YENİ OKULUM (ARA VERİLDİ)

By ecrinebruu

52.4K 2.3K 261

Yetimhanede büyüyen iki genç kız eğitimleri için geldikleri yeni şehirleri izmir'de olaylar direk üstlerine ç... More

"YETİMHANE"
"RESİM"
"YETENEK"
"ALIŞVERİŞ"
"TAŞINMA"
"TÜMÖR"
"SÜRTÜK"
"YANLIŞLIK"
"İLK GÜN"
''TANIŞMA''
"SIKINTI"
"ÇİKOLATA"
"YENİ ÖĞRENCİ"
"DUYURU"
''KÖPEK''
Teşekkür
ÖDEV
MR.HACİVAT-MRS.KARAGÖZ
Şok
Akşam Yemeği
İtiraf Oyunu
Almanya Kararı
Bırakmayacağım
Karşılama
Teklif

"CEZA"

1.7K 82 8
By ecrinebruu

Arkadaşlar  çok mutluyum 1K OLDUK.Size çok minnettarım.İyiki varsınız kitabımla bir bütün olduk. Biz Aynı Bir kitap birçok yürek misaliyiz J neyse daha fazla uzatmayayım.Sizleri çoookk seviyorum :* Multi HAZAR :)

İYİ OKUMALAR #

O, buradaydı. Unutamadığım aklımı kurcalayan zihnimin bir köşesinde sürekli başı boş dolanan hayallerimde ki çocuk ilk aşkım buradaydı. Ne için gelmişti buraya, kalbim her ne kadar 'senin için' dese de tekrar üzülmemek için şuanlık bu düşüncemi en son plana attım. Bu isim bana birçok şey çağrıştırıyordu. Özlem ,üzüntü ,hayal kırıklığı, umut, sevgi, heyecan.... Vb. Başına öyle bir şey gelir ki kalbinin daha önce bu kadar çok atmasını , kafanın bu kadar karıştığı yüzüne bu kadar renk geldiğini , anlayamassın. Ama ben anlıyordum çünkü o benim ilk aşkımdı. Bir söz vardır İLKLER UNUTULMAZ doğruydu, gerçekten onu unutmak için her yolu denesem de – uras dahil – unutamamıştım. Seviyordum ve şuan uzakta değildi. Mesafeler sevmeye mani değildi. Hemen yanı başımdaydı. Onun varlığı onun ruhu onun bedeni olduğum yerdeydi daha ne isteyebilirim ki.

Kafamı sıradan kaldırıp o, güzel , pürüzsüz yüzüne baktım. Etrafta gözlerimi dolaştırdığımda kızların neredeyse hepsi Hazara kaş göz işareti yaparak dikkat çekmeye çalışıyorlardı. Olmaz bu sefer onu kurtlara yem edemem , bu benim için bir şanstı belki kaderimdi. Aynı şehirde , aynı okulda , aynı sınıfta bulunmamız bu yüzdendi belki de. Aklıma bu düşünce geldiğinde ister istemez gülümsedim. O sırada gözlerim o özlediğim, benim için mavinin en güzel tonu olan denizimsi gözlerle buluştu. Aynı şekilde bana gülüp göz kırptı ve arka sıradan bir kızın yanına geçti. Biran o kızın yerinde ben olmak istedim kokusunu içime çekmek istedim ama şartlar el vermediğinden dolayı olduğum yerde durmak zorunda kaldım. Kafamı Urasa doğru çevirdiğimde bana garip bir ifadeyle baktığını gördüm. Sanki benim içimden geçenleri okumak istiyormuş gibi gözlerime çok derin bakıyordu. Daha fazla onunla bakışmamak için önüme döndüm o sırada da teneffüs zili çalmıştı.

