TRAJİK GÜNLER

6 0 0
                                        


                                                                                  

Bazı insanlar doğuştan şanslıdır bazıları ise doğuştan şanssız Arya YILMAZ ize bu insanlardan sadece şanslı olanıydı . Tüm hayatı boyunca hayatı mı yoksa kendisi mi bilinmez ama hep şanslıydı hep kediler gibi dört ayak üstüne düşüyordu . ailesinin biricik kızları Arya'ydı o çünkü iki ailenin göz bebeğiydi amcası halası teyzesi Arya ne isterse emrine amadeydi . Mutluluk ve huzur hep ondaydı arkadaşları ailesi çevresi herkes Arya'yı seviyordu Arya da onları annesi Arya'nın istediği tüm etkinliklere ve tüm kurslara göndermişti . müzik olsun jimlastik olsun santraç bu ve buna benzer bir sürü etkinliklere gidiyor hayatı her genç kızın ki kadar mutluydu ta ki o kara güne denk . Okullar yarı yıl tatiline girmişti Arya'nın babası Zafer bey ise kızı ve eşini mutlu edebilmek için önceden rezerve edilmiş olan Davraz kayak merkezine gitmişlerdi . Otele gelir gelmez hemen tüm eşyalarını bırakarak hızlıca hazırlanmışlardı çünkü Arya kaymak için sabırsızlanıyordu elbette kaymayı bilmese bile orada ona öğreteceklerini ve kendisinin de çabucak öğreneceğini bildiği için dert etmiyordu Arya . Arya'ya kaymayı öğreten kişi ise Sibel hanımdı Sibel hanım Arya'ya nasıl kayıldığını anlatmaya çoktan başlamıştı bile Arya ise Sibel hanıma bakarak aynısını yapıp '' tamam anladım '' diyordu . Sibel hanım ise anlatmaya devam ediyordu . Sibel hanımın anlatması ile Arya harika bir şekilde kayabiliyordu . annesi ile babası kaymıyor sadece oturup sohbet etmeyi tercih ediyorlardı . Arya tüm gün neredeyse kaymış otele sadece yemek saatlerinde girmişti . Koca yarı yıl tatilini Davraz da geçirmişlerdi artık dönme vakti gelmişti Arya hiç gitmek istemese de artık gitmek zorundalardı . Otelden ayrılmışlardı çoktan araba ile herkesin gidebileceği gibi normal hızda gidiyorlardı fakat bu kadar hızlı gitmek onlara için hiç de iyi olmamıştı onlar felaketlerine gittiklerinden habersiz gitmişlerdi ve nitekim o acı saatler sonra olmuştu . Büyük ve ani bir kaza yapmışlardı Gümüşay ailesi için o kadar feci ve o kadar büyük bir kazaydı ki bu oradan birinin sağ salim kurtulması bir mucize olurdu diye düşünüyorlardı kaza yerinde duranlar . Hemen ambulans ve itfaiyeyi aramışlardı zira araba bir hurdaya dönmüş içindekiler ise yaşasa bile asla çıkamazlardı ki diğer arabada sadece bir kişi vardı ama o iyiydi çok yara almasa bile gene de baygındı . Ambulans ve itfaiye çoktan gelmişlerdi sağlık görevlilerinden biri '' bizi siz aradınız değil mi '' diyince beyefendi hiç konuşmadan başını yukarı aşağı sallamıştı ''evet '' der gibi . sağlık görevlilerinden biri diğerine ikisi ölmüş ama kız hala yaşıyor onu çıkarmamız için yardım gerekli '' dediğinde itfaiye ekibinden birkaç kişi arabanın yanına giderek Arya'ya zarar vermeden arabanın kapısını kırmışlardı Arya'yı çıkarttıktan sonra ambulansa koyarak hastaneye doğru hızla gitmişlerdi . Hastaneye gittiklerinde ise sağlık görevlisi doktora her şeyi özet geçerek anlatınca doktor hemen '' tamam anladım '' diyerek önce bilincinin açık olup olmadığını kontrol edip ardından da yaralarına bakmıştı ve hemen '' üç numaralı ameliyathaneyi hazırlayın '' demişti . üç numaralı ameliyathaneyi hazırlamak için doktorun yardımcısı gidip kontrol ederken doktor da asansöre binmişti çoktan hastasıyla birlikte eksi ikiye indikten sonra hızla ameliyathaneye girmişti uzun ve yorucu bir ameliyat olmuştu bu . Ameliyathaneden çıktıktan sonra Arya'yı yoğun bakıma katmışlardı . Yoğun bakım da bir ay kalmıştı koca bir ay gözlerini açtığında ise dünya başına yıkılacaktı yalnızlığın acı verici tadını en ağır şekilde tadacaktı . Artık mutlu olabilecek miydi kim bilir bunu hayat gösterecekti ...

