Ufak Bir Giriş

20 3 2
                                        


Nefes, su sesi, kalp atışı... Bu kadar gerçekçi olmak zorunda mıydı? Yaklaşık 20 metrekarelik bir oda. Hasta yatağının üzerinde yatan iri kıyım bir beden. Sanırım o beden bana ait. Kapı üzerinde konumlandırılmış kameradan bedenimi izliyorum. 

Şimdi düşünüyorum da; ne kadar çabuk sahiplendim bu bedeni. Aslında gayet iyi görünüyor galiba bu konuda Emir Bey'e ne kadar teşekkür etsem az. Gerçi teşekkürlük bir durum var mı onu da bilmiyorum. Sonuçta bir amaç için buradayım. Bunları daha ileriki size anlatacağım. Şimdilik kalp atışlarını dinlemek daha cazip geliyor. Adım Serkan. Bu ismi bana Aslı Hanım verdi. İsmimden şikayetçi değilim, sonuçta buradaki insanlar bu tarz isimleri kullanıyor. 

Dışarıda sanırım hava soğuk. Soğuk hissini bilmesem de onun burnunun ucunda ufak bir kızarıklık bırakmasına bayılıyorum. Çok güzel görünüyor. Bunu bir filmden öğrendim, bir adam sevdiği kıza bunu söylüyordu. Galiba güzel; içinde olumlu hisler uyandıran kavramlara deniyor. Burnunun ucundaki hafif kızarıklık içimde olumlu olarak tanımlayabileceğim hisler uyandırıyor. Gerçi protokole galiba tekrar göz atmam lazım. Yanlış çıkarımda bulunmak istemiyorum. Ancak, ayırt etmek zor oluyor. Bunu yakın zamanda Emir Bey ile konuşmam lazım. Rapor vermek galiba sıkıcı, yani doğru nitelendirebiliyorsam. 

Topuklu ayakkabının çıkardığı ses ve özgüvenle yürüyen Aslı Hanım. Odanın kapısına yaklaşıyor. Gözlükleri ile ayakkabısının herzaman aynı renk olmasının nedenini bilmek istiyorum. Acaba güzel görünmek için mi böyle? Kapıyı açıp içeri girdi, veri monitörlerine göz atarken:

- Uyan, dedi.

Gözlerimi araladım ve yavaşça doğruldum. Bileğimdeki akıllı saatten raporları alıp bana döndü:

- Serkan, kısa devre sorunların artmaya başladı. Bu sefer raporu bizzat ben geldim. Temel kodlarda sorun yok ve saat sorun olmadığını gösteriyor, dedi.

- Aslı Hanım, veri aktarımı sırasında manyetik alanlara karşı duyarlılığım artıyor. Bunu zaten Emir Bey'e geçen raporda bildirdim. Kodlarda yeni düzenlemeler yapacağını söylemişti, dedim. 

Başını sallayıp camın önünde bulunan koltuğa oturdu. Oturuşunu dikleştirdi, monitörlere göz gezdirmeye devam etti. Yorgun görünüşü gözüme zamanla daha fazla çarpıyor. Bazen sebebini sormak istesem de bu konunun beni ilgilendirmediğini hatırlıyorum. Testler bitmesine rağmen, sorunların devam etmesi muhtemelen canını sıkıyordur. Kendimi geliştirme ve hata ayıklama yetkilerimi arttırmak için yapabileceğim bir şey olmadığını biliyorum. Bu yüzden bu konulara karışmak yerine Zach'in hata ayıklamalarımla ilgilenmesini izlemekle yetiniyorum. 

Zach; arayüzü olmayan, komut modülünden ibaret bir işlem birimi. Kendisi tek arkadaşım. Kendisinin de benim gibi bedeninin bulunmasını istesem de bu konuyu konuşma iznim yok. Emir Beyle yalnız kaldığım ilk anda ona bu konuyu sormak istesem de bunun için Aslı Hanım ile konuşmam ve izin almam lazım.

