırıyordu,toprak kokusunu bolca içime çektim.O sırada bavullar bagajdan çoktan çıkartılmıştı.
Hemen pembe,büyük bavulumu bulduktan sonra elime alıp etrafıma baktım.
Bora'm nerde diye etrafıma bakınırken hemen kapının girişinde ellerini havada sallayan birini fark ettim boraydı.Hızlıca onu incelemeye başladım son gördüğüm halinden baya farklıydı,kıvırcık siyah saçları uzamış gözlerini kapatıyordu.
Hemen koşarak yanına gidip ayak ucumda yükselerek boynuna sarıldım. "Boram çok bekletmedim değil mi ben dedim şöfor amcaya biraz daha hızlı gidebilir miyiz diye ama dinletemedim." dedim sırıtırak. Kollarını daha da sıkılaştırarak kafasını boynuma gömdü.Kokumu içine çekerek" Yok karlam çok beklemedim bende zaten, çok özlemişim seni ya burnum da tüttün. " dedi bende o sırada kafamı biraz daha geri çekerek yüzünü incelemeye başladım.
Bora'm son gördüğüm den berri daha bir yakışıklı olmuş kemikli çene hatları oluşmuş bu ona ayrı bir hava katmış.
Nasıl da özlemişim canım benim ya hayatta ki tek ailem artık o benim."benim de boram benim de. " dedim
YOU ARE READING
KARLA
General FictionBu kitap Karla'nın kendini bulma hikayesidir. *Annemin ölümünden sonra hiç bir şey eskisi gibi olmadı. Ondan sonra başlayan bu yeni hayatım da,bir babam ve abim olduğunu öğrendim. Hayatıma giren insanlardan her şeyim dediğim de oldu, keşke tanımas...
