~♧~
Merhaba, lütfen okurken bu şarkıyı dinleyin. Bu şarkının ben de çok özel bir yeri var. Yazarken de bu şarkıdan esinlendim zaten. Eminim siz de seversiniz. İyi okumalar. <3
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
{Noel Gecesi, 2020}
Hava rüzgarlı ve soğuktu o gece. Yağan karda buna eşlik ediyordu. Büyük ve ya küçük bütün insanlar karlı yollarda bir o yana, bir bu yana koşuşturuyorlardı. Küçük çocuklar birbirine kar topu atarak oyun oynuyorlardı, bazıları ise kendilerine kardan bir arkadaş yapıyordu. Çünkü yalnız kalmaktan korkuyorlardı....
Soğuktan donmak üzere olan ellerinde tuttuğu çiçeklerle karların içinde ki mezarlığa girdi kızıl saçlı genç adam. Soğuktan titriyordu ama bu önemli değildi. Onun için önemli olan onun mezarını bulmaktı.
Mezarı gördüğünde donmak üzere olan vücudunu umursamadan koşarak mezara yaklaştı Cameron. Bembeyaz karı ve soğuğu umursamadan mezar taşının kenarına oturdu.
"Oh....-" Diye bir mırıltı çıktı genç adamın ağzından. Üzerinde ki karlarla kaplı büyük montu çıkarttı ve özenle üzerinde ki karları soğuktan donmuş elleriyle temizledi.
Montu, kardan bembeyaz olmuş toprağın üzerine serdi. Daha sonra yanında getirdiği, büyüleyici çiçekleri toprağın üzerine serdiği montun üzerine koydu. Çiçekler çok güzeldi, aynı onun gibi....
"Şimdi sen oradan bana kızıyorsundur neden montunu çıkardın diye....-" Dedi Cameron dolan gözleriyle gülmeye çalışarak. Canı yanıyordu ama o bunu saklamak zorundaydı. "....Sen üşüme diye." Diye devam etti konuşmaya Cameron. Soğuktan donmuş ve hatta titreyen elleriyle mezar taşını okşamaya başladı.
"Bugün benim için çok özel Matmazel Siyah. Ama yılbaşı olduğu için değil, seninle bugün tanışmıştık. Bir şarkı söylüyordun, nasıldı- Ah, buldum!" Dedi Cameron burukça gülümseyerek.
A man came across this old tower one day.
Bir adam bir gün bu eski kuleye rastladı.
It was straight like from a book he once read.
Tıpkı bir zamanlar okuduğu kitapta ki gibiydi.
He lifted his head up and saw this young lady.
Başını kaldırdı ve o genç bayanı gördü.
And here's what the lady said;
Ve işte bayanın ne söylediği;
Flashback
"Moi je m'appelle mademoiselle Noir.
Benim adım matmazel Siyah.
Et comme vous pouvez le voir.
Ve gördüğün gibi;
Je ne souris, ni ris, ni vis.
Gülümsemiyorum, ne kahkaha atıyorum, ne de yaşıyorum.
Et c'est tout ce qu'elle a dit.
Ve tüm söylediği buydu."
Cameron karlar içinde yolda yürürken bu sesi duyup durdu. Etrafına baktı, şarkı söyleyen kimse yoktu. Herkes etrafta koşuşturuyordu. Daha sonra gözüne bir kadın çarptı. Simsiyah upuzun saçları vardı genç kadının. Ama yüzü hastalıklı görünüyordu. Cameron, şarkıyı söyleyenin o olduğunu anlayınca soğuğu umursamadan ona doğru yaklaştı ve şarkının devamını dinlemeye başladı.
"The man was so scared, he could only run away.
Adam çok korkmuştu, tek yapabildiği kaçmaktı.
He ran to the town, and then said;
Kasabaya koştu ve sonra dedi ki;
I just saw a lady with the longest dark hair.
Az önce çok uzun siyah saçları olan bir bayan gördüm.
And I think she's a living dead!
Ve sanırım o yaşayan bir ölü!"
KAMU SEDANG MEMBACA
Mademoiselle Noir | Cameron Monaghan one-shot
Cerita Pendek"Moi je m'appelle mademoiselle Noir Et comme vous pouvez le voir Je ne souris, ni ris, ni vis Et c'est tout ce qu'elle a dit"
