Nereye gittiğini bilmediğim adımlarımın durağı yine senin kapın. Haklı olan ben olmama rağmen neden buradayım? Belki senden duyacağım iki cümlenin beni teselli edip seni affedebileceğim bir umut kapısını arayabilecek olmamın arayışıyla geliyorumdur. Belki de seni memnun etmeye çalışırken olan parçalanışlarımın öfkesiyle pencerene taş atma hırsıdır beni harekete geçiren. Merak etme, asla basmayacağım o zile. Korkma, görmeyeceksin beni. Endişelenme, karşılaşmayız bir daha. Güçle geldiğim yolu, aynı şekilde seninle ilgili düşüncelerin eşliğinde güçle gidiyorum. Bazen iki kolum boynuna sarılmış bir anda tüm kötü şeyleri unutuyorum. Bazen de iki elim yakanda hesap soruyorum. Bir daha buralara uğramamak adına ayak izlerimi son kez yağmurun ıslattığı toprağa bırakıyorum.