Acı

38 9 4
                                        

Tanımadığınız birine güvenmek zorunda kalsaydınız napardınız ?

Her bölüm başına bir şarkı bırakabilir misiniz?

Sena Şener : kapkaranlık her günüm  🎧

Titreyen ellerimle göz yaşlarımı bi kez daha sildim karşımdaki adama dönüp bir daha baktım.

16 yaşımdan beri beni sürekli döven ve tam üniversiteye geçmiş ondan kurtuluyorum derken beni evlendirme karar vermiş abime

"Demir bey yarın seni istemeye gelicek hazırlan" o ela gözleri karartmış bana bunları söylerken ben hala sırtımdaki acıyla kıvranıyordum.

Elindeki sopayla sırtıma bir daha vurup"anladın mı lan"dediğinde bu sefer gözlerimi yumuştum canım o kadar yanıyordu ki "tamam" bile diyemiyordum
Annemle babamı bi kere daha özlemiştim abim çok sert biriydi annemle babam yaşarken bile beni döverdi ama annem hep karşı çıkardı.

"Vurma o senin kardeşin"derdi.

Annemi o kadar özlüyordum ki bu piç yüzünden değil öldükleri için hüngür hüngür ağlamaya başladım.

Bi süre sonra ağlamam durmuştu yerden kafamı kaldırıp kapıya baktım abim yoktu çıkmış olmalıydı lanet olası bu evden asla çıkamıyordum kendi hakkımda karalarlar veremiyordum yaşımın 21 olmasına rağmen

abim evleniyordu ve paraya ihtiyacı vardı kendi mutluluğu için benim hayatımı hiç tanımadığım bir adama satıyordu köle olarak.

Demir Sönmez

Sönmez şirketinin patronu büyük mimarlık projelerine imza atmış o isim Demir Sönmez
Abimin anlattığına göre 48 yaşında genç yaşta evlenmiş ve eşi hastalıktan dolayı ölmüştü iki çocuğu vardı Reha Sönmez ve Aden Sönmez Reha 28 yaşında kendini işe adamış biriydi hafif sakaları ve yeşil gözleriyle tüm kadınların dikkatini çekebilecek bir erkeklik hissine sahipti kızı Aden sönmez sarışın uzun sarı saçları ve mavi gözlere sahip 14 yaşında bir kız çocuğuydu.

Abim sürekli nişanlısıyla konuşurken "tamam canım şu kızı bir evlendireyim onun başlık parasıyla biz yuva kuracağız çok paramız olacak çok"derdi

Onu dinlerken midem bulanır içimi bir hüzün kaplardı bir abi kardeşine neden böyle  bişey yapardı diye düşünürdüm.


Yerimden kalktım yarına kadar uyuyamayacağımı biliyordum

zaten uyuyamıyorum ki sürekli abim bişey ister ona koştururdum evin temizliği,derslerim derken bide abim alkolik olunca gece gelir bi posta tertemiz dayağımı yer yemeğini önüne koyar sabaha kadar canım yandığı için uyumazdım.

Yatağım bile yoktu her zamanki gibi eskimiş yorganı ve yastığımı koydum yere üstüne ince bir battaniye abim evden gitmiş mi? Diye kapıya bakmaya gittim yavaşça parmaklarımın ucunda ses çıkarmama bile kızardı kapının kolunu yavaşça açıp eskimiş dökülmek üzere evimize ve Demir kapıya baktım.

Yoktu gitmişti kapıyı geri kapatıp yorganın üzerine uzanıp battaniyeyi üzerime çektim gözlerimi yavaşça kapamaya başladım.

10-15 dakika uyuyamamıştım kafamdaki düşüncelerden dolayı sonra onlardan kurtulup kendimi acıyan vücudum ve ellerimden  kayıp giden geleceğimi düşünmeyi bırakıp uyudum.

Gece saat 4:20

Kapı ziliyle ayağa kalkıp sıçramam bir oldu hem kapıya vuruyor hemde zile piskopat bir abiye sahiptim ben hızlıca ayağa kalkıp kapıyı açtım karşımda abimi gördüm biraz bakıştıktan sonra elini kaldırıp bana bir tokat attı  bu vuruşla kendimi yerde buldum ayağıyla üzerime bastığında çığlık atım

"Bağırma lan"dedi bir insan nasıl bu kadar acımasız olabiliyordu anlamıyorum abimdi canımdan kanımdan aynı anne ve babadan doğmaydık sonuçta aklım almıyordu bana yaptıklarına

İçeri gitti ayağa zar zor kalkıp kapıyı kapadım odama geçmeden önce abime "bişey ister misin"diye sordum.

"Yarın gelecekler unutma şimdi git bana yemek hazırla hadi"dedi.

Mutfağa geçip elimden gelen evde ne varsa tepsiye koyup önüne koydum ve hızlıca odama gittim.

Arkadan kapıyı kilitledim ve yatmaya gittim ama uyuyamıyordum ben mimar olmak isterken mimar olan birinin evine çocuğuna bakmak için gidiyordum gözlerimden bir yaş süzüldü

tek umdum üniversiteyi İzmir'de okumaktı ve tercihimi ilk oraya yazmıştım puanım yüksekti umarım gidebilirdim sonuçların gelmesine 4 gün vardı kaçıcaktım izmire kaçıcaktım abim gelemezdi o kadar parası bile yoktu doğru Ya benim de yoktu ama yapıcaktım kredi çekerdim borca girmiş olurdum ama çekicektim.

Gözlerimi yumdum ve derin sandığım ama kısa olan uykuma daldım.

Sabah uyandığımda Kapımda sesler duyuyordum güneş doğmaya başlamıştı.

Seslerin eşilinde gözlerimi araladım sonra kapıya doğru ilerledim abim olmalıydı zıkkımlanmalıydı ya ondan kapıyı çalıyordu.

Hızlıca kalkıp kapıyı açtım kapıyı açmamla kendimi sert bişeyin vurmasıyla kendimi yine yerde buldum.

"Nerdesin lan kaç saat oldu bugün istemeye gelecekler hanımefendinin rahatlığını bak"

Elimi vurduğu yanağımda tutup ona baktım "kahvaltını hazırlarım hemen"dedim.

"Zahmet olucak biraz sana"dedi alaycı ve iğneyelici yüz hatlarıyla ayağa kalkıp mutfağa gittim aynı şekilde tepsiyi önüne koydum.

O yemeğe başladı bitirene kadar onu izledim canım hiç bişey çekmiyordu ama bende açtım.

Odama gittim arkamdan "bu gece 8'de"diye bağırdı.


Yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayı sizleri seviyorum düşünceleriniz benim için çok ama çok önemli:)

Absent  Where stories live. Discover now