Gözlerini açtığında ise bir hastane odasında olduğunu fark etmişti sıradan bir odaydı onun için gözlerini hızla kırpıştırdı ve ilk olarak baş ucunda duran amcasına '' annem , annem nerede amca '' diyerek sormuştu amcası Musa bey ise göz yaşlarını hızla silerek yeğenine fark ettirmek istemiyordu bu yüzden de arkasına dönüp gözlerine zalimce bastırdı akmayın artık akmayın der gibi yeğenine dönerek '' nasılsın Arya bir yerin ağrıyor mu canın yanıyor mu ben doktor beyi çağırayım '' diyerek kendini odadan atarcasına çıkmıştı Arya ise amcasının ardından öylece bakakalmıştı . Musa bey koridorda eşine sarılarak '' neden Neriman neden şimdi o zavallı kıza ne olacak ne bir anda hayatı değişti hem annesiz hem babasız kaldı bu çok ağır Neriman hem de çok Arya , Arya bunu öğrenince yıkılacak '' diyerek hüngür , hüngür ağlamıştı Musa bey eşi Neriman ise Musa beyi teselli etmeye çalışsa da nafileydi . Neriman hanım Musa beyin omuzlarından tutarak tam karşısına alıp '' ona nasıl söyleyeceksin Musa ? Sence hazır mı buna ? '' dediğinde Musa bey ise eşine tek bir cevap verebilmişti '' bilmiyorum Neriman inan ki bilmiyorum '' . Arya ise yattığı yataktan biraz toparlanmaya çalışıyordu ama canı o kadar çok acıyordu ki her kıpırdadığında sanki bedenine bıçaklar çatallar saplanıyordu ne kadar çabalasa da vücudu buna izin vermiyordu ne yazık ki bu yüzden de hiç istemese de pes edip kafasını yastığa koymuş amcasını bekliyordu . Amcası Arya'nın odasına bir doktor ile birlikte girmişti Arya ilk olarak amcasına ardından da doktora soran gözlerle bakmıştı . Söze ilk olarak doktor başlamıştı '' merhaba Arya nasılsın bugün ? '' Arya ise hiç düşünmeden doktora cevap vermişti '' ben iyiyim doktor bey sadece biraz canım acıyor o kadar '' doktor ise acı bir tebessüm ederek '' bu çok normal Arya sonuçta bir ameliyata girdin şimdi ise dinlenmelisin '' dediğinde Arya doktora o acı ve keder dolu soruyu sormuştu '' annem ve babam doktor bey onlar , onlar da iyi değil mi kazayı hep birlikte yapmıştık . '' dediğinde doktor ve Musa bey birbirlerine bakmışlardı şimdi ne diyeceklerdi . Musa bey tebessüm ederek b,r adım öne çıktı '' Aryacığım bizden hemen sıkıldın mı kızım ikide bir aileni soruyorsun amcandan ne çabuk sıkıldın '' dediğinde Arya cevap vermek yerine sadece tebessüm etmişti ama içten içe de ailesini deli gibi merak ediyor onlar için dua ediyordu . Musa bey ile doktor koridora çıkıp konuşmaya başlamışlardı Doktor Enes bey Musa beye '' ne kadar saklayacaksınız Musa bey söylemeniz gerekiyor saklayamazsınız hep size soracak o zaman ne diyeceksiniz '' dediğinde Musa bey ise '' hastaneden çıkmasını iyileşmesini bekliyorum şimdi yaralı eğer şimdi öğrenirse olmaz onun için tranva değil trajedi olur bu doktor '' dediğinde Doktor bey dudaklarını birleştirerek '' anladım '' diyerek arkasını dönüp uzaklaşmıştı . Bir hafta sonra hastanede kaldıktan sonra Arya sonunda taburcu olmuştu iyileşmiş eskisi gibi olmuştu ve ilk sorduğu kişiler ise gene anne ve babasıydı Musa be koca bir hafta Arya'dan her şeyi saklamayı başarabilmişti şimdi ise o acı gerçeği söyleme vakti gelmişti peki nasıl söyleyecekti ki gencecik bir kıza senin annen ve baban o kazada öldü sen mucize eseri kurtuldun nasıl denirdi ki kimsenin yüreği kaldıramazdı bunu demeye Musa beyin ki de kaldıramamıştı bu yüzden de acı gerçeği yeğenine söylerken profosyonel bir destek almıştı hastaneden . Piskiyatır doktoru Ayça hanım Musa bey ve Arya üçü birlikte hastanenin kantinine gitmişlerdi . İlk söze başlayan kişi Musa beydi '' Arya kızım sana bir şey diyeceğiz . Kızım annen ve baban ... '' Kelimeler boğazında düğümleniyordu Musa beyin efesi daralıyor kalp ritmi hızlanıyordu Arya ise amcasına merakla bakıyordu amcası ise söyleyeceği sözler boğazında düğüm , düğüm olmuştu gözlerinden yaşlar akmaya başlamıştı bu yüzden de masadan ani bir şekilde kalkarak arkasını dönüp göz yaşlarını sertçe siliyordu Arya ise amcasının arkasına gelerek o narin elleri ile amcasının omzuna dokunup '' iyi misin amca '' dediğinde Musa bey yeğenine hiç bir şey demeden sımsıkı sarılmıştı ...

Trajik GünlerStories to obsess over. Discover now