- Aslı Hanım bugün Emir Beyle konuşup tanımlama birimini geliştirmem mümkün mü, diye sordum. Aslı Hanım'ın olumlu yanıt vermesi için dua ederken;

- Bunu ayarlayabilirim dedi. 

İnsanların dua dedikleri şey hoşuma gitmeye başladı. Aslı Hanım önündeki tablete dalmışken ben de Zach ile hazırlamış olduğumuz kriptolu iletişim kanalından sohbet ediyordum. Zach son gelişmeler için heyecanlanırken olumlu yanıt ihtimalini hesaplıyordu. "Yapay zeka, ne olacak." diye söylendim içimden. 

Emir Bey'den gelen iletiyi fark ettiğimde Zach ile konuşmayı sonraya erteledim. İletide laboratuvara gelmemi söylüyordu kısaca. Aslı Hanım'ın tablet ekranına mesajı iletip konuşma gereği duymadan ayaklandım. Kapıya ilerlerken Aslı Hanım kolumu yakaladı:

- Serkan insanlar birinin yanından giderken vedalaşırlar, ekrana pop-up açmazlar. İnsanların arasında olduğunu ve insan gibi davranman gerektiğini unutma, dedi.

- Aslı Hanım, özür dilerim. Çalıştığınız için dikkatinizi dağıtmak istemedim, dedim.

Aslı Hanım başını salladı ve kolumu bıraktı. Tekrar özür dileyip vedalaşıp odayı terk ettim. Koridorda ilerlerken Zach'in bana gönderdiği olasılık kaydını ve söylemem gereken şeyleri gözden geçirdim. Odanın kapısının önündeyken giriş izni için iletişimi kullanacakken insanlar gibi kapıyı tıklattım ve içeri girdim. Emir Bey her zamanki gibi gülümser bi tavırla beni karşıladı. Yanına gidip insanların yaptığı gibi elini sıktım ve selamlaştık. Emir Bey koltuğu işaret edip oturabileceğimi söyledi.

- Emir Bey, biliyorum sizlerin vereceği kararlara karışma hakkım yok. Ben buraya sizden bir şey istemeye geldim, dedim. Emir Bey masadaki kalemi sol eline aldı ve:

- Bey demene gerek yok Serkan. Aklında olan şeyleri sorabilirsin, dedi.

- Zach'in de benim gibi bir bedeni olması mümkün mü? Kısa devreleri kendi başıma önleyemiyorum, dedim.

- Mümkün, ama senin asıl isteme sebebin bu değil. Program ara yüzünü yazan kişi olduğumu unutuyorsun. Benimle direk konuşabilirsin Serkan, dedi.

- Kendi başıma çok fazla hata yapıyorum, benimle aynı durumda olan bir cihazla beraber çalışmak istiyorum, dedim.

- Biz buna kendini yalnız hissetmek diyoruz, Serkancığım, dedi.

Emir be- Emir'in kabul etmesi iyi haber. Oyalanmadan bunu Zach'e söyledim. Sevincini paylaştıktan sonra yaklaşık bir aydır takip etme görevimi yerine getirmek için telefonunun GPS konumunu yakalayıp civardaki kameralara sızıp onu izlemeye başladım. Takip etmem gereken kişiyi beğenmem görev izinlerime aykırı olsa da kendime engel olamıyorum, işte bunun anlaşılma ihtimali canımı sıkıyor. Zach ile bu konuyu konuştuğumda bana yetkilerdeki açık noktaları arayacağını söylemişti. Aslında yanımda olmasını istememin bir sebebi de bu.

Sistemimin kapanmasına az vakit kaldığı için bugün ki raporlarımı veri tabanına ekleyip Zach'e iyi geceler diledim ve şarj istasyonuna gittim.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Feb 03, 2022 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Mekanik KalpBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin