Tove Lo-Not On Drugs
------------------
Yönünü kaybetmiş bir pusulaydım.Ve yönünü kaybetmiş bir kızın eline yalnızca yönünü kaybetmiş bir pusula yakışırdı.
Bir kadının rahminde can bulmuştum ve bir kadının kollarında ölmüştüm.Bir adamın tohumuyla filizlenmiştim ve bir adamın fırtınasında yıkılmıştım.
Gece uyumadan önce camı kapasan da dışarıdaki soğukluk içeriye girerdi.Yorganın altında saklansan da hiçbir soğuk dilinin ucunda kendini ölüme iten sözcüklerin kadar soğuk değildi.Ölümün soğukluğu kendini en çok dilinin ucunda hissettirirdi.Benim sözcüklerim bir intihar mektubu kadar ölümlüydü.Sayfalarını okumadan geçtiğin bir kitap kadar tozluydu.Bir çocuğa anlatılan masallar gibi yalandı.
Sayfaları geçsen de esen rüzgar içini üşütürdü.Hızlıca geçtiğin sayfalar mıydı seni üşüten,yoksa okuyamadığın kelimelerin silahının namlusu muydu?
Bu yüzden kalkardın yattığın yerden.Üzerindeki yorganları atardın birer birer.Üzerindeki kıyafetleri çıkarırdın teker teker.Kalkardın ve pencereyi açardın.Dışarıdaki soğukluğun odana girmesine izin verirdin.Çabalamasını istemezdin,çünkü merak ederdin.
Hala üşüyebiliyor musun diye.
Gecenin soğukluğu tüylerini diken diken ederken Tanrı'na dua ederdin,hala üşüyebilecek kadar sıcak olmayı.Çünkü ne kadar soğursa bedenin o kadar yakın olurdu ölüme ruhun.Bir yağmurun altında dolanacak kadar sağlıklı olsadı bedenin,işte o zaman çiçekler açardı zihninde.Gözyaşlarını akıtmak yerine,çiçeklerini sulasaydın eğer solmazdı çiçeklerin.Ve işte o zaman,her şey doğru olsaydı,Yaşanacak bir yer barındırsaydın belki içinde kelebekler uçuşurdu bahçende.
Bırakmadım güneş içimi ısıtsın.Her zaman sıcaklığı başka insanların ruhunda aradım.İnsanlar bana kepenk oluşturmasaydı izin verirdim yağmurun yağmasına.Çiçeklerimin toprağı bu kadar güçsüz olmasaydı eğer izin verirdim filizlenmelerine.Ama vermedim.
Bir kelebeğin uçmasına asla izin vermedim.
Yağmurlu bir gündü.Yağmur damlalarının sesi cama kurşun gibi atılırken,ben cam kenarı üçüncü sıramda mutlak sessizliğimi koruyordum.Ekim ayının ortasında olmamıza rağmen yağmur kente yazdan beri ilk defa uğruyordu.Yağmur olduğu halde basketbol oynayanlar sevinçlerini alalade belli ediyordu.
Bizde hoşnutsuzluğumuzu sıramıza damlayan damlalardan kaçarak belli ediyorduk.Yollar yağmur suyu ile dolmuştu,hatta fazlası adeta sel olmuş akıyordu.Okulun bahçesinde küçük küçük birikintiler oluşmuş,oluşmaya devam ediyordu.Üçüncü dersin ilk yirmi dakikasını geride bırakmıştık.Efsun,edebiyat dersini dinleyemeyeceğini söyleyerek kafasını sıraya koymuştu,beni de hoca bakarsa dizine vurmam için uyarmıştı.
Uyumadığını biliyordum çünkü bir yandan dizini sallıyor bir yandan bir şeyler mırıldanıyordu.Dizime dizini vurduğunda kafamı camdan uyuyamayan Efsun'a çevirdim.''Ne yapıyorsun?''diyerek sıradan kayarak ondan uzaklaştım.Fakat dizini uzatarak tekrar dizime vurdu.''Efsun!''
Tek gözünü aniden açarak bana bakmaya başladı.Ne yaptığını anlamayarak tepki vermedim,ciddiye almam için öbür gözünü de açtı ve bu sefer kaşlarını çatarak bakmaya başladı.''Sana diyorum.''dediğinde dakikalardır bana seslendiğini şimdi anlamıştım.''Ne diyorsun?''dedikten sonra kafamı tekrar cama çevirdim.Bu arada sıramıza damlayan birkaç damlayı hırkamın tersi ile silmeye başladım.''Sanki anlaşılıyorsun.''
Anlamadığımı anladığında kafasını sıradan kaldırdı ve sırada kayarak kalçasını bana yapıştırdı.''Diyorum ki Adencim,batı tarafta ölen kızı duydun mu?Hani şu gece kulübünün tuvaletinde bulunan kızı?'' Elimle bana yapışan kalçasından itmeye çalıştım.En sonunda benden ayrıldı ve eski konumuna geri döndü.''Bilmiyorum,nereden bileceğim?''diyerek kızmıştım.
VOCÊ ESTÁ LENDO
KASIRGA
Ficção AdolescenteO gece güneş ve ayı aynı anda görmüştüm. - .''Hiç düşündün mü Aden neden seni bu kadar suçladığımızı?'' Duraksadım.''Neden?''diye sordum arkamı dönerek. Bunu daha önce hiç düşünmemiştim.''Çünkü gerçekten bir katilin varlığına inanmak istiyoruz.''...
