Bölüm 1

37 2 0
                                        

Elimde firçamla resmimin son halini ayarlıyordum

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.

Elimde firçamla resmimin son halini ayarlıyordum. Bu çiçeği her zaman çok sevmiştim. Henüz 18 yaşına yeni girmiştim. Abimin hediyesi bana uygun olan, benim sevdiğim boyalar ve resim yapabileceğim bir kumaş olmuştu. Bu hediye hayatımda aldığım en güzel hediyelerden biri olabilirdi. Kendi garip düşüncelerime dalmışken kapıdan duyduğum sesle ayağa kalktım. Abim gelmiş olmalıydı. Sarayda görev yapıyordu. Çoğu zaman eve gelmesi bile zor oluyordu. Onu görecek olmanın heyecanıyla odamın kapısını araladım. Tam adım atacaktım ki babamın sesini duydum.

"Soojin, buraya gelmelisin."

Babamın sesiyle adımlarım ana salona gelirken bir gariplik olduğunu düşünmeden edemiyordum. Ana salona girdiğimde babamın karşışına oturdum. Elindeki kraliyet emrine bakarkem abimin terfi aldığını anlamıştım. Odaya abim de girdiğinde hemen yanıma oturmuştu. Babam yüzümüze ciddi bir ifadeyle bakınca istemsiz gerilmiştim. Abim başındaki şapkayı çıkararak elini elimin üzerine koydu. Kendimi oldukça garip hissediyordum. Buna benzer bir an yaşadım mı diye düşünürken babam konuşmaya başladı.

"Soojin, anakraliçe saraya kral eşi (en yüksek rütbedeki cariye) olarak girmeni istiyor. Biliyorsun Kraliçe ile pek anlaşamıyorlar. Bizimle birlikte güç kazanmak istiyor."

"Saraya girmemi mi istiyorsunuz?"

Abim bizi sessizce dinlerken kaşlarını çattı. Olanları hala idrak etme çabasındayken babam kraliyet emrini açıp bana doğru uzatmıştı. Emir kağıdını elimde tutarken zorlukla yutkunmuştum. Çoktan sarayda benim adıma karar çıkarılmıştı. Abimin sesini duyunca gerçek dünyaya döndüm.

"Baba Soojin saray içinde mutlu olamaz. Buna engel olamaz mıyız? Ayrıca kralı biliyorsun sadece kraliçe ile ilgileniyor. Soojin saray duvarları arasında çürüyecek mi?"

Abimin sözlerini işitince gözlerim fal taşı gibi acılmıştı. Her soylu genç kız kral eşi olmak için can atardı. Bu güce sahip olmak elbette benim için harika olabilirdi. Ama sarayda solmayı istemiyordum. Gözlerim dolarken elimin tersiyle yüzümü siler gibi yaptım.

"Oğlum kraliyet emrine karşı çıkamayız. Soojin yarından itibaren bir saray hanımı olacak. Bundan sonra ona hak ettiği şekilde davranmalıyız. Hem sarayda Soojin'i ana kraliçe bizzat koruyacağına dair söz verdi."

Konuşmaları sakin kalmaya özen göstererek dinlemiştim. Bahsettikleri şey ben ne kadar kabullenmek istemesem de benim hayatımdı. Hava yeni yeni karariyordu. Bir an önce toparlanmam gerekiyordu. Yarın saraya gideceğime göre her şey hazır olmalıydı.

"İzninizle ben hazırlanayım."

Yerimden kalkıp odama doğru yürümeye başladım. Bu ailemle geçirdiğim son yazdı. Ve ben bunu yeni fark etmiştim. Odaya döndüğümde bitirdiğim resmi dikkatle kaldırdım. Boyalarımı tekrar düzene koymaya çalışırken abimin girmesiyle hafif irkildim.

"Efendim abi?"

"Soojin... güzel kardeşim. Sarayda ne olursa olsun seni korumak için elimden geleni yapacağım. Sakın ama sakın karamsarlığa kapılma."

Abimin yüzüne baktığımda gördüğüm endişe ile kendimi suçlu hissetmiştim. Annemi kaybettiğimizden bu yana üzerime fazlasıyla düşmüştü. Ayağa kalkarak ellerini tuttum. Sevinir gibi yaparken kocaman gülümsemiştim.

"Ülkenin en güçlü kadınlarından biri olacağım. Kraliyet ailesine gireceğim. Bu her genç kızın hayalidir."

Sevindiğimi düşünmesiyle bende o da rahatlamıştı. Sanki zor bir mücadeleye hazırlanıyor gibi hissediyordum. Korktuğum çok şey vardı. Ama şimdi sıra cesur olmaktaydı. Eunbi'ye hazırlanması gerektiğini söyledim. Eunbi benim çocukluktan beri en sadık hizmetkarımdı. Sarayda baş yardımcım olamasa dahi yanımda olsun istiyordum.

-ertesi sabah-

Gözlerimi zar zor açmıştım. Hala uyumak istiyordum. Bir elimle yüzümü avuçlayıp hafif sıkıştırdım. Gözlerimi birkaç kez daha kırpıp hafif doğruldum. Dirseklerimi yatağa dayayıp odama baktım. Bir yere son kez bakmak size ne hissettirir bilmiyorum ama şu an hislerim karmakarışık. Eve giren ışığa bakınıp yatağa oturdum. Dizlerimi kendime çekerken başucumda duran dolabı açtım. Aksesuar kutumu alıp kucağıma koydum. Kırmızı ve üzerinde mavi kelebek figürlerinin olduğu kutuyu açtım. İçindeki yeşil zümrüt yüzüğü elime aldım. Annemden bana kalan en değerli şeydi bu. Ölmeden önce hastayken vermişti. Evlenince parmağımda kalsın istemişti. Evleniyordum ama bu düğün hayalimdeki gibi olmayacaktı.

Hizmetçim odaya girdiğinde kapıya bakarak ayağa kalktım. Giyinmem gereken kıyafetleri getirmişti. Son kez evde giyiniyordum. Son kez rahat hissedecektim belki de...

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Jan 17, 2021 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Son YazWhere stories live. Discover now