Merhabalar bayrama özel bir bölümle karşınızdayım😊 Bu bölümün normal bölümlerden tek farkı biraz daha kısa olması. Ve ana konudan bağımsız bir sasusaku olacak. Ayrıca dediğim gibi Konoha'yı da anlatmaya karar verdim. Açıkçası kimseyi kırmak istemiyorum ama Konoha'ya değinmenin iyi olacağını düşündüm. Merak etmeyin, sasusaku'muz çok tatlı oldu.😚 Heyecanlandım, neyse ben sizi tutmayayım. Şimdiden iyi okumalar, beğenmeyi ve bol bol yorum yapmayı unutmayın😙 Bu arada fotoğraf çok tatlı değil mi😍
~~
1
Konoha'ya yaz güneşi çoktan uğramıştı bile. Kakashi, Sakura ve Sasuke'nin yolculuğundan sonra Hokage'liğine kaldığı yerden devam ediyordu. Sai Anbu birliğindeki çalışmalarını yürütürken yeni evlenmiş Shikamaru ise, tatilini redderek işinin başına dönmüş ve Kakashi'ye akıl danışmanlığı yapmaya devam etmişti. Bu sırada, yeni evine alışmaya çalışan Temari, Konoha kızlarının isteğiyle onlarla buluşmaya gitmeye karar vermişti. Karnı hafifçe belirgileşen Hinata'yı gördüğünde şaşkınlığını gizleyemedi.
"Gerçekten karnın çok büyümüş, hamilelik nasıl? İyi gidiyor mu peki?"
Hinata kızarmasını engelleyemedi. Birlikte boş bir masaya geçip kendilerine sipariş verdiler. Hinata dondurma sipariş etmişti çünkü bebek yüzünden aşeriyordu.
"Aslında zor değil, ani aşermeler haricinde." dedi Hinata, Temari'nin sorusuna karşılık vererek. Bu sırada, Tenten de gelmişti yanlarına. Kızlar arasında evliliğe pek sıcak bakmayan tek kişiydi, Tenten. Kimse gerçek nedenini bilmiyordu fakat kızlar arasında bunun sebebinin Neji olduğunu düşünenler hala vardı.
"Günaydın, kızlar." dedi Tenten neşeyle el sallayarak. Hinata'nın yanına yerleşti ve kendine hemen sipariş verdi. "Size yetişmem için Lee ve Gai Sensei'yi asmam gerekti."
Tenten'in dediklerine iki kız da kıkırdarken Tenten gözlerini devirerek ve oflayarak devam etti.
"Güya Lee ile dağa çıkma yarışı yapacaklarmış. Hem de tek elle! Gai Sensei'yi vazgeçirmek oldukça zor oldu. Şimdi de kim daha fazla yiyecek yarışı yapmaya gittiler. Cidden durmuyorlar."
Kızlar, gülüşerlerken aralarına aniden dalan İno'yla herkes şaşkına uğramıştı. Kız bir haber getirmişe benziyordu.
"Ah, kızlar! Ne olduğuna inanamayacaksınız!" diye bağırdı masaya otururken. Kızlar şaşkınlıkla baktı ve Temari ekleme yaptı.
"Sen de mi hamilesin?"
Herkes şaşkınlıkla Temari'ye dönmüştü bu dediğiyle. Temari ise şaşkın değildi, tahmin etmesi zor bir olay sayılmazdı. Neredeyse herkes çocuk yapıyordu artık. Buna Sakura da dahil.
"Evet... Ama nereden bildin? Daha kimseye söylememiştim ki, Sai'ye bile."
Diğer kızların soru dolu bakışlarına omuz silkerek cevap vermeyi tercih etti.
"Pek yabancı sayılmam. Daha önce Sakura da hamile olduğunu söylemişti. Kızların aklına gelenlerle onaylar şekilde kafa salladılar.
"İlk sana söylemişti, değil mi?" diye sordu Hinata merakla. Temari kafasını salladı.
"Tesadüfen Suna'da karşılaşmıştık. Biz de o sıra, Shikamaru'yla düğün alışverişindeydik. Sonra onları gördük. Biraz sohbet ediyorduk, konu buralara geldi ve hamile olduğunu söyledi."
İno, ilk zamanlar arkadaşına kırılmış olsa da; şimdi atlatmış gibi duruyordu. Hatta bu konuya herkesten daha ilgiliydi.
"Sasuke-kun'un ona nasıl evlenme teklifi ettiğini biliyor musun?" diye sordu dirseğini masaya, çenesini de avucuna yaslayarak. Bu konuyu diğer kızlarda merak ettiği için şimdi herkes Temari'ye ilgiyle bakıyordu.
"Evet, söyledi." dedi Temari yine omuzlarını silkerek.
"Nasıl etmiş peki?" diye sordu Tenten, herkesin aklından geçen soruyu dile getirerek.
"Ona Katon öğretmiş, aile geleneği olduğu için."
Tüm kızlar ilk başta anlamasa dahi, sonrasında İno gözlerini kırpıştırarak tepki verebildi sonunda.
"Bunu olduğuna inanamıyorum!" diyerek aşırı bir tepki göstermişti İno. "Bu gerçekten de romantikmiş."
"Ben de böyle dedim." diye devam etti Temari. "Sonra bana hamile olduğunu ama kimseye söylememem gerektiğini söyledi."
Kızlar şaşkınlıkla bir süre bakıştılar. İno merak ettiği bir soruyu sormaya karar verdi.
"Hiç öpüşmüşler midir, sizce?"
