Sabahın erken saatlerinde kalkıp kahvaltı yapmayı hep sevmişimdir. Bugün de öyle olmuştu. Sabahtan erken kalkıp kendime güzel bir sofra hazırlayıp, afiyetle yemiştim. Mutfağı toparladım ve odama geçtim. Giyeceğim kıyafetlerimi seçmek için gardırobu açmıştım ki yatakta duran telefonumun sesiyle irkildim. Yatağımın yan kısmına oturup telefonu elime aldım. "Bilinmeyen Numara" yazısını aldırmadan merakla açtım.
-Alo?
+Alo!
-Ayza Demir ile mi görüşüyorum?
+Buyrun benim. Ne vardı?
- Ayza Hanım Ben Gökhan Deniz. Flower and Dreams şirketinin baş organizatörüyüm. Sizin de bu alanda kısa zaman içinde önemli bir kariyer sağladığınız ve çalıştığınız organizasyon şirketinde çok başarılı bir rütbeye sahip olduğunuzu öğrendik. Dilerseniz başarılı kariyer hayatınızda sizi daha da öne sürecek tekliflerimiz var. Buna şirketçe karar verdik ve sizinle çalışmayı çok istiyoruz. Sizinle Küçük bir toplantı yapıp ayrıntılı konuşmak istiyorum. Tabi sizin içinde uygunsa...
Sevinçten ağzım kulaklarımda be adam tabiki uygun diye haykırmak geliyordu içimden. Resmen aşık olduğum mesleğimin en üst kariyer aşamasında bana teklif sunulmuştu . Bunu kabul etmemek büyük aptallık olurdu herhalde. Kulağımda ki telefonuma baktım omuzlarımı silktim. Ve konuşmaya başladım. Ağzım ne kadar kulaklarımda olsada iş üslubumla konuşmalı ve bana gelen bu teklifi elimin tersiyle dakikasında itememeliydim.
+ Bu benim içinde çok güzel bir teklif Gökhan Bey. Tabiki uygun. Konum ve zamanı ayarlamamız yeterli.
- Çok güzel, o zaman öğleden sonra gönderdiğim konuma gelirsiniz ayrıntılı bir şekilde konuşuruz, anlaşırız.
+Pekala, o zaman öğleden sonra gönderdiğiniz konumda diyorum. Hoşçakalın, İyi günler.
- Hoşçakalın, İyi günler.
Telefonu kapattım vee gardırobumda duran elbiseleri teker teker indirdim. O kadar mutluydum ki.. Utanmasam kıyafetlerini giyerken dans eden çocuklar gibi dans edecektim ki, zaten başlamıştım bile.
Mavi kumaş pantolon ve ceket takımımı çıkardım. Giydiğim beyaz askılı atletim ile tamamladım. Uzun kumral saçlarımı hafif düzleştirerek saldım. Orkide çiçek aromalı parfümüm hiçbirzaman şaşalı olmayan sade makyajım ile hazırdım. Arabamın anahtarını askıdan aldım ve evime görüşürüz diyerek çıktım. Bugün çok güzel olacaktı hissediyordum...
************
"Demek öyle? (diyerek kafasını salladı Eda) senin adına çok sevindim canım, umarım daha güzel başarıların olur."
- Teşekkür ederim canım. Deyip kocaman sarıldım. Eda benim tek arkadaşımdı. Ve böyle güzel bir haberi ondan başka paylaşacak kimsem yoktu. Eda ile sohbetimi yine masamdaki telefonum bölmüştü.
'1 yeni mesaj'
Konum.
" Merhaba Ayza Hanım. Saat 13.20 da sizi burada bekliyorum. İyi günler."
Gökhan bey sonunda beklediğim konumu göndermiş ve bir Kez daha benii dünyanın en mutlu insanı yapmıştı. Edaya döndüm
+Konum geldi Eduşka ve ayzarara kaçar.
Dedim çantamı alıp yanağına bir öpücük kondurdum ve kapıyı kapatıp çıktım. Arkadan güzel dileklerini duyabiliyordum.
