Bölüm 1: Balo Ekmece

8 0 0
                                        

4 saat önce...

"Y/N neden baloda değilsin sen? Farkındaysan sonunda lise denen işkenceden kurtulduk ve sen bunu kutlamıyorsun!" dedi öfkeli bir adet Kai'nin sesi.

"Katılmak istemiyorum. Bir kaç paket bir şeyler çalıp birlikte baloyu ekmeye ne dersin?"

"Olmaz kızım, partnerim var benim. Senin gibi önüme gelen herkesi reddetmiyorum ben." Sesindeki ilk partnerini yüzüme vurmanın verdiği mutluluğu duyabiliyordum. Tipik kai...

"Bu hayırsever 'partner' kim? Bizim sokakta sahipsiz köpekler var onlara da bakar belki." diye cevap verdim. Her ne kadar onu sinirlendirmek istemesem de bazen- çoğunlukla bunu hak ediyordu.

"İnternetten bulduğun laflar için seni utandırmayacağım. Ve o 'hayırsever' herkesin peşinde koştuğu Mina. Mükemmelliğime dayanamadı sanırım."

"Mina? Mina Cho mu?"

"Evet, neden?"

"Şöyle mükemmel Kai, Mina ile Yoongi  2 aydır çıkıyorlar ve eğer Mina'cığının sevgilisi seni onunla birlikte görürse pek hoş şeyler olmaz söyleyeyim."

"O zaman Mina beni kullanarak Yoongi'yi aldatmayı planlıyor!" sesinden endişelendiğini anlayabiliyordum.

"Biraz öyle."

"Sen bunu nerden bilebilirsin ki? Bak Y/N'ciğim, eğer sırf baloyu ekmem için bunu yapıyorsan..."

"Ben ne zaman öyle bir şey yaptım?"

"8 kere. Biri 6. sınıfta, biri-"

"Evet, evet hiçbir zaman yapmadım."

"Sağır mısın yoksa salak mısın?"

"Kai yalan söylemiyorum! Ne için Mina gibi bir kız sana bakmışken sizi ayırmaya çalışayım?"

"Tamam tamam... Peki sen bunu nereden biliyorsun?"

"Kuşlar söyledi Kai."

"Ne kadar da komiksin! Bundan böyle sana mizahşör Y/N dememi ister misin?" sesinden ironi akarak bunları söylemesi komiğime gitmişti.

"Her neyse Kai. Spor salonunun önündeyim sen neredesin?"

"Gelmeye karar verdin demek. Tamam, seni gördüm."

"Sen neredesin peki? Kai?" onu görme ümidiyle arkama döndüm ve-

"BÖÖÖÖ!"

Kai bunu hep yapıyordu. Ben de 'refleks' olarak karnına tekme attım.

"Ayı!" diye bağırınca kahkahamı tutup en pis bakışlarımı suratına diktim.

"Dua et midene vurdum. Açıkta başka yerlerin de vardı açıkçası."

"Sen eskiden tatlı narin bir şeydin, nasıl bu hale geldin anlamıyorum. Nerede o eski Y/N?"

"Ben her halimle mükemmelim." bunu derken ona gönderme yapmıştım.

"Tabii tabii." göndermemi anlamış olacak ki gözlerini devirdi.

"Merak ediyorum bunları söyleyen Mina olsaydı ona da böyle kaba davranır mıydın acaba?"

"Kaba mı davranıyorum yani? Kendi haline bak!"

"Bana bağırmayı kes Kai!"

"Sen bunu bağırarak söyleyebiliyorsun ama bana gelince kabalık oluyor öyle mi? Ne kadar adaletli!" tartışmamız daha fazla uzamadan Matematik hocasıyla gözgöze geldik.

"Çocuklar ne oluyor burada- ah Y/N, baloya katılmak aklına geldi demek."

"Evet hocam! Hatta biz Kai ile partneriz, değil mi Kai?"

"Öyle miyiz?"

Her ne kadar dakikalar önce kavga etmiş olsak da, beni böyle satması kalbimi kırmıştı.

"Y/N dürüst ol, baloyu ekmeye çalışıyordun değil mi?"

Başta amacımı hemen anlamasına şaşırmıştım ama sonra unicornlu pijamalarımı giydiğimi hatırladım. Kai'nin üstündeki takım elbiseyi de görünce utancım ikiye katlandı. İçeridekiler de böyle şık giyiniyor olmalıydı ve bu sefer suçu başkasına atıp kaçamayacaktım.

"Lise bittiği ve artık üzerinde yetkim olmadığı için notundan kıramam ama sana başka bir ceza verebilirim. Bu da benden sana özel bir son gün hediyesi olsun."

Bunu dedikten sonra o çirkin sarı dişlerinı göstererek sırıtmaya başladı.

"Ne cezası-"

"Üstündeki kafasına külah düşmüş pembe atlı pijamaların çok güzelmiş. Bence balodakilere de bunu göstermeliyiz, ne dersin?"

"Bu biraz fazla olmaz mı, hocam?"

Normalde Kai'ye beni savunduğu için minnettar kalırdım ama beni çoktan zor duruma düşürmüştü ve şuan bunu telafi etmesinin hiçbir anlamı yoktu.

"Bayan Y/N buraya kadar gelme zahmetini göstermişken onu içeri almamak kabalık olur."

Böylelikle balonun yapıldığı spor salonuna pijamalarımla girmiştim. Her ne kadar utançtan kafamı kaldıramasam da, insanların iğrenerek bana baktığını biliyordum. Pembe pijamalarım onların arasında parlamamı sağlamış olmalıydı, ama bu şekilde ünlü olmayı istemiyordum. Utançla yürürken yiyeceklerin olduğu masaya çarptım. O an tek yapmak istediğim yere düşürdüğüm paketleri alıp hızlıca eve gitmekti. Ne zaman zor durumda kalsam, yemek kaçış yolum oluyordu. Paketleri aldım ve Kai'ye hoşçakal bile demeden oradan ayrıldım.

Kaldırımda koşarken geri geri yürüyen bir salağa çarptım. Hangi insan geri geri yürürdü ki? Düşmeme neden olan  ayıyı ittirip yerde sürünen paketlerimi aldım. Tam kendisine insan gibi yürümeyi öğretmeyi teklif edecekken-

"Yoongi?"


1. Bölüm Sonu

zDove le storie prendono vita. Scoprilo ora