Nihayetinde belli olmuştu. Ailemle birlikte karar verdiğimiz okula gidecektim. Yanımızda annemin bayıldığı "Küre ailesi" ile yol aldık. Kısaca tanıştırayım:Küre ailesi çocukluğumdan beri gittiğim yazlığımızın yanında oturan bir aile,bu sene İstanbul'a taşınmaya karar verdiler ve annem Küre ailesinin tek çocuğu olan Murat ile beni aynı okula yazdırma fikrini sundu. Bence o kadar iyi bir fikir değildi ama katlanmak zorundaydım. Sonuçta 4 yılım onunla geçecekti. Okula vardığımızda Murat ile okulu gezerken ailelerimiz de kayıt işlemlerini hallediyordu. Kocaman çam ağaçlarıyla kapanmış bahçe kenarları çok hoşuma gitmişti ama Murat'ın ilgisini çeken şey daha çok müzik salonuydu. Bir sürü enstrüman dolu odaya girince gözleri ışıldadı. O orada oyalanırken bende annemin yanına çıktım. Annem beni görür görmez "bu sene üçünüz gerçekten çok eğlenecek ve başarılı olacaksınız eminim"dedi. Anlamadığımı bildiği halde açıklamadı ve benim sormamı bekliyordu,biliyorum. Çok merak etmiş gibi "Üçüncü kişide kimmiş ?" diye sordum. Güldü ve "Mert, Murat'ı kuzeni" dedi. İçimden bir yetmedi ikincisi çıktı diye söyleniyordum. Ardından Müdürümüz elini omzuma koyarak "Bakalım bu sene gözde öğrencimiz olabilecek misin, çok çalışman gerek biliyorsundur" dedi aşağılarcasına. Annem her zaman beni uyarsada duramadım cevap verdim hemen;
"Gözdeniz olmak gibi bir çabam yok hedeflerim için çalışıyorum ve başarılı olacağım"
Müdür Bey "İddialısın, umarım her şey düşündüğün gibi olur."
Annemin yüzüne dönük değildim ama nasıl baktığını hissedebiliyordum. Arabaya bindiğimizde bana biraz daha saygılı olmamı söyledi ama saygısızca bir şey söylemediğimi biliyordum, annem biraz katıydı ve ona ayak uydurmaya çalışıyordum. 3 gün sonra okul başlayacaktı ve henüz her şeyim hazır değildi yani alışverişim tamamlandı ama bilmiyorum biraz tedirgindim. Sonuçta ilk defa liseye başlıyordum, dersler, arkadaşlıklar hepsini düşünüyordum. Herkesin bu konularda acemi olacağını düşünüp kendimi avuttum.
