Ortaçağdan fırlamış gibi duran ve sonu gözükmeyen lüks odadaki tek mobilya odanın başından sonuna kadar uzanan bir masa ve on binlerce sandalyeydi. Bütün sandalyeler pahalı kumaşlardan dikilmiş son model elbiseler ve smokinler giyen maskeli insanlarla doluydu. Birden duvarlarda asılı duran mumların düşmesini engelleyen koruyucular yok oldu ve mumlar etrafta uçmaya başladı. Bir kıkırtı sesi dev odada yankıladı. Altın saçları yerlere kadar uzanan ve kitaplardan fırlamış gibi duran kız havada belirdi ve masanın üstüne nazikçe kondu. Dans edercesine yüürürken mırıldandı "Kimleri görüyorum tini mini 3 benden nefret ettiğini sanıyordum.... Dur efendi 1 numara bile gelmiş." derken havaya zıplayıp gülmeye başladı. Birden sustu ve yaramazlık yapmış bir çocuk gibi gülümsedi ve "Tamam,tamam oyunu başlatıyorum. Bu kadar sabırsız olmak iyi bir şey değil...." etrafına bakındı ve somurttu ardından aklına gelen fikirle etrafında döndü "... Özür olarak size bir yemek ısmarlasam olur mu?" dedi ve elini çırpmasıyla havada beliren tabak,çatal ve kaşıklar düzenli bir şekilde yerleşti ardından pek çok yiyecek ve içecek konukların tercihlerine göre seçilip yerlerine ilerledi. Altın saçlı kız havada beliren sandalyeye oturdu ve gülümseyerek altın kadeğindeki çilekli sütü yudumladı. Gizemler de yemeğini yerken kızıl saçları ve açık ara farkla diğerlerinden daha şatafatlı görünen adam sinirle yerinden kalktı "Bizi oyalamayı kes velet. 1 numara bile buradayken...." derken beyaz saçlı adam elini kaldırıp onu susturdu "Şu anda ev sahibi numara 4. Yani biz misafirler ona saygı göstermeliyiz." dedi sakin bir tonda. Altın saçlı kız 2 numaraya pişkin pişkin gülümsedi. Bir süre sonra altın saçlı kızın el çırpışıyla masadaki her şey yok oldu. Havadaki mumların sönüşüyle odayı karanlık kapladı. Kıkırdama sesleri odada yankılanırken sevimli ses "Yüce bir numara buradayken başka birinin seçmen olmaya cürret edebileceğini sanmıyorum. Hadi bir sayı söyle kar tanem?" dedi ve birden sustu odayı kaplayan sessizlik 1 numaralı gizemin sesiyle bölündü "143*" olabilecek en süslü şekilde işlenmiş perdeler açıldı ve karanlık oda aydınlığa büründü. 3 ve 2 numara sinirle kendi kendilerine bir şeyler söyleseler de diğer gizemler bir şey söyleyemediler. Dışarısı garip bir şekilde simsiyah ağaçlarla doluydu ve çimenler ise buna zıtlık oluşturmak istercesine beyazdı. Gökyüzü garip bir gri rengindeydi ne koyu ne de açıktı ve yine ilginç bir şekilde parlaktı. Kara ve beyaz bultlar bu garip gri gökyüzünü kaplıyorlardı ve ne ay ne de güneş vardı. Altın saçlı kız pencerenin kenarına geldi ve dışarıyı sessizce seyretti. Arkasında duran numaraya bile sahip olmayan gizem 4 numaranın ürkütücü havasıyla titremesine engel olmaya çalışsa da pek başarılı olamadı. Durumu fark eden 4 numara diğerlerine nazaran oldukça korkunç gülümsemesiyle Kara kedinin kulağına tatlı ama korkunç bir ses tonuyla fısıldadı ve saçını okşayarak gülümsedi "Numara 33333'e bir avantaj vermeye karar verdim karşı gelen var mı?" diye sordu sahte bir nezaketle 3 numara karşılık verecekken 1 numara kafasını hayır anlamında salladı. Kırık ayna gülümseyerek "O zaman korku oyunu başlasın?"dedi.
Bilgi köşesi:Gizemler inanç dedikleri güçten oluşur. Yani insanlar onlara inandıkça güçlenirler. Bütün gizemler sıralamaya tabidir. Yine de sıralamada ilk 10000 harici kişiler numaralarıyla çağırılmaz.
BINABASA MO ANG
4 Numaralı Ayna
Mystery / Thriller13 büyük gizeme inanır mısın? Ve hepsi büyük bir oyun için toplandılar. 4 numaranın oyunu başlıyor. Kazananın asla unutmayacağı unutacağı... Perdeler açıldı. Hadi bana bir sayı söyle... Kabuslarla dolsun bu gece.
