Havadaki soğuğa aldırmada yürümeye devam ettim. Sonbahar yapraklarının hışırtısıyla huzur bulduğum sırada bir bank bulup oturdum. Tam o sırada gözüme küçük çocuk çarptı. Eli yüzü kir içinde, dokuz-on yaşındaki çocuğun, saçları dağınık mutsuzca oralarda gezinmesini izlemeye başladım. Yırtılmış pantolonundan dizleri görünüyordu. Esmer tenli çocuk kollarını sıkıca birbirine dolamış soğuktan tir tir titriyordu. Bir yandan da kazağındaki delikleri kapatıyordu. Telefonum çalmaya başlayınca dikkatim dağıldı ve telefonla konuşmaya başladım. Konuşmam bitmişti ve benim gözlerim yine o küçük çocuğu arıyordu. Bu sırada çocuğun yanımdan geçtiğini fark ettim. Tam olarak bilmiyorum ama o çocuğun gözleri bana bir şeyleri hatırlatıyordu. Vücudum hiç anlamadığım bir şekilde bana o çocuğun yanına gitmemi söylüyordu ve öyle oldu ona doğru birkaç adım atmışken dengemi kaybettim ve düştüm. Çantamdan dökülen eşyaları toplamaya başladım, o da bana yardım etti. Fakat bir şey eksikti. Annemden bana kalan son hatıra, annemin kolyesi... Panikle tekrar aramaya başladım ama yoktu. Bu sırada çocuk yürümeye devam etti. Elinde sıkı sıkı tuttuğu bir şey vardı. Yeni fark etmiştim. Büyük adımlarla yanına gittim. Elinde ne var diye sordum. Cevap vermedi. Küçük parmaklarını araladım ve elinde ne tuttuğunu öğrendim. Bu annemin az önce kaybolan kolyesiydi. O kadar sinirlenmiştim ki çocuğa bağırıp çağırmaya başladım. Arada hakaret ettiğimin de farkındaydım ama bu o an umuruma değildi. Konuşmama çocuğun yanağına düşen gözyaşıyla durmak zorunda kaldım. Elinden kolyeyi aldım. Çocuk bana çaresizce baktı. Hiçbir şey demeden ve gözyaşlarını durdurmak istemeden yanımdan uzaklaştı. Neden ağladığına anlam veremedim. Ona ait bir şey değildi. Çocuğun gidişini izledim. Üç adım sonra düşmüştü. Dizlerinin kanamasına aldırmadan yürümeye devam etti. Karşıdan karşıya geçeceği zaman arabaların gelip gelmediğine bakmadı ama ona doğru yaklaşan bir araba vardı. Arkasından bağırdım. Duymadı. Küçük çocuğa gözümün önünde araba çarpmıştı. Yerde yatan bedeninin yanına doğru ilerledim. Kolye hala elimdeydi. Tam o sırada birisi bana seslendi. BU SİZİN OLMALI, dedi. ÇANTANIZDAN DÜŞMÜŞTÜ. Kadının elindeki kolyeyi aldım. Ama bu olamaz dedim, kendi kendime. Bu annemin kolyesiydi. Bu arada ambulans gelmişti ve çocuğu götürüyorlardı. Annemin bu kolyeyi verirken söyledikleri geldi aklıma. Sana vereceğim bu kolyeden iki tane var kızım. Birisi sende diğeri ise şu ana kadar hiç görmediğin kardeşinde. Bir gün onu bulursan ona sahip çık ve ona çok iyi bak...
KEVSER EZEL BAŞARAN
28.05.019
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÇOK GEÇ
Short StoryKüçük çocuğun peşine düştüğümde kardeşim olduğunu bilmiyordum. Benim için annemin kolyesini çalan küçük bir hırsızdı. Ama onun kolyesini elinden alan bendim. Annemin bana söylediği son cümlelerden birini geç hatırlamam yüzüne kendi ellerimle sürükl...
