İyi okumalar
" Dalgalar beni istiyordu atlasam susacak gibiydi feryatları "
Sessiz çığlıklarımda boğuluyorum gökyüzü büyük bir vavveyla kopardı bunlar bir mahkûmun çırpınışlarıydı sanki , tutsak ruhum acılarını ortaya sererken düşünmeden edemiyorum nasıl dayandım , nasıl bu zamana kadar nefes aldım ben yaşamayı gerçekten hakediyor muydum ?
Daha doğrusu şu zamana kadar yaşamış mıydım ben ruhumu gökyüzüne teslim etmiştim tüm hisllerimle ben sevgi kavramını ne zaman beri gerçekten hissetmiştim gece dayanamayıp gözyaşlarını akıtırken derince iç geçirdim.
Bedenim gerçekten ölmek istiyor muydu ? Gözlerimi kapatıp her zaman kaçtığım düşüncelere sarıldım her bir düşünce zihnime akın ederken keşke dedim keşke gerçekten yaşasaydım boğazıma oturan o şey nefesimi kesiyordu eğer ölürsem beni affeder miydi ? Kanatlarımı kırmamalıydı gidiceğini bile bile sevmemeliydim.
Aklıma annemin lafları geldi annesi psikolojik tedavi görüyordu yani intihar etmeden önce bazen ziyaretine gittiğimde öyle laflar söylerdi ki kördüğüm gibi şimdi sözlerini anlıyordum..
FLASHBACK
" anne ben geldim "
İçeriye girmemle gülümseyen suratım anında soldu gözlerimin önünde her gün yok oluyordu bunu görmek canımı yakıyordu o benim annemdi bana sevmeyi öğreten kadın...
Gözlerim dolarken onu inceledim bembeyaz hastane elbisesinin içinde kayboluyordu göz altları morluğu bırakmış siyaha dönüyordu resmen ama vücuduna inat parıl parıl parlıyordu ona ne zaman sorsam babamın saçlarını çok sevdiğini söylerdi onlar gerçekten birbirlerini seviyordu babam onun tenine dokunmaya kıyamazdı o diğer adamlar gibi dudağından değil anlından öperdi. Ben sevgiyi onlarla öğrendim annem bana bir insanı herşeyden vazgeçiçek kadar sevmeyi öğretti.
Dolu gözlerimi kırpıştırıp gözyaşlarımı geri gönderdim adımlarım yanına varmıştı kokusu hayatım boyunca gördüğüm en güzel koku anne kokusuydu , ne kadar da özlüyordum eski mutlulukları , yaşanmışlıkları yatağının kenarına oturdum ellerim istemsizce saçlarına giderken gözlerime öyle baktı ki sevgiye muhtaç bir çocuğun ilk mutluluğu gibi kollarını hızla bana sararken afallamıştım bana sarılmıştı , bana dokunmuştu içimi kaplayan heyecan ile gülümsedim oysa bunun bir veda olduğundan habersizdim tam ayrılıcaken kulağıma fısıldadı
" İntihar ipi senin içinde "
Aklım karman çorman olurken benden ayrılmıştı bakışları bana döndü çok garip bakıyordu derin bir nefes doldurdum ciğerlerime onu çözemiyorum...
ŞİMDİKİ ZAMAN
Annemi anlıyordum intihar ipi benim içimdeydi sadece boynuma geçirmem gerekiyordu belki de ruhum ipi boynuna takmış onu itmemi bekliyordu titrek bir nefes döküldü dudaklarımdan ben önce babasını , sonra da annesini kaybetmiş kızdım onlardan başka kimsem yoktu tek tutuğunağımdı gözlerimi cadede yürüyen insanlara çevirdim sonra da kendime baktım onlara uymuyordum ben uyumsuzdum...
Bakışlarım milyonlarca insanda tek birinde takıldı küçük çoçuk gerçekten o kadar yorgun bakıyordu ki ama herşeye rağmen omuzları dimdikti simsiyah kombini ile yaşıtlarına olan farkını kanıtlıyordu yanında ki kadın konuşuyordu ama çoçuk onu umursamıyordu sanki dünyayla olan tüm bağı kesilmiş gibiydi.
Siyah saçları ve yeşil gözleri ile bana olan benzerliğini gördüm ayaklarım benden izinsiz ona giderken zorla yürümeye başladım arkamdan biri itiyor gibiydi.