Ben sırada oturmaya devam ederken biri kolumdan çekip beni sıramdan kaldırdı ve çekiştirmeye başladı. Yüzümü çevirdiğimde beklediğim bir manzara ile karşılaştım. Bu şevvaldi. Tabi böyle büyük bir olay oldu. Hemen çekiştir zaten insan güzelce söyler, ama bu bizim kişiliğimize uygun değil, biz yetimhanede büyüdüğümüz için kibarca hareketleri pek uygulamayız. Şevval beni kızlar tuvaletine sokup heyecanlı bir şekilde yüzüme bakmaya başladı. Sanki anlatmak istediği bir şey varda önce beni bekliyormuş gibi. Sessiz bir sevinç çığlığı atıp hemen boynuna atladım o da aynısını yaptı. Biz ne zaman sevinirsek ya da başımıza güzel bir şey gelirse bunu yaparız. Boynundan çekilip karşısına geçtim ve düşüncelerimi ona aktarmaya başladım.

"O gelmiş , burada , düşünebiliyor musun ? inanamıyorum ya çok sevinçliyim , yanımda kanka yanımda of bu çok güzel bir his. Yani sevdiğin kişinin yanında olması , ona doya doya bakmak." Şevval lafımı keseceği sırada parmağımı dudağına koyup susturdum ve kaldığım yerden devam ettim.

"Biliyorum sana unuttuğumu söylemiştim ama unutamadım be kanka , ben onunla mutlu olduğumu anladım. Sana yalan söyledim biliyorum ama buna inanmak istedim. Çünkü o zamanlar o kaşar sevgilisi vardı. Şimdi ise ben varım ama ben kaşar değilim."Dedim son söylediğim sözcüğü biraz utanarak biraz çekingen ve biraz öfke hissederek söylemiştim ama söylemiştim yani onu seven her kız kaşar olsaydı dünyada bakire kalmazdı. Şevval bana şaşkın bir ifade ile bakıyordu tabi atlatamadı yavrucak. Ben genellikle böyle laflar söylememde, aşk işte ne yaparsın lafta sokturuyor insanı da duygulandırıyor. Şevvalde nihayet kendine gelmişti. Sahi o neden heyecanlıydı.

"Sen neden heyecanlandın bakıyım. Aa kız senin yüzünde kızardı." Kafasını sola çevirip yanağında ki pembe renge baktım. Lan insan kızarınca didinin bergamot yazan şişenin rengine dönüyormuş. Bu anlatım biraz uzun oldu ama ben olayları uzatmayı sevdiğim için böyle demeye karar verdim

"Kız sen didinin bergamot içeceğinin şişeşindeki renge döndün. Çbuk anlat neler dönüyor , sen hiç kızarmazdım anlat hemen dinliyorum evet başla Camon! Camon!."dedim. o da derin bir nefes alarak söze gireceği sırada onu durdurup saçıma şekil vermeye başladım.

Şevval " Bir kerede öküzlük yapma lan , adam gibi dinle zaten çok heyecanlıyım birde senin mal mal tavırlarını çekemem Camon! Camon!."diyip beni yaptığım işten vazgeçirmişti, galiba bu sefer olay gerçekten ciddiydi. Kafamı olumlu anlamda salladım ve ağzıma görünmez fermuar çektim. Şevval de durduğu yerde dikleşerek söze girdi.

"Yanımda oturan çocuk....Umur." Hemen lafını kestim.

"Hani şu beni unutturan çocuk. Habire deli gibi gülüşüp bana nispet yaptığın çoc-" şevvalin delici bakışını yiyerek tekrardan ağzıma görünmez fermuar çektim. Kafasını sabır diler gibi yukarı kaldırıp geri bana baktı.

"Her neyse işte o bugün bana beni çok sevdiğini , kısa sürede kendine bağladığımı , etkileyici olduğumu , ve ilk görüşte aşka beni görünce inandığını söyledi. Ve ilk buluşmamız olarak evinde akşam yemeğine çağırdı." Dedi yerinde duramayıp zıplayan küçük çocuklar gibi, tuvalete giren kızlar bize ' bunlar ne yapaya ağa ' der gibi baksa da şuan bunu düşünmüyordum. Aslında bu güzel bir fikir değildi , ne bileyim bu tür şeyler çok garipti, daha yeni tanışmıştı sonuçta , hemen bağlanıp , etkilenmesi gerçekten garipti buna kalırsa benimde inanasım gelmemişti belki onu bu şekilde kandırıp tecavüz edebilirdi. Aklıma gelen düşünceyle kısa ve sessiz bir küfür savurarak şevvale döndüm.

