Alarm sesi beynimin derinliklerini delip geçerken elimde olmadan uyanmıştım bile..
Klasik bir okul günü olacaktı. Yatağımdan kalkıp elimi yüzümü yıkadım. Dolabımı açıp kıyafet arayışına geçtim.
Gözüme ilişen siyah pantolonu elime aldım üzerine de siyah bluz seçtim ve bir de kot ceket.. İşte tamam sıradan kombinim biraz canlandırsın diye saçımı tarayıp topuz yapmaya karar verdim. Ama tabiî ki de öyle rahat edemeyecektim. Hemen bozup at kuyruğu yaptım..
Aynaya bakınca hiç yoktan iyidir diyip kendimi biraz avuttum.
Ardından hemen çantamı hazırlayıp adımlarımı mutfağa yönelttim. Her sabah kahve içmeden kendime gelemem. Bu yüzden hemen su ısıtıcısına kaynaması için suyu doldurdum.
Su kaynarken kendime bir tost yapmaya koyuldum.
Kahvaltı benim için önemli bir öğün çünkü derse odaklanmam gerekiyor bu yıl son senem üniversite sınavına hazırlanıyorum. Ailem hayatta olmadığı için kendi kendime mukayyet olup hayatımı düzene sokmam ve mücadele etmem gerekiyor.
Isıtıcıdan çıkan sesle tüm düşüncelerimden sıyrıldım ve fincanımı çıkarıp kahvemi hazırladım bir tabağa tostumu da koyup masaya geçtim.Kahveden bir yudum aldığımda sanki bir anlığına da olsa tüm dertlerimden kurtuluyormuşum gibi oluyor.
2 yıl öncesine kadar bu masada üç kişilik güzel bir aileydik.
Fakat annemle babam bir trafik kazasında vefat ettiler.
Ben de o gün bugündür tek başıma mücadelemi sürdürüyorum.Aslında akrabalarımdan gel yanımızda yaşa diyenler oldu ama ben düzenimi bozmadım,yapabilirim dedim.
Aslında yalnızda değilim..
Emir ve Savaş adında iki tane baş belam var..
Lise 1 de tanışmıştık ve hala da arkadaşlığımız devam ediyor.
Her zaman yanımda oldular zor günlerimi onlar sayesinde atlattım.Beni yeniden hayata tutundurdular. Bu yüzden bende ikisinin yeri hep ayrıdır. Bazen abim gibiler bazen de küçücük bir çocuktan farksızlar…
Yeri gelince anneleri gibi davrandığım bile oluyor.
Birden aklıma ders saatim geldi ve düşüncelerimi bir kenara bırakıp kapıya yöneldim.Ayağıma converselerimi geçirip dışarı çıktım. Karşıdan bisikletim bana göz kırpıyordu.
Okul evime yakın olduğu için yürüsem bile olur aslında ama insan alışkanlıklarından vazgeçemiyor bazen..
Hemen binip serin havanın tenime dokunuşlarını hissederek okul yoluna doğru ilerledim.
Bahçeye girince uygun bir yer gözüme iliştirdim ve inip bisikletimi oraya kilitledim.
Arkamı döndüm ve benim baş belaları ile göz göze geldim.
Pek alışkın olmadığım manzaraydı bu aslında normalde ya ikisi ya da genelde Emir geç kalırdı derse.
Yanlarına doğru ilerlemeye başladım.
“Günaydın millet!”
Emir hemen söze girdi, “Günaydın prenses, sen söylemeden söyleyeyim bizi erkenden görmek göz yaşartıcı değil mi?”
Gözlerimi devirerek, “Evet normalde geç kalırsınız şaşırttınız beni” dedim.
Bu sırada Savaşa baktım pek iyi görünmüyordu ikisinin de gözlerinden anlaşılan sabahlamış ve uyumadan gelmişlerdi.
“Anlaşılan bugün birileri felekten bir gece yapmış gözlerinizin altındaki torbalar bana her şeyi anlatıyor.” Dedim.
Savaş söze girdi. “Evet maviş dün gece kaçamak yapalım dedik erkek erkeğe ama aslına bakarsan keşke sende olsaydın çünkü Emir’in çenesini bir tek sen çekebiliyormuşsun bunu bir kez daha anladım.”
Gülerek omzuna yumuşak bir yumruk vurdum ve ders zilinin sesiyle sınıfa doğru ilerlemeye başladık.
Koridorda ilerlerken daha önce görmediğimiz biri dikkatimizi çekti. Oldukça uzun boylu,beyaz tenli biriydi ve gözleri masmaviydi..
Çocuğu oldukça kesmiş olacağım ki Savaş sert bir tavırla “önüne bakarsan daha iyi olur maviş sınıfa da geldik zaten”
Demesiyle sınıfa girip yerlerimize oturduk.
Aklımda o çocuk vardı garip bir şekilde bunu fark edip kendime gelmem gerektiğini düşündüm ve derse konsantre oldum.
Son sınıf olunca hocalar devamlı arta kalan zamanlarda test çözdürüyorlar ve tüm günümüz böyle geçti.Allah’tan kafa dengi arkadaşlarım var da arada bir sohbet molası kahve molası yaparken dedikodu yapıyoruz.
Tüm gün öyle geçti ve son derste bitti.
Emir ve Savaş’a dönüp “Bugün bize gelsenize pizza söyleriz kafa dağıtırız bugün bu beyinler çok yoruldu” dedim kıkırdayarak.
İkisi de beni onayladılar ve akşam 7 de geleceklerini söylediler.
Bisikletime binip evin yolunu tuttum ve 10 dakika sonra güzel evimdeydim. Hemen odama çıkıp duş aldım ve üzerime eşofman takımı geçirdim. Saat 6 olmuştu bile biraz ortalığı düzenledim ve bir müddet sonra kapı çaldı.
Kapıyı açtım ve kankilerim karşımdaydılar.
Çok şanslıyım çünkü kankalarım olarak söylemiyorum çok yakışıklılardır.
Emir konuşmaya başladı “ Kumsalcım biliyorum çok yakışıklıyım ve bana aşık olduğunu da biliyorum”
Savaş Emir’in koluna sertçe vurdu ve bende hemen söze girdim “evet sana aşkımdan ölüyorum demek isterdim ama biraz daha burada kalırsak açlıktan öleceğim.”
Sözlerim üzerine gülüşerek salona geçtik. Onlar benim kardeşim gibiydiler konuştuklarımız işin şakasıydı.
Pizza siparişi görevini üstlenip 3 tane büyük boy pizza ve kola sipariş ettim. Onların yanındayken çok iştahlı yemek yiyordum çünkü bir tek onların yanında rahat olabiliyordum..
Yemeklerimizi yiyip koyu bir sohbet eşliğinde saatin ne kadar ilerlediğini fark etmeden konuşup durduk.
İlerleyen saatlerde artık kalkmaları gerektiğini söylediler ve evlerine dağıldılar. Bende oluşan bulaşık birikintilerini makineye yerleştirip mutfaktaki işlerimi hallettim ve doğruca odama attım kendimi..
Şimdi güzel bir uyku zamanıydı.
Uyumadan önce okulda gördüğüm çocuk aklıma geldi ve hemen kafamdan attım düşüncelerimi ve kendimi uykunun derinliklerine attım.
Evet kankileriiim umarım başlangıcı beğenmişsinizdiir :) Yorum yazarak bana düşüncelerinizi söyleyebilirsiniz 🦋 Sizleri seviyorum ✨