Yoğun bakışmalarla dolu birkaç saniye sonra herkes aynı karardaydı.
"O kadar da değildir canım, hiç öpmemiştir." dedi inkar eden bir sesle İno.
"Katılıyorum, romantiklik de bir yere kadar." dedi Tenten geriye emin bir şekilde yaslanarak.
"Al benden de o kadar." dedi Temari.
"Bence öpmüştür." dedi Hinata sessizce. Ama kızların korkutucu ve ürkütücü bakışları karşısında susmak zorunda kaldı. Hinata da bu baskı dolu bakışlara irade gösteremedi ve boyun eğmek zorunda kaldı. "Bence de olmamıştır."
"Acaba şu an ne yapıyorlardır?"
2
Sakura, dudaklarının üzerinde oluşan baskıyla gözlerini yorgunlukla açmak zorunda kaldı. Hem şaşkın, hem ürkmüştü. Ama bunu yapanın kocası olduğunu fark ettiğinde rahatlamıştı. Aşırı yorgun olduğu için bir yerde kamp yapmak zorunda kalmışlardı. Sakura dayanamadan anında olduğu yere kıvrılmış ve uyuya kalmış olmalıydı.
Bazı geceler, Sasuke'nin onu öptüğünden haberi vardı. Genç adam, nazik baş okşamalarından, tutkulu öpücüklere çoktan geçiş yapmıştı. Fakat bunu hala, Sakura uyurken yapmayı tercih ediyordu. İkisi de Sakura'nın uyanık olduğunu bilse dahi, yine de ertesi günü sanki ikisinin de olanlardan haberi yokmuş gibi devam etmesi gerekiyordu. Ne kadar kabul edemeseler de, ikisi de bir çift olmaya tam anlamıyla alışabilmiş değillerdi. Sakura bu duvarı yıkmak istiyordu.
Sasuke yavaşça öpücüğünü derinleştirdiğinde Sakura gözlerini açarak geri çekildi.
"Sasuke-kun," dedi nazikçe. Bu şekilde Sasuke'nin bakışlarını dudaklarından gözlerine çekmeyi başarabilmişti.
"Günaydın." dedi Sasuke, nazikçe yüzüne düşmüş saçları parmaklarıyla iteklerken. "İyi hissediyor musun kendini?"
Sakura itaatkar bir şekilde kafasını sallarken buldu kendini.
"Dudaklarım kurudu. Susadım."
Sakura'nın dudaklarından istemsizce çıkan sözcükler sonucu, Sasuke şişeye uzandı fakat Sakura'nın beraberinde getirdiği sözcükler onu durdurmuştu.
"Aslında susamadım. Başka bir şey istiyorum." dedi dudaklarını susuzlukla yalayarak. "Böğürtlen istiyorum."
"Böğürtlen mi?" dedi Sasuke şaşkınlıkla.
Kafa salladı Sakura ağzının sulanmasını engelleyemeyerek.
"Lütfen, Sasuke-kun. Sanırım aşeriyorum." dedi ısrarla. Sasuke, onun bu nazlı küçük kız tavırlarına dayanamadı ve mecburen kafa salladı.
"Tamam, sen burada bekle. Ben en yakın köye gideceğim."
Sakura onayla kafasını salladı ve Sasuke'nin hazırlanıp gitmesini izledi. Hafif belirginleşen karnına istemsizce dokunma eğilimine sahipti, birkaç gündür. Ne zaman farkına varsa şaşırsa da, bunun annesel bir dürtü olduğunu biliyordu.
Sasuke gelene kadar bir süre daha beklemek zorunda kaldı. Onun geldiğini hissettiğinde -ki bunu biraz da kokudan anlamıştı.
Sasuke, bulundukları kamp alanına geldiklerinde Sakura'yı onu hevesle beklerken görmüştü. Sakura kocasından önce elindeki torbaya bakmıştı dudaklarını yalayarak. Sasuke, böğürtlenleri genç kıza uzattı.
Sakura olduğu yere çökerek afiyetle yemeğe başladığında ağzındaki eşsiz tadı hissederek gözlerini kapattı.
"Çoklezzetli!" dedi ağzına birer birer böğürtlenleri tıkarken. Ağzında hala böğürtlen olduğu için konuşması Sasuke'ye boğuk geliyordu. Karısının yanına çöktü ve bir süre onun aceleyle böğürtlenleri götürmesini izledi.
"Sakin ol," dedi alayla gülümseyerek. "Önünden almayacağım."
Sakura, o zaman farkına varmıştı Sasuke'nin yanında olduğunu. Başını ona çevirdi vesevinçle gülümsedi. Elindeki torbayı yere bırakıp Sasuke'nin beklemediği bir anda ona sarıldı. Sasuke geriye doğru düştüğünde istemsizce kolu Sakura'yı korumak amaçlı sarılmıştı. Sakura da kollarını Sasuke'nin beline dolamıştı.
"Teşekkürler." dedi Sakura ağzındakileri umursamadan boğuk bir sesle konuşarak. Sasuke'nin güldüğünü hissedebiliyordu. Çenesini kafasına yasladığını hissetti.
"Hn," dedi Uchiha sessizce.
Bu da onun teşekkür etme şekliydi.
~~
Bölüm nasıldı? Beklediğimden erken bitti, ben de sizi bekletmeden yayınlayayım dedim.😗 Tatlı, bayram şekeri tadında bir bölüm olmuştur umarım. Konoha'dan da kısaca bahsetmek istedim.🤭 Beğenmeyi ve fikirlerinizi dile getirmeyi unutmayın.