Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
「𝐚𝐧𝐝 𝐝𝐫𝐢𝐧𝐤 𝐦𝐲 𝐛𝐥𝐨𝐨𝐝 」
"Neden buradayız Sirius?" dedi kraliçe Donna, insanın için karartacak kadar koyu renkte olan uzun elbisesinin eteklerini düzeltirken. Sirius, siyah pelerinini savururken Donna'nın yanından ayrılarak, geniş odanın ortasındaki tozlu tabutun yanına gitti.
"Bu tabutun ne olduğunu biliyorsun değil mi sevgili Donna?"
Kraliçe Donna, siyah bir makyajla mne çıkardığı gözlerini şaşkınlıkla tabuta çevirdi ve tek kaşını kaldırdı.
"Benimle dalga mı geçiyorsun Sirius? Elbette biliyorum. Yıllardır devam eden Dracula genlerinden nasibini alamamış, ailemizin önceki soylarından kalma bir insanın genlerini alarak, insan olarak doğduğu için yıllar önce öldürdüğümüz kızımız Wendy'nin tabutu bu."
Kraliçe, cümlesinde geçen her insan kelimesini yüzüne iğrenen bir ifade yerleştirerek söylemişti. Kral Sirius ise, onaylarcasına başını salladı ve tabuta iyice yaklaşarak, üstündeki tozları elleriyle hafifçe silkeledi.
Tabutun kapağını açmak için hareketlendiğinde, kraliçe şaşkın bakışlarla hızlı bir şekilde geldi eşinin yanına. "Sirius, ne yaptığını sanıyorsun sen?"
Kral, hiç oralı olmayarak, eskimiş ve tozlu tabutun kapağını kaldırdı. İçinin boş olduğunu gören kraliçe şaşkınlıkla krala dönerken, kral acıyla başını salladı.
"Bu da ne demek oluyor Sirius?" dedi kraliçe şaşkınlık içinde. Kral, iç çekerek konuştu. "Bu, şu demek oluyor sevgili Donna, birisi Dracula'nın kitabındaki yasaklanmış teknikten yararlanarak, insan olan kızımızı vampire çevirmiş."
Donna, şaşkınlık ve sinirle Sirius'a dönmüştü. "Bu da ne demek oluyor böyle! Madem kızımızı vampire çevirebiliyorduk, neden onu öldürdük!"
Bu kez Sirius'ta ona sinirle cevap vermişti. "Aptal değilim herhalde Donna! Dediğim gibi bu yasak bir teknik ayrıca, genlerini aktarma imkanı vermiyor bu teknik, yani onu vampir yapsaydık bile vampir genini aktaramayacaktı!"
"Peki ya şimdi? Nerede o!" dedi Donna, sanki kız odadaymışçasına gözleriyle odayı tararken. "Boşuna odaya bakınma." dedi Sirius ve devam etti. "O burada değil, vampir olarak doğduğunda hayata yeniden başlıyor, yeni bir ses, yeni bir yetenek, yeni bir görüntü ve hatta bazen.."
Sinirle Sirius'a döndü ve kaşlarını çattı. "Hatta bazen ne Sirius! Bazen ne!" Yutkundu Sirius, gözlerini Donna'dan kaçırarak, tekdüze bir sesle konuştu. "Yeni bir aile.."
Donna, öfke dolu bir şekilde Sirius'u ittirdi. "Ne demek yeni bir aile! O benim kızım Sirius! Bizim kızımız! Kızımı istiyorum! Bana kızımı getir!"
Derin bir iç çekti Sirius ve Donna'nın ellerinden tuttu. "Endişelenme Donna'm, onu geri getireceğim."
"Peki bunu nasıl yapacaksın?" dedi Donna anlamazcasına Sirius'a bakarken. Sirius, kendinden emin bir sesle ve onu takip eden kararlı bakışlarıyla konuştu. "Sylvia'yı öldüreceğim. Onu Wendy'nin tabutuna koyacağız, böylelikle Wendy'le aynı yerde yeniden doğacak."
***
Biraz karışık oldu farkındayım ama anlamadığınız yerleri sorarsanız açıklarım bebişler <3