1. BÖLÜM

127 37 11
                                        


"Ne yaşanırsa yaşansın, sen yine hayallerinin peşinde koş."

***

  Yine bir okul sabahı. Gözlerim annemin seslenişleriyle istemsizce açılmaya başladı. Sabah sabah bu seslerde hiç çekilmiyor be anacım. Tamam çizgimizi aşmayalım.

"Hadi kızım kalk artık kış uykusuna mı yattın? Kahvaltıyı hazırladık seni bekliyoruz. Hadi yavrum kalk hadi."

Belki kış uykusuna yattım. Belki ayıyımdır. Malum çok ortak yönümüz var. Tamam tamam kendime geliyorum.

"Tamam anneeee kalktım, geliyorum."

Tabi hâla yatmam dışında bir sıkıntı yok. Saat sabahın 07:00 'si ya bu saatte kahvaltı mı yapılır? Neyse kalkacağız mecbur. Kalktım ve rutin işlerimi halletmek için banyoya girdim. Kısa bir duş aldım. Çıktıktan sonra üzerime iç çamaşırlarımı geçirdim. Bir siyah kazak ve mavi mom jeanimle kombinimi tamamladım. Siyah çorap ve siyah botlarımı giyinip aynanın karşısına geçtim. Of be ne güzel kızım diyemiyeceğim. Hiçbir zaman kendimle barışık bir insan olmamışımdır. Hep kendini beğenmeyenlerdenim bende. Sadece gözlerimi beğenirim. Orman yeşili gözlerimi. Anneme benzeyen gözlerimi.Saçlarımda annem gibi simsiyah ve belime kadar dümdüz.Hiç boyatmayı düşünmedim. En yakın arkadaşım Eylül çok istiyordu saçımı kızıl yapmamı. Ama kesinlikle öyle birşey yapmam. Saçlarımı seviyorum.Kiloma gelirsek en son 45 kiloydum. Hani şu yiyip yiyip kilo almayanlar varya. Heh ben onlardanım işte. O yüzden çoğu kişi benden nefret eder. Peki benim umrumda mı? Hiçte bile. Normal bir burnum ve azıcık dolgun kırmızı dudaklarım var. Şu soruyu çok duyuyorum;"Aaa dudaklarına dolgumu yaptırdın? Doktorun kim?" falan filan. Vallah bıktım billah bıktım aynı cevabı vermekten.Yok kardeşim bunlar doğuştan. Doğal doğal. Annemleri bekletmeden deri ceketimi ve siyah kol çantamı alıp siyahlarla yasa büründüğüm gibi aşağıya mutfağa indim.
"Günaydınlar güzel ailem" Babamla anneme öpücük yollayıp yerime oturdum.Onlar da aynı şekilde karşılık vererek kahvaltıya döndüler. Babam Doğu Sever her zaman ki gibi giymiş jilet gibi takım elbisesini gençlere taş çıkartıyor.Hele o buz mavisi gözleri. Aşığım ben bu adama.Koyu kahve saçlarını geriye atmış yakışıklılığı yine ön planda. Üstelik daha 40 yaşında ama adam yaşlanmıyor vesselam.Babamın uluslararası bir inşaat şirketi var. Malum uluslararası olduğu için yabancı ortakları çok. O yüzden artı yönü olarak yurt dışına çok gidip geliyoruz. Annem Güliz Sever'i sorun gitsin. Kadın kraliçe ya.Annemde özel bir hastanede başhekim. Benim gibi siyah saçları ve açık yeşil gözleriyle genç kızlara fark atıyor. Biraz minyon ama kadın güzel efendim.Annem daha 35 yaşında 2 hafta sonra 36 olucak. Aklımda harika bir parti planı var. Evet şimdiden hazırlıklara başladım. Çünkü annem en iyisine lâyık.
Kalkıp hepimizin çayını tazeledim. Demlikleri yerine koyduğum sırada babam benim için çok güzel birşey teklif etti. "Kızım biliyorsun bizim şirketin haftasonu düzenlediği bir yemek var. Hep birlikte gideceğiz. Senin resimlerini sergilemen ve satman için de bir alan oluşturmak istiyorum. İstediğin resimleri seçersin araba yollar aldırırım. Bir de o geceye özel bir resim çizmeni çok istiyorum canım kızım. Tabi eğer sende istersen. "

Şaka mı bu? Tabiki de isterim duymamış olayım. Kocaman gülümsedim.
" Ah baba ben gerçekten çok mutlu oldum. Tabiki de isterim. Çok teşekkür ederim. O geceye özel resim için güzel şeyler düşüneceğim. Bana güvenebilirsin babacığım."

"Sana güvenim sonsuz kızım biliyorsun."
Hemen babamın yanına gidip boynuna sarılıp öptüm. Daha sonra annemin kıskanç bakışlarını görünce hemen ona da sarılıp öptüm. Yerime geçip bir kuş sütü eksik olan kahvaltımıza kaldığımız yerden devam ettik.

