Derinden gelen bir ses ile uyandım. Birisi, “Hızma!,” diye
bağırmıştı. Acı bir çığlıktı sanki. Gözlerimi açtığımda çok
fena terlemiştim. El yordamıyla şifonyerde duran bardağıma
uzandım ama bardağım boştu. “Ne ara içtim ben bunu yahu!”
diye söylendim. Tekrar yatmam gerekiyordu. Çünkü 18 saat
sürecek bir nöbete girecektim. Tekrar uyumaya çalıştım, beceremedim. Televizyonu açtım, uykulu gözlerle ekrana bakıyordum. Kafamda bir sürü şey dolaşıyordu.
Karakola geldiğimde Şakir arkamdan kendini yırtarcasına
bağırıyordu.
“Hızma Komiser’im! “
“Efendim Şakir.” Kesin yine at yarışı ile ilgili saçma bilgiler verecek, canımı sıkacaktı.
“Olaylardan haberiniz var mı?”
“Ne olayları Şakir? Hadi acele et, Erdem Komiser beni
bekliyor.”
“Yok Komiser’im. Erdem Komiser çıktı. “
“Nasıl yani?”
Telefonumu çıkardım, kapalıydı.
“Of! Yine çok kızmıştır.” deyip odaya yöneldim. Şakir de
arkamdan gelmişti. Ne meraklı adamdı bu Şakir. Sabit telefondan hemen Erdem Komiser’i aradım.
“Tamam Komiser’im! Kızmayın telefonum kapanmış.
Tamam, hemen geliyorum.”
Erdem Komiser otopsiye gitmişti. Benim de bir an evvel
gitmem gerekiyordu. Şakir de avını takip eden avcı edasında
beni takip ediyordu.
“Şakir senin işin yok mu? Kara Kız seni çağırıyor. Hadi
git, bekletme çocuğunu.” Kara Kız, Şakir’in kedisiydi. Gerçi
Kara Kız tüm karakolun kedisiydi. Bir yıl önce Şakir onu sokakta bulmuş, adını da Kara Kız koymuştu. Tek zaafı o kedi
olabilirdi. Ben de Şakir’den kurtulmak için Kara Kız’ı kullanmıştım. ‘Affet beni Kara Kız, sana söz ıslak mama alacağım’.
Otopsi odasına giderken Ayşe’yi düşündüm. Yaşadıkları
çok enteresandı, onunla ilişkim biraz tuhaf başlamıştı.
Erdem Komiser ise Ayşe’ye polis-doktor ilişkisinden farklı
yaklaşıyordu.
Odaya vardığımda Dr. Ayşe ve Erdem Komiser hararetli bir şekilde konuşuyorlardı. Ayşe, Erdem Komiser’e cilve
mi yapıyordu? Yok artık! Sonra içten içe kendime kızdım.
Neticede bu kız neler yaşamıştı. Ben de bazen çok tuhaf oluyordum ama yine de onları izleme isteğime engel olamadım.
Ayşe maskesini çıkartıp,
“Ölümü 48 saat ile 52 saat arasında, kanında yüksek dozda bayıltıcı damla tespit ettim. Ve bu size …” Ayşe cümlesini
tamamlamadan Erdem Komiser beni fark etti. Gözlerini kocaman açıp,
“Hızma, bu olay sana neyi hatırlatıyor?” dedi. Aynı anda
nefes alıp üçümüz de aynı şeyi söyledik.
“Heykel Cinayetleri…”
YOU ARE READING
HEYKEL CİNAYETLERİ
Mystery / ThrillerOlay yerine vardığımda iki tane heykel karşıladı beni. İnternette gördüğüm o heykeller şimdi karşımda duruyordu. Böyle bir duruma değil de kültür gezisi yaparken görseydim ya sizi,diye düşündüm.Yerde yatan kişi 40 yaşlarında gösteriyordu.Böyle durum...
