Merhaba ben Marin ve 25 yaşındayım. İstanbul'da dünyaya geldim. Sıradan bir ailenin en küçük kızıyım. Çekik gözlü 160 cm boylarında ortalama bir kızım. Benim hikayem lise zamanında başladı. Sıradan bir ergenlik ve çocukluk geçirdim. Sessiz, uysal, sakin bir çocuk oldum hep. Kimseyi üzmez, kimseyi kırmazdım. Sessizce oyunlarımı oynar günlerimi geçirirdim. Liseye geçtiğimde bu sakinliğim hala devam ediyordu ancak içimde oturmayan bir şeyler vardı. Sanki yapmam gereken bir şeyler vardı ve beni bekliyor gibi hissediyordum. Bu çok tuhaf bir duyguydu. Bir gün gazetede 10 yaşlarında bir kız çocuğunun kaybolduğunu gördüm. Ama bir çocuk kaybolduğunda ne olurdu, başına ne gelebilirdi bilmiyordum. Öğrendiğimde dünya başıma yıkılmıştı küçücük bir çocuk tecavüze uğrayıp öldürülüyordu ve kimse bir şey yapamıyordu. İçimden nereye kadar gidecek bu durum diyordum neden kimse ses çıkarmıyor, eylem yapmıyor ya da yakıp yıkmıyor ayıp diye sessizce ağlıyorlardı. Küçücük bir kızın tecavüze uğraması neden ailesi için ayıp oluyordu ve susmaları gerekiyordu? Aksine ortalığı yıkmaları gerekmez miydi? O çocuğun ne suçu vardı ki? Bunu düşünmekten geceleri uyuyamaz olmuştum. Katil takım elbise giyip pişman olduğunu söylediğinden iyi hal indirimi alıp 1 yıl ceza almıştı. Yani küçücük kızın canının bedeli 1 yıldı. Komik ve üzücü. Ama bu böyle gitmezdi ne yapabilirim diye düşünüyordum sürekli, ne yapabilirdim acaba? İşte bu olay benim dönüm noktam oldu. Karete, judo ne kadar savunma eğitimi varsa almaya çalışıyordum. İnternetten çeşitli videolar izliyor gizli gizli çalışıyordum. Ailem durumu fark etmemişlerdi. Fark etselerdi belki öfke ateşiyle yanan beni durdurmaya çalışabilirlerdi çünkü gözlerim öfkeden kör olmuştu bile .
YOU ARE READING
Marin
ActionSıradan bir hayatı olan kızın kaderi bir düşünceyle değişiyor. Bu değişim herkes için iyi olurken Marin için kolay olmuyor ve hayatı yavaş yavaş alt üst oluyor. Binlerce insanın hayatını kurtarmak mı yoksa kendi hayatını kurtarmak mı? Bizim için zor...
