Aradan seneler geçmişti. Artık evli, mutlu ve çocuk sahibiydim. Herşey çok iyi gidiyordu.
Bir akşam birşey oldu. Ne olduğunu bilmiyordum ama bu şeye benziyordu bilinç kaybı gibi.
Gece evde birden yataktan kalkıp, yürümeye başlamışım. Sonra kapıyı açıp bir yere gitmeye çalışmışım.
Kocam beni önce sakinleştirmeye çalışmış, ama başaramamış ve hastaneye götürmüş. Ben hala bir yere gitmeye çalışıyormuşum. İlk başta doktorlar uyur gezer demişler.
A Ama aradan 4 ay geçtikten sonra doğru teşhis konulmuş.
Benim hastalığımın adı: Cotard sendromuymuş.
(YÜRÜYEN CESET SENDROMU)
Yeni bir hastalık, üstelik kendi kendime mutasyon geçirip insanlarada saldırıyormuşum. Kendi ordumu yaratmak istiyormuşum.
Bu cidden kötüydü. Benim için değil, dünya için.
Çünkü bu salgından bütün dünya büyük kayıplar verecekti. Ve bunun başında da ben ve tüm ölüler olacaktı.
KORKUN BİZDEN İNSANLIK.
Beni bir odada tutuyorlardı. Beynim sanki benimle oyun oynuyordu. Ben kendimi kontrol edemiyordum. Çok acıkmıştım. Ama böyle canım normal yemek değilde et yemek istiyordu, hemde çiğ et istiyordu. Kokusunu alıyordum resmen. Benden kan bile almışlardı henüz mutasyon geçirdiğimi bilmiyorlardı.
Yine deney yapmak için içeri bir yetkili gönderdiler. İçeri girdiğinde çok güzel bir koku sardı etrafımı.
Et kokusuydu bu.
Her an yetkiliye birşey yapabilirdim kendimi zor tutuyordum, ve korktuğum başıma gelmişti. Yetkili kan alırken birden boğazına yapışmıştım, kanını içime çekiyordum. Bu çok güzel bir histi.
O esnada içeriye bir grup girdi ve beni tutup değişik bir ilaç vereceklerdi. Tam o esnada boğazını ısırdığım yetkili kalkıp beni tutan gruba saldırdı. Onları ısırıyordu. Bende boş durmadım bende ısırmaya başladım. Ama anladım ki ısırdığım kişiyi öldürmemem lazımmış. Bu sayede büyük bir COTARD hastalığı dünyayı ele geçirecekti.
