"Ruby, buraya gel!"
Jimin elinde tuttuğu son koliyi de evin içine bırakırken gözünün önünden kaybolan köpeğine seslendi. Golden cinsi kahverengi köpek açık kapıdan çıkıp bahçeye doğru koştuğunda Jimin de peşinden gitti. Ruby büyük bahçede koşturup duruyordu.
Jimin köpeğini almak için bahçede koşarken Rubynin havladığını duydu. Bu Jimin için garip garip bir şeydi çünkü Ruby gürültücü bir köpek değildi. Jimin olduğu yerde durup Rubynin baktığı yere baktı. Ruby, gözlerini yeredeki kabarık toprağa dikip havlamasını sürdürürken Jimin kaşlarını çattı ve oraya doğru yürüdü. Eğilip elini kabarık toprakta gezdirdi. Ruby de onu izliyordu.
Toprağın üzerinde gezdirdiği parmakları sert bir şeye çarptığında durdu. Gerilmişti. Aklında izlediği korku filmi senaryoları canlanmıştı. Ya burada bir ceset varsa?
Korkuyla elini geri çekti. Sonra başını iki yana sallayarak "saçmalama Jimin" diye mırıldandı ve toprağı parmaklarıyla eşelemeye başladı. Oyduğu toprağın içinden çıkan küçük mavi kavanoz ile şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı. Kavanozun içinde rulo yapılmış bir kağıt ve çürümüş birkaç üzüm tanesi vardı. Yayılan kötü kokuyla kaşlarını çattı ve kavanozu eline aldı. Bir süre kavanoza baktıktan sonra oyduğu toprağı yeniden kapatarak eski haline getirdi.
Köpeğini de alıp eve tekrar girdiğinde kapıyı Rubynin kaçmaması için kapattı. Kavanozu yerde duran üstü açık kolilerden birine koyduktan sonra koliyi kucağına alarak üst kata, yeni odasına götürdü. Eve dün taşınmıştı. Mobilyaları ve beyaz eşyaları hallettikten sonra geriye sadece ufak tefek eşyalar kalmıştı.
Odasına girip koliyi açtı. Kitaplarını bej rengi büyük kitaplığa sıralarken bir yandan da bahçede bulduğu kavanozu düşünüyordu. İçinde ne yazdığını merak ediyordu ve bir an önce okumak için sabırsızlanıyordu.
Kitaplarını yerleştirdikten sonra yeni düzenlediği giysi dolabına da son bir bakış attı. Odası iyi görünüyordu.
Yatağına oturdu ve kolide kalan son şeyi, kavanozu eline aldı. Kapağını açtığında etrafı saran çürümüş üzüm kokusu ile yüzünü buruşturdu ve odasının camını açarak kokunun gitmesine yardımcı oldu.
Kavanozdaki rulo kağıdı alıp kavanozu camın yanına bıraktı. Tekrar yatağa oturup kağıdı parmaklarının arasına aldı ve yazanlara baktı.
"Merhaba bunu okuyan kişi. Adım Min Yoongi ve 12 yaşındayım! Ne yazık ki bu evden taşınıyoruz :( ama ben burayı çok seviyorum. Bu evin beni unutmaması için de ona bir hatıra bırakıyorum. Bu mektubu bulduğunda çok şanslı olduğunu bilmelisin! Çünkü sana dünyanın en lezzetli üzümünü hediye ediyorum. Ayrıca bu ev çok güzel, ve içi harika anılarla dolu. Çatı katındaki küçük oda benim odam. Camın altında bir fare deliği var. En güzel arabamı oraya sakladım. Annem arabalara fazla ilgi duyduğum için onlarla oynamamı bir süre yasakladı. Ona iyi bak yabancı. Onu bulduğunda bana teslim etmeyi de unutma!
07.09.2005"
Jimin okuduğu şeyle ufak bir tebessüm etti. Ardından ayağa kalktı ve etrafa bakındı. Şu an bulunduğu oda mektupta yazan çocuğun bahsettiği çatı katıydı. Gözleri hemen pencereye, ardından pencerenin altındaki deliğe kaydı. Orada gerçekten bir fare deliği vardı.
Pencerenin önüne geldi ve eğilerek elini delikten içeri soktu. Kavradığı sert şeyle beraber elini geri çekti ve avcundaki örümcek ağıyla kaplı beyaz oyuncak kamyona baktı. Bu onu istemsizce gülümsetmişti. Odasından çıkıp banyoya ilerledi ve kirlenmiş olan arabayı yıkayarak temizledi.
DU LIEST GERADE
Time Capsule // YoonMin
FanfictionYoongi 12 yaşındayken doğduğu evden taşınmadan önce bahçesine bir zaman kapsülü gömdü. Jimin ise tam 15 sene sonra taşındığı evin bahçesinde bir zaman kapsülü buldu.