Yıldızlar tüm masumluğu ile geceyi sarmıştı yine , siyahı severdim çünkü tüm sevdiklerim onda saklıydı.
Çocuğun yanına varınca önünde diz çöktüm bu çocuk farklıydı zaten farklı olduğu için beni çekmişti düşüncelerimi bölen kadın sesi ile kadına bakmadan dinlemeye başladım.
" Kızım o dilsiz konuşamıyor "
Çocuğun gözlerine baktım bu bir konuşmaydı gözleri o kadar şey anlatıyordu ki ne yaptığımı bilmeden kollarımı ona sardım ben her zaman sarılmanın acıları geçiriceğine inanırdım.
O an içim titredi bu çocuk acı çekiyordu ruhu bir alev topu gibiydi etrafında ki herkesi yakacaktı tam ayrılıcaken kulağına fısıldadım.
" Yaşa... Tam şuan tam şuanda yaşa yoksa çok geç olucak "
Bedenlerimiz ayrılırken ruhumun bir parçası onda Kalmış gibiydi ona son kez burukça gülümsedim içinde fırtınalar koparken gülmek zordu hem de çok zor..
Çocuk başını saklarken uzaklaştım bu uzaklaşma hem kendimden hem de düşüncelerimden ayrı koparıyordu bazen gerçekten kendimden bile kaçıyorum gerçeklerle yüzleşmemek için yürüyüşüm koşmaya dönerken nereye gittiğimi bilmiyordum sadece koşuyorum farklıydım ben hiç bir zaman diğer insanlar gibi olmamıştım çocuken doğum günümde tek bir dileğim olurdu her zaman bakmaya doyamadığım geceye karışmak...
Normal olmak istiyordum , onlar gibi olmak istiyordum her gün kendime olan nefretim artıyordu sevmek istemiyorum , acı çekmek istemiyorum çünkü bunun beni bittiriceğini biliyordum...
Adımlarım durmuştu yolun sonuna gelmiştim bakışlarımı aşağıda çırpınan dalgalara çevirdim çevirdim büyük dalgalar
Kayalara vurup etrafa saçılırken bu ses huzur veriyordu insana kısa süreliğine de olsa kafasında ki sesler susuyordu.
Dalgalar beni istiyordu atlasam susacak gibiydi feryatları..
Oysa içimdeki kız çocuğu büyük dalgalara hapsolmuştu bile bir adım attım sonsuzluğa doğru dalgaların çığlıkları gökyüzüne karışıyordu bir anda dizlerim yere kapaklandı vücuduma değen her bir taş kısa süreli bir sızlama bırakırken gülümsedim.
Acı çekmeyi , hissetmeyi özlemiştim hani derler ya " acı çekmek hiçbir şey hissetmemekten iyidir " diye bu söz şuan beni özetliyordu uçurumun kenarında küçük bir kız çocuğu belirdi bir anda bu... Bu bendim hareket dahi edemezken onu izliyordum yeşil gözleri bana inat parıl parıl parlıyordu deme ki daha umutları sönmemişti birden koşup bana sarılınca bedenim kasılmıştı bu sarılış o kadar içten di ki bir çocuğun annesine olan sarılışı gibiydi
" Benliğimi kaybetmeme izin verme beni sakın geceye verme çünkü ben yaşamak istiyorum yaşa..... Benim için yaşa "
Lafları ile yutkundum ben yaşayacak kadar güçlü değildim görüntü birden kaybolurken bedenim hiçbir tepki vermiyordu.
Sonra o geldi dalgalar hırçınlığını bıraktı , gökyüzü feryatlarını susturdu , gece ona boyun eğdi bu adam ölüm kadar güzeldi....
Ballar yorum ve oylar sizde sizi seviyorum
Başladığınız tarihi yazın lütfen..
Öpüyorum hepinizi
#evdekal
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Geceye saklı düşler
Teen Fictiongeceye karışıp kaybolan düşler.... yıldızların barındırdığı umutlar.. peki gece acılarımızı sakladığı için mi bu kadar karanlıktı ? bir melek kanatlarını açıp geceyi kucakladı canının yanıcağını bilmeden gece meleğin kanatlarını kırdı melek de öldü...