" Hayır." Şevval yerinde zıplamayı bırakıp önüme sinirli bir şekilde geçti. Ellerini yumruk yapmış tırnaklarını derisinin içine geçirmek istercesine sıkıyordu. Yüzü bu sefer sinirden kızarmıştı , gözleri irice açılmış hayal kırıklığı ile bakıyordu , dudakları düz bir şekil almıştı bu yüz hatlarını biliyordum muhtemelen bana içinden sövüyordur.

" Ne demek hayır ne demek ! Arya ben çok ciddiyim o buluşma gideceğim. Hem sana fikir soran olmadı sadece düşüncemi bil istedim sevincimi paylaşmak istedim ama yanılmışım çok pardon senin sorunların kendine yeter." Deyip kapıya uzanacağı sırada kolundan tutup duvara çarptım sırtını bu hareketimle yüzü kasılmıştı canının yandığını biliyordum ama bir kardeş olarak ve iyi bir dost olmak için gerçekleri göstermeye ya da söylemeye mecburdum ne kadar kötü sonuçlar doğurursa doğursun bu benim görevimdi ve iyi bir şekilde tamamlanacaktı.

"Bana bak şevval bu tavırların hiç hoşuma gitmiyor bu bir. İkincisi bir çocuk sana güzel sözler söyledi diye ona aşık olabilecek kadar aptal mısın sen söylesene.! Ya farkında mısın ? bana karşı tavırların değişti. Biz seninle bir bütündük. Ayrı bedenlerdeydik ama yüreklerimiz birdi ne hale geldik görmüyor musun ? O çocuğun senin üzerinde bıraktığı etki aşktan daha farklı , sanki seni kendi benliğine çekiyormuş ta sadece ona ait olmanı istiyormuş gibi. Senin anlattıklarından ben bunları çıkarıyorsam senin aklın bunları anlamayacak kadar fazla karışmış demektir. Çünkü sen benden daha fazla zekisin. Bak şevval bu çocuk senin aklına giriyor olabilir sana hayır dememin sebebi bunlar değil. Neden seni restauranta değil de evine çağırdı , bir de akşam vakti belki sana....tecavüz edecek, belki seni sarhoş edip kaçıracak, seni benim elimden alacak bunları hiç düşünmedin değil mi ? her şeyde, her yerde , her bir zaman umursamaz olamazsın kardeşim bunu aklından sakın çıkarma." Tam arkamı dönüp gideceğim sırada onun cılız sesini duydum.

"Gitme....sana ihtiyacım var kardeşim ne olur bırakma beni." Onun ağlamasına dayanamıyordum zaten onun için biraz ağır konuşmuştum. Şevvalin gözyaşlarını gördükten sonra istesem de gidemezdim. Onu bu şekilde bırakmak bana uymazdı. Yanına gidip sıkıca sarıldım bu hareketimle daha şiddetli ağlamaya başladı. Biraz kendini toparladığında konuşmak için ağzını açtı.

"Ben...ben ne diyeceğimi bilmiyorum gerçekten bu kadar aşık olacağımı sanmamıştım. Aşk gerçekten insanın gözünü kör ediyormuş. Sanırım haklısın onunla iki gülüştük diye onu güvenilir sanamam sonuçta erkek erkektir. Gitmiyorum.... evet evet gitmiyorum ulan."

Dediğini tam olarak anlamadığım için tekrar söylemesi için yüzüne baktım.

"Vazgeçtim ben Arya sen çok haklısın ona bu kadar güvenmekle hata ettim, akşam evine gitmeyeceğim." Son cümlesini söylerken gözünde hayal kırıklığı yakalamıştım . Aslında yanında bende durursam sorun olmazdı nede olsa kaldığımız yetimhanede bize dövüş dersleri veriyorlardı. O zamanlar kafam pek basmasa da şimdi her şeyi daha iyi anlıyordum. Şevvalde o derslere katılırdı ama arada asmayı da ihmal etmezdi ben böyle şeylere çok meraklı olduğumdan bayağı bir şey biliyordum.

"Gideceksin."

"Ha? Anlamadım , tekrar söyle bakayım."

