Toz pembe bir hayata 12 yaşımda kapılarımı kapattım. Böyle olmasını istemezdim, istemezdik...
Babam ben 12 yaşımda öldü, Annem ise 1 yıl sonra tekrardan evlendi.
Annem ve üvey Babam, kardeşimle beni istemedi bizde babannemin yaninda kalmaya başladık .
Okulu bıraktım, eve ekmek getirmem gerekiyordu .Babannemin maaşı hasta olan kardeşimin ilaçlarına anca yetiyordu. Bu kadar acimasiz bir dünyanın içindeyiz işte...
Babamı erken kaybetmiştim, tek tutunacak dalımıda kaybedemezdim. Benim sadece onum kalmıştı oda giderse kime güvenicektim? kimden destek alıcaktım? Kimim kalıcaktı? Kimse...
Hayatın gerçek yüzünü erken görmeyi ben istememiştim ya da kız kardeşim. bizde diğer çocuklar gibi dışarda top oynayıp ip atlamak, arkadaşlarımızla okul okumayı isterdik. Ve de güzel bir ailemizin olmasını. Biz hem yetim hem öksüz kalmıştık. Annemin "sizi istemiyorum gidin babannenize"dediği lafını ne kadar unutmak istesemde aklıma kazınmış silinmiyordu peki şimdi ne olucaktı? Okulda elimde defter ve kalemin olması gerekirken neden elimde süpürge ve kürek vardı? Öğretmenimin bana ders anlatışını duymam gerekirken neden insanların beni küçük düşüren ve azarlayan laflarını işitiyorum..?
Bu düşünceler beni yıpratıyordu fakat kardeşim için güçlü olmam gerekiyordu ona iyi bir abi olmam gerekiyordu...
♡♡♡♡♡
Saat 8.30, işe geç kalmıştım hızlıca üstümü giyinip dükkana yetişmem gerekiyordu
"Yine geç kaldın, derdin ne senin kovulmaya mı çalışıyorsun?"
"Özür dilerin bayan Betty "
"Birdaha olursa kovulursun şimdi işine bak!" tamam anlaminda kafamı salladım müşteriler gelmeden masaları silmem lazımdı.
Ben küçük bir dükkanda çalışıyordum betty benin patronum. Çok sert bir kadın. Seviyormuyum? Düşünmeden hayır derim hatta nefret ediyorum ama mecburen katlanmam lazım ekmek teknem burası sonuçta herneyse...
Yerleri süpürüp işimi bitirmiştim dükkanın önüne geçip çocukların koşuşturmalarını izliyordum. Çok tatlılardı, eyleniyolardı hayatın ne kadar acımasiz olduğunu bilmeden eyleniyolardı...
Arkamdan bana bağıran Betty'nin sesini duydum "napıyorsun oturmak içinmi çalışıyorsun burda "
Bıkkın bir şekilde "işimi bitirdim Bayan Betty"
"Camların haline bak benimmi sana söylemem lazım herseyi bide işimi bitirdim diyo " camlara baktığımda aslinda hiç bir leke yoktu derdi neydi bu kadının? 65 yaşında bir ayağı çukurda olan birisinin bu kadar anlayışsiz olmasi çok anlamsızdı.
Homurdanarak camları silmeye koyuldum. Müşteriler yavaş yavaş gelmeye başlamışlardı selamlayıp mecbur bir gülümsemeyle masalarına geçmesini sağlıyordum
"Ne içersiniz?" Masaya oturan iki genç
"2 orta şekerli kahve alalım" diyerek tebessüm etti bende tebessümüne karşılık vererek olumlu anlamda başımı salladım .
Sparişleri teker teker Betty ' e götürürken bi yandanda aceleyle içeceklerini vermeye götürüyordum burda 2 çalışan olmak çok zordu. Diyeri kasa işleriyle uğraşıyor bende temizlik getir götür işleriyle uğraşıyordum.
Bir müşterinin içeceklerini götürürken yanlışlıkla ayağım takildi içeceklerle beraber kendimi yerde buldum. Betty seslerden olsa gerek Linda ile koşarak yanıma geldi "Beceriksiz Aptal! Ne yaptığını sanıyosun sen! " bütün gözler benim üzerimdeydi ne diyeceğimi bilmiyordum sadece ağzımdan kısık bir sesle "Özür dilerim "diyebilmiştim. Linda " Bir kaza olmuş olur boyle şeyler" diyerek Betty'i sakinleştirmeye çalışıyordu Betty bağırarak " Senin gibi bir sakara ihtiyacım yok benim !defol git burdan !!" Diyerek müşterilere döndü "Talihsizlik ve Rahatsız ettiğimiz icin üzgünüm " dedi bana ters bir bakış atarak tezgahına geçti. Bende dükkandan olabildiğince hızlı çıkarak eve dogru yürümeye başladım.
Linda benim yaşimda tatlı bir kızdı cok temiz kalplı biriydi. Onu kardeşim gibi seviyordum...
♡♡♡♡♡
Merhaba Arkadaşlar😊
Umarım ilk bölümü sevmişsinizdir bu bölümü biraz kısa tuttum olabildiğince çabuk yayımlayıp yorumlarınızı merak ettim
Yorum yapıp ve destek olursanız çok sevinirim 😊
Bu arada baş karakterimiz hakkında bilgi vermek istedim
ismi John Berry yaşı 17. Yeşil gözlu sarı saçlı biri diger bölümde fotosunu atıcam
iyi günler dilerim hepinize ❤❤
YOU ARE READING
İÇİMDEKİ ÇOCUK
General FictionHuzur ya da Mutluluk varmıdır..? Toz pembe bir hayata kapılarımı erken kapattım, daha 12 yaşındayken... Çocukluğumu, sanki bir çocuğun elinden lolipopunu çekercesine kaybettim. Kaybetmedim aslında, elimden aldılar...
