1_İşte, gecede mesleğini icra ediyor.. şu gördüğün siyah kısımlarda.. bizi suskunluğa mecbur eden kader; Şimdi, soğuk bir ölüm kadar acımasız ol! hissetmem.. ben ne delilikler yaşadım.. mesela.. O, beni aldatanların dinledikleri müzikte dans ettim, heyşeyi boş gösteren sözler kullandım, güldüm, kendime geldim.. geçte olsa anlamak zormuş.. karşımdaki acı/tatlı suretini.. nihayet anladım.. bensiz kimsesizdim.. yanlız yağmurlar dinledim, gecenin son kıyağını bekledim, ay ve yıldızlarda bezdi gözlerimden.. başka bakacak seyrim, gidecek yerim, yurdummu vardı. 2_"Gönlüm;" Kuyu ne derinmiş meğer, düşünce bildim.. düştüğüm yerde, ne parmaklıklar vardı, ne sürgüsü yağsız demir kapı, elsiz kolsuz düştüm içeri.. içeri, senin yüzün.. içeri, benim gönlüm.. yerim, yurdum, vatanım.. içeri, bahar bahçe, iğde ve gül kokusunda en sarhoş suçlu. 3_Gahle almayanlara, israf olmasın diye şüpheye mahal verecek cümleler kuruyorum.. cümle cümleyi açmasın, bol bol suskunluk olsun diye.. içim, içimi yedi susmaktan ama, kime ne anlatayım? ürkek dilim der, konuş gönlüm diye.. gönlüm der, bende canım.. ozaman illede gül der gönlüm.. gülememya, susakalırım.. sesimi bütün kırmızılardan kovan ulvi mahkeme! vazgeçirttiklerinden, vazgeçemiyorum.. öyle ki, gül sözde, söz gönülde kırmızı. 4_Biliyorum.. tavan beyaz, duvar çatlak, dağınık bellek ama hala.. 'O' sanatkarın sanatını duyabiliyorum.. yarattığın saltanatına, nereden bakar durursun? nereden duyulurki sesin? ne zaman buluşur yüzün hüznümle? beynimi yakan, göğsümün uğultusu, ruhumun ne vakittir ki, çalınışı? bir gün, belki farkedilmeyecek ay ışığında, yakın gözlüklerimle, pencere kenarında oturup alzaymır olmazsam eğer.. gümüş rengi anılar olacak bütün bu yaşadıklarım. 5_Şimdi bırak onu bunu, falan filan ne demiş.. dinle gönlüm.. seni en sakin anıma saklarım, seni gönlümün en kuytusunda dinlerim, sen şimdiye kadar duyduğum ne güzel ezgisin.. senle iken, ay, yıldızlar ve güneş kalbime kurulur, şah damarımın yamacında serin sular durulur, yanlız yüzen aydır, kızıl şafakta kurur, alacakaranlığın koynundayım.. vakit çekirgenin sustuğu andır.. çatlamış dudağımızda ne bir ses, ne bir nefes, gül şerbeti öylece durur.. eyy ayyaş kan; Biraz daha dur! "biraz daha.." "Dur."