"Diyorum ki o buluşmaya gideceksin yani gideceğiz, bende seninle geleceğim orada seni yalnız başına bırakamam fakat senin seçimin sonuçta." Dediğimde boynuma atlayıp sımsıkı sarıldı yani bu evet demek oluyordu. Aklıma ders saati gelince aniden şevvalden ayrıldım bu hareketime şaşırmıştı.

"Eyvah ! Şevval biz derse girmeyi unuttuk kim bilir ne kadar geç kaldık, koş koş hoca bayağı kızacak." Şevvalde daha yeni hatırlamış olacak ki oda benim gibi telaş yapmıştı. Tuvaletten çıkıp sınıf kapısına doğru ilerlemeye başladık. Koridorda hiç ses yoktu demek ki disiplin gerçekten de sağlanıyormuş. Sınıf kapısının önüne geldiğimizde o ünlü sözü söyledik ikimizde,hem de aynı anda.

"Bak ben tıklayacağım sen gireceksin." Gözlerimi devirip kapıyı tıklayarak içeri girdim, şevvalde arkamdan ilerliyordu. Tam sıramıza doğru ilerleyecektik ki hocanın sesi buna mani oldu.

"Şevval ve Arya okula gelir gelmez galiba ilk benden ceza yiyeceksiniz. Şimdi size neden geç kaldınız ? neler oldu ? diye sormayacağım çünkü bahanelerden gerçekten sıkıldım. Bu yüzden size cezam tahtanın önüne gelip iki ayağı- pardon tek ayağınız üzerinizde durmak , ders bitene kadar o şeklinizi görmek istiyorum."dedi

Bir tek kötü adam kahkahası atmadığı kalmıştı ibnenin. Bak yine sinirlendim hep sinirlenince küfür ederim, çok garip huylarım vardır belki bininci kez söylüyorum. Yapacak bir şeyimiz olmadığı için tahtanın önüne gelip tek ayağımızı kaldırdık. Of şimdiden yorulmuştum. Ben gibi üşengeç bir insana bu yapılır mı ya bana söylesene hoca. Sınıfa göz gezdirdiğimde bu sefer okyanus mavisi gözlerle karşılaştım ama bu sefer ki hazar değil Urastı. Bana bakarak pis pis sırıtıyordu. Resmen benimle dalga geçiyordu. Ulan bak şimdi nasıl birisiyle dalga geçilirmiş görsen. Hocaya dönüp seslendim.

"Hocam hani siz şimdi bize ceza verdiniz ya , işte peki başkası bizimle dalga geçerse o da bizimle aynı cezayı alır mı ?"Hoca sorduğum soru üzerine bana bakıp kafasını olumlu anlamda salladı.

"Tabi ki alır dalga geçmek kötü bir şeydir. Ayrım yok ben varken kimse dalga geçemez." Dedi emin tavırla kendinden o kadar çok emin konuştu ki keşke dedim adı emin olsaydı. Ama maalesef adını bilmiyordum daha hangi derste olduğumuzu bile bilmiyordum. Aklıma Uras gününü göstermek gelince biraz duygu sömürüsü yapmaya karar verdim.

"Ama hocam Uras bana bakarak gülüyor, şekilden şekile giriyor şebek gibi ya, ben daha yeni geldim bu okula, herkesin önünde tek ayak üstü durmak yetmiyormuş gibi beni daha da rezil ediyor." dedim sesim tam istediğim gibi ağlamaklı çıkmıştı. Uras bana inanamıyormuş gibi bakıyordu. Hoca sesimden etkilenmiş olacak ki Urasa seslendi.