"Her şeyin en güzeli senin olsun. Başarılar bebek suratım ❤️"
~~~~~~~~~~~~~
Arabada konum ile cebelleşirken aslında aradığım Cafenin tam da karşımda olduğunu görünce kendimi azarlama faslını geçip Cafeye girdim. Gökhan beyi daha önce görmemiştim ve tanımıyordum. O beni tanıyor olacak ki elini sallayarak bana bakıyordu. Masaya doğru yürüdüm. İçimden "Gökhan bey Çok yakışıklıymışsınız ben en az babam yaşında birini bekliyodum." demek gelsede susup elimi uzattım. "Tanıştığıma memnun oldum, Gökhan."
"Tanıştığıma memnun oldum oldum, Ayza."
Gökhan Bey, benim yaşlarımda oldukça yakışıklı şık ve anladığım kadarıyla parfümünün çok iyi bir marka olduğu.
Gözlüğümü çantaya koymamla kafamı çevirdim ve Gökhan beyin gözlerini üzerimde görmem bir olmuştu. Kafamı ne varmış anlamında sakince salladım. +isterseniz Artık geçelim konumuza.
Sirkelenip kendine geldi ve cevap verdi.
+ öhöm, evet başlayabiliriz. Size bazı sorular soracağım. Onlarla. başlayalım.
-Tabiki, buyrun...
Uzun sohbetimiz ardından sunulan iş teklifini aşırı mutlu bir şekilde kabul etmiştim. Baş organizatörün yardımcısı. Artık herkesin hayallerini gerçekleştirme aşamasındaa benim de elim olacaktı. Ve ben bunun için ayrı mutluydum. Elimde olsa Gökhan Bey'e Sarılacaktım. Kahvemi yudumlarkenn bunları düşünüyordum. "Ayza Hanım?" demesi ile düşüncelerimden çıktım ve ona döndüm. "Evet?"
- İş yerimizin şartlarını ve kurallarını da size e-mail olarak göndereceğim.
+ Güzel olur. Deyip elimin altında bulunan herhangi boş bir kağıda e-posta adresimi yazdım. Ve uzattım.
+Buradan bana ulaşabilirsiniz. Artık kalkalım mı? Ne dersiniz?
- Olur kalkalım. Sizin de halletmeniz gereken işler vardır. Burdan nereye geçeceksiniz?
Sorduğu soruya kendisi dahi şaşırmıştı. Ama bir kere sormuştu artık geri dönüşü olmadığının farkına vardığında hafifçe gülümseyerek kafasını eğdi.
+Eve geçeceğim, zaten şirket ile tüm bağlarımı kopardım. Sorunsuz bir şekilde ayrıldık.
- Sevindim. Diyerek tekrar gülümsedi ve toparlanırcasına kendini silkti.
- ıhıım, isterseniz eve ben bırakabilirim sizi. Malum taksi bulmak oldukça zor...
Elimde olmadan gülümsedim. Çünkü benim bir arabam olduğundan habersiz bana bu soruyu sormuş olması komik gelmişti.
+ Güzel teklifiniz için teşekkür ederim. Ama benim arabam var. Hatta bakın şuradan bize selam çakıyor! Diyerek parmağımla arabamı gösterdim. Yüzünde az da olsa biraz bozulma ifadesi görmüştüm. Ve buda beni gülümsetmişti.
-O zaman yarın iş yerinde görüşürüz. İyi akşamlar.
+ Görüşürüz, iyi akşamlar.
İkimizde ayrılarak arabalara doğru yürüyorduk. İçimden çok güzel duygular geçiyordu. Bugünün muhteşem olacağını söylemiştim. Birde adını koyamadığım bir heyecan vardı içimde. Kendi kendime 'yarın yeni işimdeki ilk günüm ondan tabiki' dedim ve gülümsedim. Radyomu açtığımda bugünün de sonuna geldiğimi anlamıştım..
Yarın benim için bugünden daha güzel olacaktı. Bunu da hissedebiliyordum...
Daha önce çoğu kez yazsamda yayınlanmış olacak ilk hikayem. Bol yorumlarınız, okumalarınız ve oylarınızı bekliyorum. Teşekkürler.. 💚🙏🏻
ESTÁS LEYENDO
AYZA
Romanceİyileşen yara, kanayabilirmiş tekrar...Gitmez dediğin gider, güldürür dediğin öldürebilirmiş. Ve yürek en çok yandığını çok severmiş... Ayza ve Gökhan.. İki yaralı, şevkatli ve masum kalpler.. Ayza'nın tek bir gerçeği var, mesleğine olan tutkusu.. G...