-

İşte uğruna gecemi gündüzümü verdiğim okuluma gelmiş bulunmaktayım.
"MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ"
İşte hiç pişman olmadığım bir kararım. Daha şimdiden ressamlık yolunda ilerlemeye başladım.Resimlerim, tablolarım çok satanların arasında. Bir tane de gizli hayranım var ama kim olduğunu bir türlü bulamadım. Ne zaman bir tablomu satışa sunsam ilk alan o. Nerden mi biliyorum? Çünkü her alışında ismini gizli hayran olarak veriyor. Üstelik kendisi gelmiyormuş. Her seferinde başka birilerini gönderip aldırıyormuş. Kesinlikle çok merak ediyorum ama elden birşey gelmiyor. Gönderdiği kişilere ulaşmaya çalışıyorduk ama bir türlü bulamıyorduk. Çok can sıkıcı bir durum. Ama ne olursa olsun onu bulacağım.Benim adım da Manolya'ysa o gizli anonim hayran buraya gelecek.
Hemen amfiye giriş yaptım. Gözlerim Eylül'ü arıyordu ama bir türlü bulamadım.Eylül benim tek ve en yakın arkadaşım, dostum. Biraz çatlaktır ama çok iyi kızdır.Sarışın mavi gözlü taş bebek kendileri. O benim tam tersime kendini çok beğenir. Hemen orta sıralara geçtim. Allah'tan hoca daha gelmemişti. Telefonumu çıkarıp Eylül'ü aradım.
Çalıyor...
"Efendim cancağazımm."
"Nerdesin sen ha?Beni burda yalnız bıraktın. Birde mutlu musun?"
"Canım kankam yoldayım geliyorum sakin ol. Ay başıma ne geldi tahmin edemezsin. Gelince anlatacağım. Bekle beni pakizem."
Ne? Pakizem mi? İyi mi bu kız?
"Başlatma pakizene. Hemen buraya geliyorsun. Hemen!"
Çabucak suratına kapattım. Çünkü suratına kapatılmasından nefret ediyor. Bende bunu tabi ki lehime kullanıcaktım.

-

İlk ders çoktan başlamış, bitmesine 5 dakika kalmıştı. Ama Eylül hanım hala ortalıklarda yok. İnşallah bahçededir. Ben içimden Eylül'e saydırırken zil çoktan çalmıştı.Hemen kitaplarımı toplayıp bahçeye indim.O arada da Eylül'ü arıyordum. Hasbaama bak çardakta oturmuş kahve keyfi yapıyor. Hemen yanına gidip oturdum.
"Niye derse girmedin de burda oturuyorsun?Ayrıca sabah neden geç geldin? Ne oldu? Bir yerine birşey mi oldu? Dur bakayım çevir bana yüzünü. Ahh alnına ne oldu? Düştün mü? Biri birşey mi yaptı? Telefonda da birşeyler söyledin. Doğruyu söyle kim yaptı? Hemen polise gidiyoruz. Kalk kalk kalk. Sonra da hastaneye. Hadi kalksana ne bakıyorsun bön bön."
Ben hiç soluksuz konuşup sorular sorarken o sadece bana bakıyordu. Ne oldu ki şimdi?
"Sakin olur musun Manolya'm. İyiyim ben birşeyim yok. Yani var ama o kadar kötü bir durum değil. Bir dinlesen anlatıcağım."
Allah'ım hala uzatıyor.
"Kızım anlatsana hadi bekleme yapma. Merak ediyorum."
"Bak şimdi. Sabah bir güzel giyinip süslenmişim ki zaten görüyorsun. Ondan sonra yedik içtik çıktım evden. Okula doğru geliyorum. Karşıdanda çok yakışıklı bir adam geliyordu. O ara ona bakarken sen gel siyah kapüşonlu bir erkek bana çarp. Ay ben bir yıkılmışım yere yüzüstü. Alnım felç görüyorsun. Ama acımıyor merak etme. Neyse en önemlisi adamın elinde senin bugün satışa çıkardığın tablon vardı.Tablo daha yeni satışa çıkarıldı. Ne ara haberi oldu da aldı bu adam diye düşündüm. Adam baya kamufleydi. Ondan çok şüphelendim. Ama son anda yüzünü görebildim. Ve adamın portresini çizdim. Aşağı yukarı boy vesaire not geçtim. O yüzden derse gelmedim. Bunları hallettim. Gidelim Asil komiserimizin yanına bulsun adamı bizde onu konuşturalım. Ne dersin ha?"
"Seni sevdiğimi söylemiş miydim? Bayılıyorum sana kızım. Üzgünüm alnın için. Eczaneye gidip pansuman yaptıralım. Ayrıca aferin kız. Senden adam olur ha. Bakabilir miyim resime?"
"Tabi ki canım al."
Eylül'ün uzattığı resimi elime aldım. Gür saçları vardı. Gözleri çekikti. Sanırım Asya kökenliydi. Burnu hokkaydı. Dudakları biraz dolgundu. Gerçi beni geçemezde. Adam baya yakışıklıydı. Zaten Asya'lılara bayılıyordum.
"Baya yakışıklıymış. Kız koreli olmasın bu. Konuştu mu hiç seninle?"
"Evet." Pardon" dedi. Sesi biraz aksanlıydı. Bende senin gibi düşündüm."
" İnşallah buluruz. Çok merak ediyorum ben bu gizli hayranı. Hadi gel kalkalım diğer dersler boş. Asil komiserin yanına gidelim. Ama önce bir eczaneye uğrayalım."

"Tamam hadi gidelim Manolya'm."
Asil, Eylül'ün abisi Ilgın'ın yakın arkadaşı. Ordan tanışıyorduk.Kendisi Başkomiser. Ne zaman dara düşsek hemen bize destek olurdu sağolsun.Hemen karakola doğru yol almaya başladık. Haydi gazâmız mübârek olsun dostlar.

***
Evet hikayemin ilk bölümünü atmış bulunmaktayım. Hemen tarihimizi atalım.
04.06.2020
İnşallah beğenirsiniz de devamı gelir.🙋🏻‍♀️
Yorumlarınızı ve votelerinizi eksik etmeyiniz lütfen bu kuldan...
İyi okumalar. ❤️✨

MANOLYA'NIN GİZLİ HAYRANIStories to obsess over. Discover now