"Uras evladım neden böyle bir şey yaptın, bak arkadaşını üzdün şimdi sende cezalısın arkadaşının yanına geç ve tek ayak üstünde durmaya başla. İtiraz istemiyorum. Benim dersim disiplinsiz olmaz , eğer itiraz edersen diğer bütün derslerimizde hep ayakta durursun ona göre, hadi şimdi tahtaya." Diyerek öğretmen masasına kuruldu. Uras yanıma gelirken bayağı sinirli gelmişti. Gözlerinden bir an ateş çıkacak sanmıştım. Çenesi kasılmıştı. Onun bu hallerinden ürktüğüm için konuşmamaya karar verdim. O da benim gibi yapmış sol ayağını kaldırmıştı böylece pantolonu daralıp bacaklarını gözler önüne sermişti. Diğer erkeklere göre biraz daha kaslı bacağı vardı. Bu çocuğun vücudu yetmemiş galiba. Aniden sol bacağıma kramp girmesiyle yere düştüm. Herkes bana gülerken ben sinirli bakışlarımı sınıfa sunuyordum. Zaten kendi acım yetmiyormuş gibi hocada azarlamıştı beni neymiş daha ayakta duramıyor muşum? , bir işi beceremez mişim? ben bu adamı bir kaşık suda boğarım.

Ayağa kalkıp sırama geçtim ve bacağımı ovuşturmaya başladım. O sırada Urasta sırasına geçip  yanıma kurulmuştu. Kulağıma eğildi.

" Bak gördün mü Aryacığım Allahı'ın sopası yok." Deyip arkasına yaslandı. Bende ona kötü bir bakış atıp tekrar bacağımı ovmaya başladım gerçekten canım yanıyordu.

*************

Diğer derslerde aynı sıradanlıkla geçmişti genellikle ben mızmızlanıp Urası yine deliye döndürmüştüm ama canım yanıyordu, insan kendine engel olamıyor sonuçta. Urasa akşam eve gelmeyeceğimizi söyleyip Şevvalle okuldan çıktık. Nereye gittiğimizi sorsa'da onu takmayıp yürümeye başladık.Umur adresi çoktan atmıştı. Tarife doğru yola koyulduk. Karşımıza ara sokaklar çıksa da kısa sürüp geniş alanlara doğru dönüyordu, garip yolları vardı.Ahşap evden tut,boyasız eve ,gecekondulara ,villalara bayağı kalabalık bir sokağa girmiştik. Adreste 23 numara A blok yazıyordu. Biraz daha ilerledikten sonra turuncu binalar olan bir siteye giriş yaptık. Bütün evlere tek tek bakıp blokları bulmaya çalışıyorduk sonunda aradığımız evi bulup ziller de yazan isimlere baktık. UMUR SEÇKİN  yazan zile basarak kapının açılmasını bekledik,açılmayınca tekrar bastık yine açılmayınca acaba buluşmayı unuttu mu ? diyerek geçirdim içimden. Ne kadar sorumsuz bir erkek. Tam arkamızı dönüp gidecekken bir kız sesi buna engel oldu.

"Kimi aradınız ?"Bu kız oydu.Urasın yanına gelip cilve yapan ve bir kağıt parçasıyla zevkle dolan fahişeydi.Üstüne kıçını zor kapatan açık mavi bir gömlek giymiş , saçları sanki savaştan çıkmış gibi dağılmıştı , aklıma iğrenç düşünceler gelince kafamı şevvale çevirdim. Gözleri dolmuştu.Dokunsan ağlayacaktı. Ulan Umur bende Arya isem sana bunun hesabını en güzel(!) bir şekilde ödeteceğim.


Continue Reading

You'll Also Like

160K 10.6K 33
Elçin ŞAFAK, okulunda onun tabiriyle 'mafya babası' gibi takılan gruptan arada konuştuğu Ufuk ÇOŞKUN'a yazmak istemiştir fakat birşeyler ters gitmişt...
526K 28.6K 45
Gece araba kullanırken, rastgele denk geldiğiniz lüx bir arabayla öylesine yarışsanız ve ertesi gün evinize gelen ceza makbuzuyla yarıştığınız kişini...
156K 8.9K 32
Ölümden falan kurtarmamışlardı beni, annemden almışlardı. Babamdan almışlardı, sonuçta satsalar bile benim anne ve babamdılar değil mi? Öyle olmalıyd...
1.1M 85K 44
+90543***: Yavrum +90543***: Bu yaşa gelmişsin kimse sana kavga eden iki kişinin arasına girmemen gerektiğini öğretmedi mi? başlangıç tarihi: 17.11.2...
Wattpad App - Unlock exclusive features