Başlama tarihi 28.10.2021
"Ada," sustu. "İyi misin?" Gözlerim dolmaya başlamıştı. Değildim hiç iyi değildim. "Evet, ne oldu ki?"
"Sesin kötü çıkıyor, ağladın mı sen?"
"Hayır," ses tonum yine aynıydı. Düzeltmek isterken daha kötüye gidiyordu. Boğaz...
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
Herkese merhabalar. Nasılsınız bakalım? İlk bölümle karşınızdayım. Şimdi gizem sevenleri buraya alalım. Çünkü konumuz bir cinayetin üzerine kuruldu. Birlikte bu cinayeti çözmeye ve gerçekleri ortaya çıkarmaya ne dersiniz? Öyleyse, hadi bakalım... Bu bölümü giriş bölümü gibi yazdım onun için birazcık kısa oldu. Ama diğer bölümler çok uzun olacak. Herkese keyifli okumalar dilerim...
"Bak o kızı ben öldürmedim. Yemin ederim." Ada şimdi korkusunu bir kenara bırakmış kendini korumaya çalışıyordu. Çünkü hayatında ilk kez gördüğü birini ölü olarak bulunması ve katilinin de kendisi olarak şüpheli bulunması çok saçmaydı.
"Ama bıçakta parmak izin var." dedi sert tonda karşısındaki komiser. "Üstelik cinayet saati de oradaymışsın. Kendin söyledin."
"Ya hayır, bana mesaj geldi-"
"Kes!" Komiser Ada'nın konuşmasına izin vermeden elini sert bir şekilde masaya vurdu. "Neden öldürdün onu? Doğruyu söyle!"
Ada artık yorulmuştu, kendini savunmaktan. Kimse ona inanmıyordu, inanmak istemiyordu.
10 saat önce.
Ada sessizce camdan dışarı bakarak yolu izliyordu. Cama düşen her yağmur damlaları birkaç saniyelik oldukları yerde durup daha sonra kendilerini serbest bırakıyorlardı.
Yağmur damlalarının otobüsün yukarı tabakasına düştüğünde çıkardığı ses istemsizce onu huzurlu ediyordu. Bulutlar gökyüzünü adeta bir düşman kalesi gibi sardıkları için hava hafif kararmıştı.
Dışarıdaki insanlar bir koşuşturma içerisindeydi. Kimisi elinde dosya çantasını üzerindeki takım elbisesinin ıslanmamasını önlemek için kafasına koymuş aceleyle arabaya doğru koşuyor, kimisi yağmura hazırlıksız yakalanmasının siniriyle öfkeli adımlarla yürüyor, kimisi de hiçbir şeyi umursamadan ıslanarak yoluna devam ediyordu.
Kimse yağmurdan memnun değildi, herkes yağmurdan kaçmak derdindeydi. Ama Ada yağmuru çok seviyordu. Yağmur onun bakış açısında tamamen farklı bir şeydi aslında. Yağmur yağdığında her şey yenileniyordu, kirli olan her şey yağmurla temizleniyordu. İnsanların kirlettiği her şey gün yüzüne çıkıyordu. Yağmurun birçok etkenleri var fakat bunlar yeterli değildi onun için.